Avukatlar: AYM hukuksuzluğa zemin hazırlıyor

Avukatlar: AYM hukuksuzluğa zemin hazırlıyor

HDP eş genel başkanları, milletvekilleri ve belediye eş başkanlarının avukatları verilen cezalarla ilgili açıklama yaptı.

Tutuklu HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, parti üyeliği düşürülen Figen Yüksekdağ ve tutuklu Kürt siyasetçilerin avukatları, İstanbul Taksim Hill Otel'de toplantı düzenledi. Tutuklu siyasetçilerin hukuki süreçlerine dair bilgilendirmenin yapıldığı toplantıya, Özgürlükçü Hukukçular Platformu (ÖHP), Ezilenlerin Hukuk Bürosu (EHB), TOHAV üyesi avukatlar, Çağdaş Avukatlar Grubu, Katılımcı Avukatlar Grubu, Adalet İçin Avukatlar, Çağdaş İçin Hukukçular ve Demokrasi İçin Hukukçular üyesi avukatlar ile eski Milletvekili Ufuk Uras, akademisyenler ve HDP yöneticileri katıldı. 

Toplantıda ilk olarak konuşan avukat Kadir Tunç, tutuklu milletvekillerinin durumuna dair kısa bir bilgilendirme yaptı. 11 milletvekili ve 85 belediye eşbaşkanının tutuklu olduğunu, 86 belediyeye de kayyum atandığını kaydeden Tunç, hukuk kurallarının ihlal edildiğini söyledi. Tunç, geçmişe dönük düzenleme yapılarak müvekkillerinin tutuklandığını aktardı. Tunç, “Herhangi bir alt yapısı olmayan bir durum. AYM bir an önce karar vermelidir ve tahliye edilmeleri gerekiyor. Ancak mahkemeler hukuku işletmemektedirler” dedi. 

YOLERİ: MAHKEME VAR HUKUK, YASA YOK

Figen Yüksekdağ’ın avukatlarından Gülseren Yoleri, şöyle dedi: “Bir mahkeme var ancak hukuk ve yasa yok. Verilen cezalar bir yasa ile açıklanamıyor. 6 milyon kişinin iradesini temsil eden insanların sahip olması gereken tüm hakları gasp edilmiş durumda. Bu tür davalarda hukuki müdahalelerde kalmak isteyen avukatlar savunma yaparken zorluk çekiyoruz. Figen Yüksekdağ’ın tutuklu olarak yargılandığı dosyada suça konu olan suçlamalar milletvekili olarak yapmış olduğu her türlü düşünce açıklaması ve öneri cezalandırılıyor. Onların temsil ettiği 6 milyon kişi de cezalandırılıyor. Figen Yüksekdağ’ın milletvekilliğinin düşürüldüğü Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararı ile hukuksuzluk örülmeye başlandı” dedi. 

‘CEZA VEREN HAKİMLER İHRAÇ EDİLDİ’

Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen karar döneminde görevde olan tüm heyet üyelerinin "FETÖ" üyeliği suçlaması ile ihraç edildiğini anımsatan Yoleri, “Ancak bunların verdiği kararda Yargıtay’ca onandı. Sonuçta herkesin mutabık olduğu şey HDP’nin önüne geçmek olduğunu görüyoruz” diye konuştu. 

Yoleri, davalara gerekçe yapılan şeyin Yüksekdağ’ın konuşmaları olduğunu vurguladı. 

‘AYM HUKUKSUZLUĞA ZEMİN HAZIRLIYOR’

Yoleri, Yüksekdağ’ın tutuklu bulunduğu dosyanın duruşmasının 4 Temmuz’da görüleceğini kaydederek, dosyanın 8 ayrı fezlekeden oluştuğunu belirtti. Bütün hukuk kurallarının ortadan kaldırıldığı bir süreci yaşadıklarını vurgulayan Yoleri, Anayasa’nın 83. Maddesi'ne atıfta bulunarak, şöyle dedi: “Bir milletvekili milletvekilliği bittiği zaman bile yaptıkları konuşmalardan yargılanamaz diyor. Bunlar yargılamaların hukuksuzluğu açısında önemli. Şu ana kadar 4 ayrı davada ceza verildi. İstanbul, Mersin, Ankara, Adana mahkemelerinde ceza verildi. Milletvekilliğinin düşürülmesine neden olan davaya karşı Anayasa Mahkemesi ve AİHM başvurusu var. AYM bu davaların görüşmesini geciktirerek yaşanan hukuksuzluğa zemin hazırlıyor.” 

