Ş. Avni Ölez’e mektup

Ş. Avni Ölez’e mektup

Merhaba Sevgili Avni Ölez,Beşgen’de ve Denge’de bize ağabeylik ettiğiniz, şakacı bir dille yol gösterip eleştirilere alıştırdığınız için size teşekkür borçluyum. Bunun için epey geç kaldığımın farkındayım. Bağışlayın.Adınıza konan ödülün “Şiir Emeği” bölümünü 2

Sennur Sezer

Beşgen’de ve Denge’de bize ağabeylik ettiğiniz, şakacı bir dille yol gösterip eleştirilere alıştırdığınız için size teşekkür borçluyum. Bunun için epey geç kaldığımın farkındayım. Bağışlayın.
Adınıza konan ödülün “Şiir Emeği” bölümünü 2009’da ben aldım. Bunu sizden bir “aferin” saydım kendime. Gönendim.
O kadar uzun zaman görüşmemiştik ki... (34 yıl Almanya’da kalmıştınız) Ödül töreninde karşılaşacağımızı sandım. Hastaydınız, görüşemedik. Sizi üzecek ama 2004 yılından beri verilen Ş.Avni Ölez ödülü bu yıl verilemeyecekmiş. Ödülünüze emek veren Burhan Günel bir mektupla açıkladı. İç burkan bir mektuptu:
“Ne yazık ki, adına dokuz yıl art arda, aksamadan şiir ödülü verilen Ölez’in ailesi, ilk duyuruyu yayımlamadan önce bana söz verdikleri halde maddi destek sağlamaktan caymıştır. Bu durumda, mali gücüm elvermediğinden, kurucusu olduğum ödülün eş güdümünü bundan böyle sürdüremeyeceğim.”
Sevgili Avni Ölez,
Ailenin, sen öldükten sonra (kız kardeşin, eniştenin ve iki yeğeninin) üç yıl kadar bu ödülü destekleyeceğini umduğunu söylermişsin. Ne yazık ki “ailen” bir yıl bile dayanamadı. Üzülme. Bu ödülü zaten üç yılda kabul ettirebilmişti Burhan Günel:
“Geçen yılki giderlerin üçte birini ben vermiş, geri kalanını da önceki yıldan artan parayla karşılamıştım ama ailenin sergilediği yaklaşım karşısında o kadarını karşılamamın bile kendime, (hatta, aile adına bana ileti gönderen İnci Kotan’ın savunmaya çalıştığı gibi) Avni Ağabey’e saygısızlık ve haksızlık olacağını düşünüyorum. Çünkü o, HAYATI BOYUNCA hiç kimseden hiçbir şey istememişti. Bu ödülü oluşturmamı da benim üstelemelerimle, üç yıl kadar direndikten sonra kabul etmişti. Ailesinden, ödül için en fazla üç yıl destek olacakları umudunda yanılması da tümüyle bundan, yani deneyimsizliğindendir. İstemeyi ve almayı bilseydi yanılmazdı.”
Burhan ve benim için (Bize benzer bir azınlık için) Kimseden bir şey istememek erdemdir. Ama günümüzün erdemi haksız kazanç.
Sevgili Avni Ölez ,
Adınızı duyduğumda uzun süre Çin uygarlığının sandığım küçük ilah heykellerini anımsıyorum. Kore’deki askerliğinizin anılarıymış. Şiirlerime bile girdi. Bütün Şiirleriniz karşımda: Birinci Kitap: Gülün Kara Yazıtı, İkinci Kitap: Yaprak Dökümü.  Şöyle bir karıştırınca bile şiirlerinizde anlamı örtük biçimde de olsa toplumsal sorunları irdelediğiniz dikkati çekiyor. Söylüyorsunuz da zaten: “aşkbiçim şiir yazamam/üçüncü kişidir o tekildir/yalnızca o’dur/ağaçta bir dal,/ ve ormanda bir ağaç/bense biz’dim/çoğuldum.” Sonra ürperdim:”istanbul neresinde üşür gecenin/kopenhag’a kar düşerken”. Otuz üç yaşında doğduğun toprakları otuz dört yıl bırakmak, kendine tek satır yayınlamak olanağını tanımamak seni okurlara unutturdu. Ama sen yayınlamaktan caymadın. Seni tanıdığım yıldaki kadar cesurdun, ataktın “Varlığım zenginliğim insanlar”  demiştin. “Tek ve en yüce yaratıcılığımsa, her elime alışta içimi başkaldırı coşkusuyla dolduran, altı onda dokuz mm. Çapındaki kurşun kalemim.”
Sevgili Ş.Avni Ölez,
A.Neyzar Karahan “Yaşam içinde kendini yalnız bulanların, çevreyi yadırgayanların, tedirginlerin iç dünyasından kopan fırtınaların şiirini söylüyor Ş.Avni Ölez” demiş. Tedirginliğinin buruk ama alaycı bir sese yol açtığını da unutmamak gerekir “Adlarınızı söylemeseniz de olur/ Odunun en incelmişi de yine odun değil mi?”
 Sevgili Şecaaddin Avni Ölez, “Kan ağlıyan  Çocuk-İstanbul”u yazmak senden başkasının aklına gelmemişti.  “Yıl-yıl kötü olmayı”  da yazdın, utandırdın fark etmeyenleri.
Bu yıl ödülün verilmeyecek sevgili dost.  
Bu senin unutulacağın anlamına gelmez ki...

www.evrensel.net