'Adalet yürüyüşü': Geç ama yine de sessiz kalmaktan iyidir

'Adalet yürüyüşü': Geç ama yine de sessiz kalmaktan iyidir

‘Adalet Yürüyüşü’ yabancı basında ilgi görüyor. Alman Gazeteci Nordhausen'in konuya dair yazısını sizler için çevirdik.

Frank NORDHAUSEN*

On binlerce Türk, ana muhalefet partisi başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, Tayyip Erdoğan’ın partili adaletini protesto etmek için başlattığı, Ankara’dan İstanbul’a uzanan 430 kilometrelik Adalet Yürüyüşü’ne katılıyor. Sosyal demokrat CHP’nin başkanı, bilinçli olarak kendisine uygun görülen Türk Gandisi imajına göre hareket ediyor. Türkiye’de sürdürülen politikaya göre çok ılımlı olmakla eleştirilen adam, sivil itaatsizliğin en yumuşak formunu kullanarak her türlü polis müdahalesini haksız çıkarıyor. Suriyeli İslamcılara silah gönderildiğini açıklayarak sözüm ona vatana ihanet ettiği gerekçesiyle parti başkan yardımcısı Enis Berberoğlu’nun 25 yıl hapis cezasına çarptırılması sonrası; “yeter artık!” dedi. Erdoğan’ın diktatörlük rejimine karşı ayaklanmanın zamanı gelmişti.
Muhalefet lideri haklı ama bu kararı alması epey zaman aldı. Kürt yanlısı HDP’nin yüzlerce üyesi, bir düzine milletvekili mesnetsiz terör suçlamasıyla tutuklandığında kılı bile kıpırdamadı. Hatta, mecliste dokunulmazlıkların kaldırılması oylanırken CHP milletvekillerine evet oyu vermeleri çağrısı yaparak bunun yolunu açtı. On binlerce kişi ‘temizlik’ operasyonuyla işten atılırken, tutuklama furyası devam ederken protesto çağrısı yapmadı. Ne zaman ki kendi partisinden tutuklamalar başladı Kılıçdaroğlu görünür muhalefet yapmaya karar verdi. Türkiye’de çoğu kişi bu kararı beklemekteydi, geç oldu ama birşey yapmamaktan iyidir. Hatta tarihi bir dönüm noktası bile olabilir.
Gerçi yürüyüşü yeterli destekçi bulmazsa Kılıçdaroğlu risk almış olur ama yine de yaptığı iş
doğru. Bilinçli olarak parti sembolleri olmaksızın ve bu yürüyüşü yeni bir darbe girişimi
gösterenlerin provokasyonlarına gelmeyerek yürüyor.
Erdoğancılar, laik solun otokrasiye darbe vurabilecek tek güç olduğunu biliyorlar. Bu güç en sonunda harekete geçti, eğer koalisyonlar oluşturulabilirse Türkiye’deki torbalanmış demokrasi için bir umut olacaktır.
İşte bu nedenle desteklenmeyi hak etmiştir.

*Frankfurter Rundschau gazetesinden çeviren Semra Çelik

Son Düzenlenme Tarihi: 18 Haziran 2017 16:17
www.evrensel.net