Akademisyenleri güvencesiz hale getiren 50/d yasalaştı

Akademisyenleri güvencesiz hale getiren 50/d yasalaştı

Üniversitede akademisyenlerin güvencesiz istihdamı anlamına gelen 50/d geçtiğimiz pazar günü Meclis Genel Kurulunda kabul edildi.

Akademisyenlerin şiddetle karşı çıktığı ve güvencesiz istihdam anlamına gelen 50/d Meclis Genel Kurulundan geçti. 

Tasarıyla, güvencesiz istihdam olan 50/d, araştırma görevlileri için temel istihdam haline getiriliyor. Doktoralı araştırma görevlilerinin sadece %20’si yardımcı doçentliğe yükselebiliyor. “Doktora sonrası araştırmacı” adı altında esnek ve güvencesiz istihdam başlıyor. Performans denetimi akademik yükselmenin temel kriteri olup, fen ve mühendislik bilimlerindeki son sınıf lisans öğrencilerinin özel sektörde çalışması zorunlu kılınıyor.

GERİ DÖNÜŞÜ ZOR BİR YOL...

Eğitim Sen yazılı bir açıklama yaparak söz konusu düzenleme ile yükseköğretim alanında geri dönüşü zor bir yola girildiğini belirterek şöyle devam etti:

“Tasarıyla beraber YÖK, üniversitelerin farklı alanlarda ihtisaslaşması için yetkilendirilmiş,

Üniversitelerin bünyesinde ‘teknoloji transfer ofisi’ adı altında sermaye şirketleri kurulması sağlanarak, üniversitelerin özgürce hakikat arayışı ve bilimsel bilgi üretme çabasından ziyade ‘kar getirisi’ olan işlere öncelik vermesi sağlanmış,

Kurulan ‘Yükseköğretim Kalite Kurulu’ ile üniversitelerin şirketleşmesi, öğrencilerin müşterileştirilmesi, akademik ve idari personelin de işçileştirilmesi hızlandırılmış,

Meslek liselerindeki dönüşüme paralel biçimde gençlerin işçileştirilmesini hızlandırmak amacıyla yükseköğretim alanının ikinci YÖK’ü, Meslek Yüksekokulları Koordinasyon Kurulu kurulmuş,

Organize sanayi bölgelerinde, organize sanayi bölgesi veya devlet üniversiteleri tarafından kurulan meslek yüksekokullarında öğrenim gören her bir öğrencinin işçileştirilmesi için ‘eğitim desteği’ adı altında kaynak aktarılmasının önü açılmış,

Eğitim programları ve kontenjanlarının planlanması amacıyla bünyesinde TOBB’unda bulunduğu Yükseköğretim Eğitim Programları Danışma Kurulu kurularak, eğitim alanındaki sorunlara çözüm üretmek yerine sorunların sürdürülebilir düzeyde tutulması amaçlanmıştır” 

‘AKADEMİ AÇISINDAN YIKIM OLACAK’

Eğitim Sen yasanın sonuçlarının, üniversiteler ve akademi açısından yıkım olacağını, araştırma görevlilerinin emeğini, haklarını, geleceğini yok sayması ve yoksul ailelerinin çocuklarını işçileştirerek geleceklerine ipotek koyması nedeniyle de başta muhalefet partileri olmak üzere tüm toplumun karşı çıkması gerektiğini belirtti. Eğitim Sen “Üstelik böylesine hayati düzenlemeler, söz sahibi olması gereken akademisyenlerin, sendikaların, öğrencilerin iradesi yok sayılarak yapılmıştır. OHAL hukuksuzluğu sürerken ve üniversiteler susturulmuşken yasalaştırılan tasarının kabul edilmesi mümkün değildir. Bu nedenle, ilgili yasanın hızla Anayasa Mahkemesine götürülmesi için çeşitli girişimlerde bulunacağımız bilinmelidir” dedi. (HABER MERKEZİ)

www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.