TCO: Türkiyeli emekçilerle dayanışmayı güçlendireceğiz

TCO: Türkiyeli emekçilerle dayanışmayı güçlendireceğiz

İsveç Memur Sendikaları Konfederasyonu (TCO) Uluslararası İlişkiler Sekreteri Berivan Öngörür: Türkiyeli emekçilerle dayanışmayı güçlendireceğiz

Murat KUSEYRİ
Stockholm

İsveç Memur Sendikaları Konfederasyonu (TCO) yüzde 85 örgütlenme oranıyla dünyanın en örgütlü memur örgütü. Aralarında Gazeteciler Federasyonu, Akademisyenler Federasyonu’nun da bulunduğu 16 memur federasyonunun üyesi olduğu TCO’nun 1 milyon 400 bin üyesi var. 

Aynı zamanda memurları temsilen Avrupa Konseyi Sosyal Haklar Komitesi’nde yer alan TCO’nun Uluslararası İlişkiler Sekreteri Berivan Öngörür, Evrensel'in Türkiye’deki gelişmeler ve hak ihlalleriyle ilgili sorularını yanıtladı. Öngörür, “Türkiye’deki sendikaların bizlere somut önerilerde bulunmalarını istiyoruz. Böylelikle daha etkili bir dayanışmada bulunabiliriz” dedi. 

TCO olarak  insan ve sendikal haklar açısından Türkiye’deki gelişmeleri nasıl görüyor sunuz?

Sendikal haklar insan haklarından bağımsız olarak ele alınamaz. Doğal olarak Türkiye’deki gelişmeler ve yaşanan insan hak ihlalleri bizleri kaygılandırıyor. Ama bu yeni değil. Uzun süreden beri hak ihlalleri sürüyordu ama 15 Temmuz darbe girişiminden sonra daha da artış gösterdi. İfade ve basın özgürlüğünün ihlal edilmesi, demokratik hakların kısıtlanması, muhaliflerin tutuklanması, akedemisyenler ve memurların işten atılmaları, sendikalara ve insan hakları savunucularına  baskı yapılması oldukça kaygı verici. 

Demokrasi ile sendikal hakları bir birinden ayrı tutamayız. Demokrasideki kötüleşme sendikal hak ve özgürlükleri, insan haklarını, ifade ve basın özgürlüğünü olumsuz etkiliyor. Bu gelişmeden en fazla olumsuz etkilenen DİSK ve KESK’ten ihlallerle ilgili raporlar alıyoruz. 100 binden fazla kamu çalışanı, akademisyen ve polis işten atıldı. Bunlardan bir kısmı tutuklu. 

‘DURUŞMALARA KATILDIK’

Gerçekleşen hak ihlallerine karşı Türkiye’deki memur ve diğer emekçi örgütlerini desteklemek için neler yapıyorsunuz?

TCO uzun yıllardan beri Türkiye’deki gelişmeleri yakından izliyor. KESK, DİSK, Türk-İş ve Hak-İş’le ilişkilerimiz var. Tutuklanan ve yargılanan sendika üyelerinin duruşmalarına gözlemci olarak katıldık. Asılsız suçlamalarla haklarında davalar açıldığını gördük.  Duruşmalara katılmak ve olanları yerinde izlemek oldukça önemli. Pekçok defa Türkiye Hükümeti’ne kaygılarımızı dile getiren mektuplar yazdık ve olanları basın açıklamaları yaparak kamuoyuna açıkladık. 

İsveç Hükümeti’nin girişimde bulunmasını istedik. TCO’ya üye olan federasyonların çoğu, özellikle de Öğretmenler Federasyonu ve Gazeteciler Federasyonu  Türkiye’deki gelişmeleri yakından izliyor. Devlet Memurları Federasyonu Türkiye’deki memur örgütleriyle ortak projeleri yaşama geçiriyor. 

TCO aynı zamanda İsveç Parlamentosu büyesinde kurulu Türkiye’de İnsan Haklarını Destekleme Komitesi (SSKT) içinde yer alıyor. Böylelikle milletvekilleri aracılığıyla Türkiye’deki insan ve sendikal hak ihlallerini Parlamentonun gündemine getiriyoruz. 

Türkiye’deki hak ihlallerini üyesi olduğumuz ve yönetiminde yer aldığımız Avrupa Sendikalar Konfederasyonu’nun (EUTC) gündemine de getiriyoruz. Son dönemde Türkiye’deki gelişmeler konfederasyonun gündeminde ve tartışılıyor. 

Bundan bir kaç ay önce, işten atılanlara ve yargılananlara destek olabilmek için EUTC bünyesinde bir fon oluşturmasını kararlaştırdık. TCO her yıl Türkiye’deki sendikalara 300 bin kron maddi yardımda bulunuyor.

TCO olarak Avrupa Birliği’ne de ciddi eleştiriler yönelttik. Türkiye sığınmacıların durdurulması için Avrupa Birliği ile yaptığı anlaşmayı her zaman bir tehdit olarak kullanıyor.  Eleştirileri anlaşmayı fesh etme tehdidiyle engellemeye çalışıyor. 

İşten atılan iki akademisyen Nuriye Gülmen ve Semih Özakça  işe iadelerini istedikleri için açlık grevi yaptılar ve tutuklandılar. 104 günden beri açlık grevinde olan ve kritik durumda bulunan iki akademisyen ile ilgili çalışmanız oldu mu?

Gerçekten yaşananlar korkunç. Hiçbir ilerlemenin olmamasından gelen düşkırılığı var. İnsanların hukuksal olarak haklarını aramalarının önü kapatılmış. Haksızlıkları gündeme getirmek için böylesi eylemlere baş vurmak zorunda kalıyorlar. 

SSKT, pek çok kez tutuklanan ve haksızlığa uğrayan bazı kişilerin durumunu kamuoyunun gündemine getirdi. Türkiyeli yetkililere protesto mektupları gönderdi. 

‘İNSANLARIN YAŞAMLARINI RİSKE ATMASI BÜYÜK BİR TRAJEDİ’

TCO ölüm sınırında bulunan  iki akademisyen için doğrudan girişimde bulunamaz mı?

Kesinlikle yapabiliriz. Türk yetkililere protesto mektubu yazabiliriz. Bunu daha önce de pek çok kez yaptık. Bu konuyu hem TCO hem de ITUC’un gündemine getireceğim. Avrupa çapında böyle bir şey yapar ve pek çok sendika imza atarsa daha etkili olur. 

TCO olarak üyemiz federasyonlara durumu bildireceğim ve Uluslararası Af Örgütü yöneticileriyle iki akademisyenin durumunu görüşeceğim. İnsanların işine geri dönebilmesi için yaşamlarını riske atmaları büyük bir trajedi. Konuyu ele alacağız ve yapılması gereken her şeyi yapacağız.

Türkiye’deki gelişmeler karşısında gerçekten hayrete düşüyoruz ve mağdur edilen emekçilerle dayanışmak için elimizden gelen her şeyi yapacağız. Türkiye’deki sendikaların bizlere somut önerilerde bulunmalarını istiyoruz. Böylelikle daha etkili bir dayanışmada bulunabiliriz.

www.evrensel.net
ETİKETLER TCOİsveçKHK