İstanbul Barosu’ndan Çelenk’e plaket

İstanbul Barosu’ndan Çelenk’e plaket

İSTANBUL Barosu, Avukat Halit Çelenk’e plaket verdi. İstanbul Barosu Başkanı Doç. Dr. Ümit Kocasakal ve Yönetim Kurulu üyeleri, rahatsızlığı nedeniyle evinden çıkamayan Çelenk’i evinde ziyaret ederek, plaketi verdiler.Her yıl bir hukukçuya verdikleri plaket için bu yıl Halit Çelenk ismini büyük

İSTANBUL Barosu, Avukat Halit Çelenk’e plaket verdi. İstanbul Barosu Başkanı Doç. Dr. Ümit Kocasakal ve Yönetim Kurulu üyeleri, rahatsızlığı nedeniyle evinden çıkamayan Çelenk’i evinde ziyaret ederek, plaketi verdiler.

Her yıl bir hukukçuya verdikleri plaket için bu yıl Halit Çelenk ismini büyük bir heyecanla ve ittifakla belirlediklerini belirten Kocasakal, Çelenk’in, bütün meslek yaşamı boyunca emeğin, hakkın, haklının yanında yer alması, antiemperyalist olması bakımından kendileri için bir sembol olduğunu da söyledi.

Halit Çelenk de plaketten dolayı teşekkür ederek, konuklarına eşi Şekibe Çelenk’le İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinde nasıl tanıştıklarını, evlenmelerini, hukuk mücadelelerini ve Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idam gecesini anlattı.

Şekibe Çelenk de Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idamla yargılandıkları mahkemede, duruşmada yaşadığı bazı anıları konuklarıyla paylaştı; “çocuklar” dediği Denizlerin, evinin duvarlarını süsleyen fotoğraflarını gösterdi.
Konuşmaların ve sohbetin ardından Ümit Kocasakal, “Hukuka yaptığı unutulmaz katkıları ve mücadelesi için şükran ve saygıyla” ifadeleriyle Halit Çelenk’e plaketi sundu. Çelenk’in kaleme aldığı ancak görmekte zorlandığı için okuyamadığı mesajını Kocasakal yüksek sesle okudu. Halit Çelenk mesajında, “Yaşamım boyunca savunman, hukukçu ve yazar olarak; bağımsız yargı, tabii hakim ilkesi, 141-142. maddelerin kaldırılması, Devlet Güvenlik Mahkemeleri gibi olağanüstü mahkemelerin kaldırılması için mücadele ettim, özellikle olağanüstü dönemlerde 12 Mart, 12 Eylül darbe dönemlerinde yapılan tüm hukuksuzluklara karşı aydınların, öğrencilerin, öğretmenlerin, işçilerin, köylülerin ve tüm halkın örgütlü ve bireysel mücadelelerinin yanında onları savunarak savaştım ve bu güzel insanlara ve insancıl hukuk mücadelesine bir ömür adadım.

Yargının siyasallaştırıldığı, yargı bağımsızlığının yok edildiği, kuvvetler ayrılığı ilkesinin, hukuk devleti ve hukukun üstünlüğünün çiğnendiği; her kurumun ve demokratik kitle örgütlerinin üzerindeki baskının gitgide arttığı günümüzde; Türkiye’nin en büyük barosu olan ve günümüzün koşullarında her türlü hukuksuzluğa karşı durarak cesaretle mücadele veren İstanbul Barosunun beni ödüle layık görmesi bana büyük onur vermiştir” diyerek, teşekkür etti. (Ankara/EVRENSEL)

www.evrensel.net