Malatya’daki emekçiler eylemlerini Yüksel'e taşıyor

Malatya’daki emekçiler eylemlerini Yüksel'e taşıyor

Malatya’daki eylemlerinde 105 kez gözaltına alınan ihraç edilen emekçiler eylemlerini Yüksel Caddesine taşıyor

İhraçlara karşı başlattıkları eylemin 120’nci gününde 105 kez gözaltına alınan ve 100 bin liranın üzerinde para cezası kesilen Malatyalı 4 eğitim emekçisi eylemlerini Yüksel Caddesi'ne taşıyor. 

Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile ihraç edilmelerinin ardından açlık grevine başlayan ve tutuklanan Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'nın sağlık durumları gün geçtikçe kötüye gidiyor. Risk sınırında olan Gülmen ve Özakça'nın durumuna dikkat çekmek için ülke genelinde bir çok etkinlik yapılırken, Özakça ve Gülmen'in taleplerine bir destek de Malatyalı kamu emekçilerinden geldi. Malatya'da KHK ile ihraç edilen ve 120 gün içinde 105 kez gözaltına alınan emekçiler, eylemlerini Ankara Yüksel Caddesi'ne taşıyacaklarını söyledi. 

Kamuda 10 yıl İngilizce öğretmenliği yaptıktan sonra ihraç edilen Sertaç Ökdemir, Malatya'daki direnişlerini ve önümüzdeki günlerde yapacaklarını anlattı. 

2 TUTUKLAMA, 105 GÖZALTI, 100 BİN LİRA PARA CEZASI

Malatya'da 50 Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) üyesinin ihraçlardan nasibini aldığını söyleyen Ökdemir, ihraç edildikten sonra 6 arkadaş Ankara'da ihraçlara karşı direnen Nuriye Gülmen'den ilham alarak eylemlerine başladıklarını belirtti. Defalarca gözaltına alındıkları ve haklarında sayısız dava açılan süreci anlatan Ökdemir, "İki arkadaşımız bir hafta sonra haklarında açılan bir başka dosyadan tutuklandı. Kalan 4 arkadaş olarak 120 gün boyunca alanda olduk ve 120 günün 105 gününde polis şiddeti, gözaltı ve çeşitli işkencelerle karşılaştık. Kimi zaman bize 2911 ve polise mukavemetten çeşitli suçlardan davalar açıldı. Baskıların bu şekilde geleceğini biliyorduk. Geri kalan günlerde bize 227 TL adli para cezası kesildi (Kabahatler Kanunu kapsamında). Kişi başı yaklaşık 25 bin TL'yi bulan cezalarımız oldu" diye kaydetti. 

'ONUR MÜCADELESİDİR'

Kendi mücadeleleri ve Özakça ile Gülmen'in mücadelesinin aynı zamanda bir onur mücadelesi olduğunu vurgulayan Ökdemir, "Biz yoksul halk çocukları olarak elde ettiğimiz ekmeğimize kimsenin keyfi iradesine bırakmak niyetinde değiliz. Ankara'da ve bir çok yerde arkadaşlarımız alanlara çıktılar. Yüksel'deki direnişe polis saldırıları gerçekleşti. Arkadaşlarımız gözaltına alındı tutuklandılar. 25 yılla yargılanıyorlar. Bu arkadaşlarımız 20 günlük faaliyetleri gerekçe gösterilerek örgüt üyesi olduğu iddia ediliyor. Bu arkadaşlarımız işini ekmeklerini geri istedikleri için mi terörist oldular? Açlık grevleri toplumsal destek buldu. Faşizm her zaman ışıktan ve sesten rahatsız olur derler. Öyle olduğunu gözlerimizle gördük" diye konuştu.

'İHRAÇ EDİLENLERİN TALEBİNİ YÜKSELTECEĞİZ'

Malatya direnişçileri olarak Gülmen ve Özakça'nın tutuklanmasının ardından direnişlerini Yüksel'e taşıma kararı aldıklarını söyleyen Ökdemir, "Bugün arkadaşlarımızın cezaevinde hayatları risk altındadır. Bu arkadaşlarımız adalete, hukuka ve yoksul halkın haklarının verilmesine açlar. Bu arkadaşlarımız yalnızca mesleklerine aç değiller. Biz Malatya direnişçileri olarak 120 gün boyunca bu haklı taleplerimizi Malatya'da dile getirdik. Bundan sonraki eylemlilik sürecinde Ankara Yüksel Caddesi'nde olmaya devam edeceğiz. Gerek Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'nın taleplerini gerekse onlar nezdinde bir gece yarısı görevlerinden ihraç edilen kamu emekçilerinin taleplerini yükseltmeye devam edeceğiz. Bizler milyonlarız. Arkamızda sessiz de olsa bir çığlık var" diye konuştu. (DİHABER)
 

www.evrensel.net