Form Ambalaj işçileri, bayrama grevde giriyor

Bir aydır grevde olan Form Ambalaj işçileri, bayramda da grevde olduklarını belirterek; 'Gerekirse bir bayram daha buradayız' dedi.

Metehan UD
İzmir

Grevde bir ayı geride bırakan Form Ambalaj işçileri,  Ramazan Bayramı’na da grevde giriyor. Form Ambalaj işçileri, “Kararlılığımız ilk günkü gibi. Birliğimizin beraberliğimizin bozulmasını bekleyenler yanılıyorlar. Gerekirse bir bayram daha bekleriz” diyor.

İzmir’in Torbalı ilçesindeki Pancar Organize Sanayi Bölgesi’nde kurulu bulunan Form Koruyucu Ambalaj fabrikasında çalışan Selülöz-İş üyesi işçilerin, patronun TİS sürecinde dayattığı düşük ücretten dolayı başlattıkları grev bir ayı geride bıraktı.

Ücretlerin asgari ücret düzeyinde olduğu fabrikada işçiler ve sendika 425 TL zam isterken, isterken patronun teklifi ise 175 TL’de kalmıştı. Bu süreçte patron sendikaya herhangi bir çağrıda bulunmadı, görüşmeye yanaşmadı. Form patronu, grevdeki işçilerin birliğinin bozulacağını ve verdikleri zam teklifini kabul edeceğini düşünürken, Form işçilerinin grevi ilk günkü kararlılıkla ve tam katılımla sürüyor.

Grevdeki Form işçilerin birliği ve beraberliği aynı şekilde sürüyor. Fabrikada çalışan 40 işçinin hepsi her gün mesaiye gelir gibi fabrika önünde bir araya geliyor ve mesai bitimine kadar da fabrikanın önünden ayrılmıyor. Özellikle bu süreçte, farklı iş kollarındaki fabrikalardan sendikalı ve sendikasız işçilerin destek ziyaretinde bulunması işçilerin morallerini yükseltmiş durumda. İşçiler yaklaşan Ramazan Bayramı’na da grevde girmeye hazırlanıyor.

İşçilerden Bayram Küren, “bayramdan önce iletişime geçerler diye düşünüyorduk ama bizim yine de moralimiz, motivasyonumuz üst seviyelerde. Bizim için bir şey değişmez, biz burada aldığımız asgari ücreti başka yerlerde de alırız.  Bizim dayanma gücü ile bir sıkıntımız olmadı hiçbir zaman. Bizim birlik ve beraberliğimizin kopma ihtimali de yok hiçbir zaman. Bunu bekleyenler yanlış bekliyor. Biz 28 gün değil 228 gün burada bekleriz. Bu şartlarda bu maaşlarda yaşamaya alıştığımız için” dedi.

‘GREV BİZE BİRLİĞİ ÖĞRETTİ’

Grev sürecinde çeşitli sendika ve kitle örgütlerinden destek gördüklerini aktaran Küren şunları söyledi: “Bundan bir süre öncesinde hemen yanı başımızdaki Dr. Oetker işçileri greve çıkmıştı ama biz grevin ne anlama geldiğini bilmiyorduk. Onların da gelip bize destek verdiğini görünce bu işlerin daha farklı olduğunu anladık. Grev bize birliğin, beraberliğin önemini anlattı. Grev, bize işverenin gözünde ne olduğumuzu gösterdi. İşveren bizi bir ay boyuca dışarıda bekletecek kadar değersiz görüyor. Biz aslında kendi değerimizi gördük, biz aslında birlik olmadan hiçbir şeyin olmayacağını, kazanım elde edilemeyeceğini öğrendik. Sınıf dayanışmasının ne olduğunu öğrendik, bundan sonra diğer işçi mücadelelerine duyarsız kalmamamız gerektiğini öğretti.”