Yoleri, Yüksekdağ şahsında kadınların siyasetteki temsiline ceza verildiğini söyledi. 

KANAR: BU YÜRÜYÜŞ 11 MİLLETVEKİLİ TUTUKLANDIĞINDA BAŞLAMALIYDI 

Avukat Ercan Kanar, Türkiye’de yaşanan süreci Hitler dönemine benzeterek, 2015 sürecinin sonuçlarını hazmedemeyen AKP'nin HDP milletvekillerinin dokunulmazlığını kaldırmakla işe başladığını ifade etti. Kanar, CHP’nin başlatmış olduğu “Adalet Nöbeti”ne değinerek, “Bu yürüyüş 11 milletvekili tutuklandığında başlatılmalıydı. Önceki gün Cumhurbaşkanı Erdoğan ‘Adalet Yürüyüşü'ne ilişkin ‘Anayasa’nın 138 maddesini herkes dikkate almalıdır’ dedi. Buradan kendisine sesleniyorum. 138. Maddeyi baypas eden defalarca siz oldunuz. Can Dündar ve Erdem Gül kararında ‘Verilen kararı tanımıyorum’, Atatürk Orman Çiftliği kararında ‘gücünüz varsa gelin yıkın’ demiştiniz. Yargı faaliyeti hukuk faaliyeti olmaktan çıkmış, idare faaliyeti olmuştur. Hiçbir zaman bağımsız ve tarafsız bir yargımız olmamıştır. Yargıtay ve AYM tarafsızlığını yitirmiştir. 

VENEDİK KRİTERLERİ HATIRLATILDI

Venedik Kriterleri'ni hatırlatan Kanar, şöyle devam etti: “Meclis içinde söylenmemiş olsa dahi yapılan açıklamalar yasama sorumsuzluğu içindedir. Tutuklanan milletvekilleri yüzlerce kilometrelerce ötedeki zindanlara tıkadılar. Nedeni ise yargılamaların denetimden uzaklaştırılmasıydı. Sayın Demirtaş’ın tutuklanmasının üzerinden 7.5 ay geçtikten sonra duruşma günü verildi.” 

Kanar, yargılamalarda hukukun işlenmediğini bildiklerini kaydederek, “Elimizden geldiğince bu yargılamalarda ki hukuksuzluğu teşhir edeceğiz” dedi.

‘HUKUK TARİHİNDE SİYAH SAYFALARDA YERİNİZİ ALACAKSINIZ’

Demirtaş’ın yargılandığı iki dosyanın AİHM’de olduğunu anımsatan Kanar, AYM’nin İkinci Dünya Savaşı sonrasında Meclis tahakkümüne karşı hak ihlallerini denetlemek için kurulduğunu dile getirerek, “Bizde Anayasa Mahkemesi siyasetin tahakkümü altındadır. Bundan 2 ay önce ilke karar açıklayacağınızı söylediniz. Neden açıklamıyorsunuz? Kimden korkuyorsunuz. Halkın ifade, düşünce özgürlüğü ayaklar altına alınmış demektir. Buradan AYM’ye sesleniyoruz; hukuk tarihinde siyah sayfalarda yerinizi almış olacaksınız” diye konuştu. 

Kanar, Demirtaş hakkında fezleke ve iddianame hazırlayan hakim ve savcıların tutuklu olduğunu vurguladı. 

'EYLEMLİ AVUKATLIK DÖNEMİ BAŞLAMIŞTIR'

Çağdaş Hukukçular Grubu üyesi Avukat Kemal Ayhan ise, durumun doğru tespit edilmesi gerektiğini ifade ederek, "Bu ülkede artık hukuk kalmamıştır. Artık eylemli avukatlık dönemi başlamıştır. Geldiğimiz nokta direnme, isyan ve ayağa kalkma dönemidir” diye belirtti. (DİHABER)
 

www.evrensel.net