Erdoğan: Nazi benzetmesinin arkasındayım

Erdoğan: Nazi benzetmesinin arkasındayım

Erdoğan bazı Avrupa ülkelerine dönük Nazi benzetmesinin arkasında olduğunu ifade etti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bazı Avrupa ülkelerine yaptığı Nazi benzetmesinin arkasında durduğunu belirterek,"Benim Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı'mı arabanın içerisine mahkûm eden ve kendi Başkonsolosluğu'na sokmayan bir anlayış bir Nazi dayatması değil de nedir?" ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Portekiz RTP kanalına bir mülakat verdi.

Sputnik’in aktardığına göre; bazı Avrupa ülkelerinin hükümetlerine Nazi benzetmesinin arkasında olduğunu ve geçmişteki faşist Nazi uygulamalarının günümüzde de özellikle Türk vatandaşlarına karşı devam ettiğini iddia eden Erdoğan, "Benim Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı'mı arabanın içerisine mahkûm eden ve kendi Başkonsolosluğuna sokmayan bir anlayış bir Nazi dayatması değil de nedir, bir faşist dayatma değil de nedir? Benim Dışişleri Bakanı'ma uçuş izni vermeyen bir anlayış acaba neyle izah edilebilir? Daha ileri gidiyorum, konuşmaya müsaade vermeyen bu bazı Avrupa Birliği üyesi ülkeler bu davranışlarını neyle izah edecekler?" dedi.

'EL ELE KOL KOLA OLDUKLARINA GÖRE TERÖR ÖRGÜTÜ OLARAK KABUL ETMİYORLAR'

Erdoğan, geçen ayki ziyaretinde Başkan Donald Trump'a yaptığı uyarılara rağmen ABD'nin Rakka operasyonunu PYD/PKK ile gerçekleştirmekte ısrar ettiğini söyleyerek şöyle devam etti: “Biz kendisine diyoruz ki, gelin bunu beraber yapalım. Bir terör örgütüyle bunu niye yapıyorsunuz? Amerika gibi güçlü bir devlete bir terör örgütüyle beraber hareket etmek yakışır mı? Bunu kendilerine söyledik ve bunu kabul etmemiz mümkün değil. Ama baktık ki ısrarlılar, bize düşen de hayırlı olsun dedik, o kadar. Ama şunu da söyledik: Eğer ülkemize en ufak bir taciz olacak olursa biz kimseyle bunu danışmayız, konuşmayız, gereğini de yaparız."

'KATAR'A ÇOK CİDDİ BİR KUMPAS GÖRÜYORUM'

Katar ve bazı Arap ülkeleri arasındaki krizle ilgili soruya Erdoğan, şöyle yanıt verdi:

"Katar bizim, yani benim 15 yıllık başbakanlık ve cumhurbaşkanlığım döneminde yakından, çok iyi tanıdığım bir ülke. Ve şu anda Katar'a yapılan uygulamanın doğru olmadığını görüyorum. Katar'a yapılan bir başka ülkeye olduğu zaman biz orada da o ülkelerin yanında hep yer aldık. Yani bir taraftan gıda ambargosuydu, bir taraftan ne bileyim başka türlü ambargolardı vesaire.. Bunların hiçbirini kabul etmedik. Bir defa şu ana kadar ben çok değişik ülkelerle de buna yönelik telefon görüşmeleri yaptım, 15'i falan buldu ve onlara bu konuyu tabii ki anlatıyorum. Ve burada aslında çok ciddi bir kumpas görüyorum ve bu şık değil. Katar, halkının büyük bir çoğunluğu Müslüman olan bir ülkedir. Şu anda ona karşı böyle bir hareketi, yaptırımı uygulayanlar da Müslüman. Müslüman Müslümanla, hele hele böyle bir Ramazan ayında böyle bir yaptırıma gitmemesi gerekir, bunu bizim diyalog yoluyla çözmemiz gerekirdi. Şu anda da biz istiyoruz ki bayrama kadar diyalog yoluyla bu çözülsün, gayretlerimiz bunun için. Bu konuda Suudi Arabistan Kralı Hadim-ül Haremeyn Şerifeyn burada bu adımı atabilir. Ve en büyüğü olması hasebiyle de Körfezin, hele hele Körfez İşbirliği Konseyinin bu konuda atacağı bir adımla bu iş çözülür. Ve şu mübarek Ramazan ayında Suudi Arabistan'a bana göre yakışan da budur. Temenni ederim ki bayrama kadar bu iş çözülsün ve Suudi Arabistan burada büyüklüğünü ortaya koysun."

'TÜRKİYE'NİN SAVAŞA GİRMESİ SÖZ KONUSU MU?'

Erdoğan "Türkiye acaba Katar'ı savunma noktasına kadar hazır mı? Burada bir çatışma veya savaş çıkarsa Türkiye'nin savaşa girmesi söz konusu mu?" sorularına karşılık "Bakın bunlar beklenen, istenen, arzu edilen şeyler değil. Biz bir defa bölgede böyle bir şeyi asla istemeyiz. Fakat şu arada biliyorsunuz Amerika'nın orada üssü var, Fransa'nın üssü var ve bu üslerin orada kurulmasına kimse ses çıkarmazken biz bölgenin güvenliğine yönelik 2014 yılında gelen talep üzerine orada bir üs kurma çalışmasını başlattık, sene 2014. Ve Meclis'ten geçme sürecini de bu arada onu bitirdik, Meclis'ten de geçti. Fakat ben Katar'da bu üssü kurarken, kurduktan kısa bir süre sonraydı, Suudi Arabistan'a yaptığım resmi ziyarette Hadimul Harameyn Şerifeyn'e, yani Salman Bin Abdülaziz'e aynı teklifi yaptım, dedim ki, eğer uygun bulursanız biz Suudi Arabistan'da da bir üs kurabiliriz dedim. Bana kendileri o zaman bunu bir değerlendirelim dedi. Tabi o gün, bugündür oradan herhangi bir şey gelmedi." (HABER MERKEZİ)

www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.