‘2011’DE DE KAZANDIK ŞİMDİ DE KAZANACAĞIZ’

İşçilerden Ali Rıza Zengin de kararlılıklarını “Gerekirse Kurban Bayramı’nı da burada geçireceğiz, gerekirse yıl başını da burada geçireceğiz, o uzattıkça biz de uzatacağız bu işi” sözleri ile dile getiriyor. TİS’in masada bitmesini istediklerini ancak patronun şimdiye kadar buna yanaşmadığını ifade eden Zengin “Ama TİS’i imzalamak istemiyorsa sonuna kadar direneceğiz ve kazanacağımıza inanıyorum. 2011’de de kapı önünde direndik ve fabrikaya sendikayı getirdik. Sendikalı olmak nasıl bir anayasal haksa, TİS ve insanca yaşam istemek de aynı şekilde anayasal bir haktır. O zaman nasıl kazandıysak şimdi de aynı şekilde kazanacağız. İşçi dostlarımız ve ailelerimiz de arkamızda. Hiçbir şeyden çekinmiyoruz. Bu mücadeleyi kazanacağımıza inanıyoruz” dedi. 

‘KAZANANA KADAR BURADAYIZ’

İşçilerden Mustafa Aslan da şimdiye kadar birçok işyerinde ve fabrikada çalıştığını ancak ilk defa sendikal deneyimi ve grevi Form Mukavva’da öğrendiğini ifade etti. Aslan, “Bu süreçte birliği, beraberliği, işçinin hakkını aramasını öğrendik. Önceden hem birliğimiz yoktu hem de bu kadar hakka sahip olduğumuzu bilmiyorduk. Sendika bize bu hakları öğretti, arkamızda durdu. Direniyoruz, direnmeye devam edeceğiz. Asgari ücretle çalışıyorum, önümüzdeki aylarda düğün yapacağım. Zorlanıyorum ama yine de buradayım ekmeğim, emeğim, geleceğim için. Kazanana kadar burada bekleyeceğiz. Biz işçiler üretmeden işverenlerin hiçbiri kazanamaz. Bölgemizdeki diğer sendikasız işçileri de sendikalı olmaya ve hakkını aramaya çağırıyoruz” dedi.

‘İŞVEREN DAYANIYORSA BİZ DE DAYANACAĞIZ’

Mehmet Ali Atak: 24 Mayıs’ta başlamış olan grevimiz aynı kararlılıkla ve coşkuyla devam ediyor. Bayramda da bu coşkuyu sürdüreceğiz, bayramı burada geçireceğiz. Bu süreçte işçilerin birliğinin ve beraberliğinin önemini işverene göstermiş olduk. Biz her zaman bu kapının önündeyiz, işveren ne zaman taleplerimize kulak verirse biz uzlaşmaya hazırız. Yanımızda işçi dostlarımızın olduğunu görünce gücümüz daha da artıyor. Desteklerinden dolayı da hepsine teşekkür ediyoruz. 

Ali Topal: İşveren dayanıyorsa biz de dayanacağız. O direniyorsa biz de direneceğiz, pes etmeyeceğiz. Gerek Ramazan Bayramı’nda gerek Kurban Bayramı’nda burada oluruz, hiçbir şekilde sıkıntı değil. Direncimizin kırılmak şöyle bir yana dursun daha da arttığını düşünüyorum. Bu süreçte büyük bir destek geldi bize işçi arkadaşlardan. İşverenden bir talep gelmedi ama biz yine de direncimizi kırmıyoruz. Grev bize, işçilerin birlik olduğunda yapamayacağı hiçbir şeyin olmadığını gösterdi. İşçiler, yeter ki birlik olsun, o zaman başaramayacağımız bir şey yok.

Hakan Çiftçi: Biz zaten içeride 1500 TL alıyoruz, biz içeri girsek de girmesek de hiçbir şey fark etmiyor, biz her yerde iş buluruz. Burada önemli olan bizim birlik ve beraberliliğimizi bozmamamız gerektiğini öğrendik. İşçiler birlik olursa her zaman kazanır. Bütün işçi arkadaşlarımıza da dayanışma çağrısı yapıyoruz. Gemileri yaktık, taleplerimiz kabul edilmeden geri dönüş yok. Gerekirse aylarca burada kalacağız.

Son Düzenlenme Tarihi: 24 Haziran 2017 09:57
www.evrensel.net