Korkuyu kırmak için önemli bir adım

Korkuyu kırmak için önemli bir adım

'Adalet Yürüyüşü'ne destek veren İHD Eş Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan ve Tüm Bel Sen Genel Başkanı Erdal Bozkurt gazetemize konuştu.

Cem GURBETOĞLU
Ankara

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Ankara’dan başlattığı Adalet Yürüyüşü dördüncü gününde yağmur altında başladı. Çeşitli illerden CHP’lilerin katılımıyla kalabalık geçen yürüyüşte Kılıçdaroğlu’ya dün insan hakları örgütleri ve çeşitli sendika temsilcileri de destek verdi. Kılıçdaroğlu ile birlikte yürüyen İnsan Hakları Derneği (İHD) Eş Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan ve Tüm Bel Sen Genel Başkanı Erdal Bozkurt gazetemize konuştu. Türkdoğan, yürüyüşün topluma dayatılan korkuyu kırmaya yönelik önemli bir adım olduğunu ve 16 Nisan’da hayır diyen kesimlerin adalet, eşitlik, özgürlük ve barış için birarada durması gerektiğini vurguladı. Bozkurt da, iktidarın yürüyüşün hukuksuz olduğu yönündeki açıklamalarını “Siyasi iktidar, şantaj ve tehditle bu yürüyüşe katılımı engelleme çabası içinde.  Oysa hukuksuzluktan dönmesi gereken kendileridir” diye değerlendirdi.

‘ADALET KADAR, BARIŞ VE ÖZGÜRLÜK DE LAZIM’

Kemal Kılıçdaroğlu’nun partisinin İstanbul milletvekili Enis Berberoğlu’nun tutuklanmasına karşı başlattığı yürüyüşün dördüncü gününde güneşli hava yerini yağmura bıraktı. Zaman zaman yağış etkili olmasına rağmen yağmurluklar dağıtılarak planlanan 18 kilometrelik yolun tamamlanması için çaba sarf edildi. Dün çeşitli illerden de otobüslerle gelen partililer yürüyüşe katıldılar. Yürüyüşe İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, TİHV Genel Sekreteri Metin Bakkalcı ile KESK’e bağlı Tüm Bel Sen Sendikası üye ve yöneticileri sanatçılardan Zülfü Livaneli ve Ege de dün Kılıçdaroğlu’yla birlikte yürüdüler. Avukat Turgut Kazan da dün Kılıçdaroğlu’na eşlik eden isimler arasında yer aldı. Yürüyüşle ilgili gazetemize konuşan Öztürk Türkdoğan, “Ana muhalefet partisi lideri Kılıçdaroğlu’nun böylesi bir karar alması topluma dayatılan korkuyu kırmaya dönük önemli bir adım. Bu nedenle kendilerini kutluyoruz, destek veriyoruz ve başarılar diliyoruz. Geçmiş süreci şimdi bir kenara bırakma zamanı. Ana muhalefet lideri ‘başka yapılacak bir şey yok’ diye buna dair bir adım atmışsa, bu çok önemlidir” dedi.  Türkdoğan, “Adaletin yanı sıra eşitliği, özgürlüğü ve barışı da hatırlamak gerekiyor. Çünkü bu dört kavram insan haklarının üzerinde şekillendiği kavramlardır. Biz insan haklarını insan onuru üzerinde eşitlik, özgürlük, barış ve adalet olarak tanımlıyoruz. Bu ülkede adaletin olmayışının temel sebebi eşitlik, özgürlük ve barışın olmayışıdır. Hepsi birbiriyle bir bütün. Bu yüzden adalet yürüyüşü insan haklarını da gündeme getirdiği için önemsiyoruz” dedi.

16 Nisan Anayasa değişikliği referandumunda ‘hayır’ diyen geniş kesimlerin aktivitelerini devam ettireceklerini belirten Türkdoğan, bu tür etkinlikler iktidarın baskı politikaların “hep birlikte” dur denebileceğini ifade etti. 

‘ADALET ERDOĞAN’A DA GEREKLİ’

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Kılıçdaroğlu’nun yürüyüşünü hedef alan açıklamalarını da değerlendiren Türkdoğan şunları söyledi: “Erdoğan’ın açıklamaları toplum, aktivistler, siyasetçiler nazarında çok fazla etkili olmayacaktır. Çünkü bir devlet düşünün, bütün yetkilerini tek kişiye vermiş ve o kişi de dilediği zaman istediği açıklamaları yaparak, devlet aygıtını çalıştırabileceğini düşünüyor. Oysa büyük yanılgı içerisinde. Devlet bürokrasisi ve baskıcı devlet aygıtının esiri olmuş durumda. Bence Sayın Erdoğan kendisini bu ortamdan kurtarmalıdır. Onun için bile insan hakları ve adalet gerekir. Ben bu tip söylemlerin çok fazla etkili olacağını düşünmüyorum.  Tam tersine, insanlar yürünebileceğini ve birlikte birşeyler yapılabileceğini gördüler. Kürt siyasal hareketinin eylem etkinliklerinde, 7 Haziran’da, 16 Nisan’da ve 1 Mayıs’taki o kitlesel gösterilerde gördüler. Bu yüzden Erdoğan’ın açıklamaları etkili olmayacaktır.”

‘HUKUKSUZLUKTAN DÖNMESİ GEREKEN ONLAR’

Gazetemize yürüyüşle ilgili konuşan Erdal Bozkurt da, 20 Temmuz’da OHAL’in ilanıyla sivil bir darbe yapıldığını belirterek, iktidarın bu süreçte KHK’lar ile binlerce kamu emekçisini ihraç ettiğini hatırlattı. Çağdaş hukuk devletlerinde rastlanamayacak uygulamalarla, insanların hiçbir gerekçe gösterilmeden işinden edildiğini, sosyal medya paylaşımları nedeniyle ceza aldıklarını belirten Bozkurt, ihraç edilenlere savunma hakkı dahi tanınmadığını vurguladı. Kurulan 7 kişilik AİHM Komisyonu’nun 150 bine yakın kamu çalışanının durumunu incelemesinin gerçekçi olmadığını, asıl amacın yargı ve AİHM yolunu kapatmak olduğunu kaydeden Bozkurt, tüm bunlara karşı Adalet yürüyüşünde ‘Herkes için adalet’ istediklerini dile getirdi. 

Bozkurt şunları söyledi: “Yürüyüşün katılımcılarına bakıldığında bu ülkede adaletin ne kadar ihtiyaç olduğu anlaşılıyor. Biz sendika olarak bunun gibi çok yürüyüşler yaptık. Ancak bugün yapılan yürüyüş şartlar ne olursa olsun adalet istemiyle başlatılan bir yürüyüş olduğu için katılım çok önemlidir. Biz kamu çalışanlarının özellikle adalete çok ihtiyacı var. Çünkü adaletin ve hukukun olmadığı yerde taleplerinizin hayata geçmesi mümkün değil. Bu bizim anayasal demokratik hakkımızdır. Siyasi iktidar, şantaj ve tehditle bu yürüyüşe katılımı engelleme çabası içinde.  Oysa hukuksuzluktan dönmesi gereken kendileridir. Dönmedikleri takdirde yürüyüş hakkımızı kullanmaya devam edeceğiz.”

www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.