Londra yangını: Bir yangın ve iki sınıf

Londra yangını: Bir yangın ve iki sınıf

Londra'da bulunan Grenfell Tower’da en az 79 kişinin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan yangın hâlâ ülkenin birinci gündemi.

Arif  BEKTAŞ
Londra

Bir hafta önce, son belirlemelere göre en az 79 kişinin öldüğü ve 100’den fazla kişinin de yaralandığı Grenfell Tower’daki yangın hâlâ İngiltere’de birinci gündem olmayı sürdürüyor. 

1400 LÜKS KONUT BOŞ BEKLİYOR

Grenfell Tower’ın da bulunduğu Kensington ve Chelsea; Londra’nın ve dolayısıyla İngiltere’nin en zengin bölgeleri arasında. Zenginlerin yatırım için ev aldıkları bölgeler. Özellikle Ortadoğu’daki zenginler yatırım yapıyor. 1400 tane ev boş duruyor. Zenginler satın aldıkları evleri kiraya verme ihtiyacı bile duymuyor. Çünkü onlar zengin. Bir ya da 10 evin kira gelirine ihtiyaçları yok.

Bu bölgenin bir de emekçileri, sosyal konutlarda kalan halkı var. Çoğu ya göçmen ya da dar gelirli emekçi. 1970’lerde inşa edilen sosyal konutlar az da olsa varlığını koruyor. Aslında o zenginlerin, bu emekçileri bölgede istemedikleri gün gibi ortada. Onların zenginliklerinin, bu emekçilerin alın terinde saklı olduğu gerçeğinin de olduğu gibi... Emekçilerin o nasırlı ellerinin ürettiği emek olmazsa, o beyaz elbiseli şeyhler ya da lüks markalı takım elbiseli yerli sömürücüler bu halde olmayacaklar. İşte Kuzey Kensington’da yaşanan yangın, bu iki sınıfın keskin bir şekilde ortaya çıkmasına, bir kez daha, neden oldu. 

BİR TEK GÖRÜNTÜYÜ ‘KURTARMIŞLAR’

Belediye, 120 ailenin yaşadığı ve 24 katlı olan, İngiltere standartlarına göre çok da eski olmayan, 1974’te inşa edilen Grenfell Tower’a hiç bir yatırım yapmazken, sadece binanın dış görünümüne yatırım yapmış. Zenginler oradan geçerken görünümden rahatsız olmasınlar diye!

Binada hiçbir gerçek önlem alınmamış. Yangın durumunda binanın nasıl boşaltılacağına ilişkin herhangi bir plan yok. Alarm çalışmıyor ya da geç çalıyor. Yağmurlama sistemi yok. 

Bazı çevrelerin ‘Müslüman’ olduğu için övdüğü, ancak bu sayfalarda sık sık Tony Blair’ci ve sermaye yanlısı; İşçi Partisi’nin mevcut Lideri Jeremy Corbyn’e karşı savaş açacak kadar halk düşmanı olarak damgalanmış olduğunu başından beri yazdığımız Londra Belediye Başkanı Sadıq Khan ile Kensington ve Chelsea Belediyesi’nin, binanın ihtiyaçlarına kulaklarını tıkadıkları görünüyor. 

Belediye yetkilileri de, Sadıq Khan da, ülkenin Başbakanı Theresa May de, zaten yangın mağdurlarıyla da yüzleşemediler. Halbuki Belediye Başkanı Khan, başkanlığa adayken en çok da sosyal konutlardan söz ediyordu. 

THATCHER’IN İZİNDEN!

İşçi Partisi lideri Jeremy Corbyn ve Başbakan Theresa May, yanan Grenfell Tower’ı ziyaret ettiler. May, binanın yaklaşık 500 metre uzağında itfaiyeciler ve belediye yetkilileri ile 10 dakika görüşüp Başbakanlık Konutu’na geri döndü ve bir soruşturma açılacağını söyledi. Böylece tepkileri dindirmeye çalıştı. 

May’in özendiği, fakat kötü bir kopyası olduğu Eski Başbakan Margaret Thacher da, 15 Nisan 1989 tarihinde, Hillsborough Stadyumu’nda Liverpool ile Nottingham Forest arasında oynanan Federasyon Kupası yarı final maçında çıkan olaylar nedeniyle geniş çaplı bir soruşturma açmıştı. Bu soruşturma tam 27 yıl sürdü ve sonunda hem polis teşkilatı, hem devlet yetkilileri, hem basın ve hem de stanyum görevlileri hatalı bulundu. Bu faciada, 96 kişi ölmüş ve 766 kişi de yaralanmıştı.

24 HAZİRAN’DA KİTLESEL EYLEM BEKLENİYOR

Bu örnekten yola çıkan Grenfell’den sağ kurtulanlar ve bölgede yaşayan emekçiler de, “Yeni bir Hillsborough istemiyoruz”, “May istifa” çağrıları yapıyorlar. Kensington ve Chelsea Belediye binası ile Başbakanlık Konutu önünde protestolar eksik olmuyor ve her geçen gün kalabalıklar artıyor. 

24 Haziran ve 1 Temmuz’da da kitlesel eylemler yapılarak, May’in istifası ve yangında sorumluluğu olanların yargılanması istenecek. Bu eylemlere yüz binlerin katılması bekleniyor.

YANGIN MAHALİ DIŞINA TAŞAN GERÇEKLER

Kuzey Londra’da, Kuzey Islington bölgesinde 35 yıldır büyük bir oy farkıyla milletvekili seçilen ve beklenmedik bir şekilde partisinin liderliğine seçilerek son iki yıldır İşçi Partisini yöneten reformist politikacı Jeremy Corbyn, işçi ve emekçilerin bir çok talebini dillendirerek son seçimlerde oylarını arttırmıştı. Sürekli halkın arasında olan ve sorunlara her zaman ilgi gösteren bir vekil olan Corbyn, bundan dolayı gittiği her yerde yakın karşılanıyor. 

Yangın mağdurlarını ziyareti sırasında da, hiç bir koruma istememesinin yanı sıra, Başbakan May’in aksine, sadece cesaretli ve büyük özveri ile çalışan itfaiye işçilerini değil, asıl olarak mağdurları ziyaret ederek sorunlarını dinledi.

Başbakan May, burjuva kapitalist dünyanın ve İngiliz derin devlet aygıtının politika arenasındaki figürü gibi davrandı, Grenfell’de kısaca yüzünü gösterip hızla konutuna dönmeyi tercih etti.  

Bunların olay mahalinde olup bitenler. Bir de bölgenin dışına taşan gerçekler var. İşçi ve emekçilerin, yoksulların ve göçmenlerin yaşadığı bu konutlardaki hayata önem verilmediği açık. Yangın, emekçilerin hayatının, zenginler ve onların yöneticileri tarafından ne kadar önemsiz görüldüğünün somut bir göstergesi oldu.

Jeremy Corbyn, Ünlü İngiliz Şarkıcı Adele, Ünlü Aşçı Jamie Oliver ve pekçok sanat ve “ünlüler dünyası”ndan isimlerin maddi destek ve sorunlarının geçici çözümü için kolları sıvamaları ve olay yerini ziyaret etmeleri, bölge halkını ve mahallede yaşayan emekçileri tatmin etmedi. 

Bölgedeki emekçiler bir gerçeğin farkına vardılar. Zenginlere ve yoksul emekçilere, nasıl muamele yapıldığını gördüler ve öfkelerini sokağa taşırdılar. Binlerce emekçi “Eli kanlı katiller!” diye sloganlar atarak belediyenin, başbakanlığın ve parlamentonun kapısına dayandı. Aynı zamanda “May istifa” ve “Adalet istiyoruz” sloganları da en çok atılan sloganlar oldu. Grenfell emekçileri yangında sorumluluğu olanların hesap vermesini istiyor. 

Son Düzenlenme Tarihi: 20 Haziran 2017 09:31
www.evrensel.net