Şirket sahipleri Kürt, Türk kırbacı işçinin beline indiriyor

Şirket sahipleri Kürt, Türk kırbacı işçinin beline indiriyor

Mardin Mazıdağı Fosfat Tesisleri'nden işçiler, çalışma koşullarını Evrensel'e yazdı.

Mazıdağı Fosfat Tesislerindeki işçiler
Mardin

Merhabalar.

Biz Mardin’in Mazıdağı ilçesinde bulunan ve 2011’de özelleştirilerek Cengiz Holdinge devredilen Eti bakır madeninde çalışan bir grup işçiyiz. Şantiye yaklaşık olarak 4 yıldır yapım aşamasında. Fakat biz 4 ay kadardır burada çalışıyoruz.

Tesis yapımında yaklaşık 3 bin 500-4 bin civarında işçi çalışıyor. Bunların bir kısmı dışarıdan gelen gurbetçi (yaklaşık 1000 civarında), geri kalanı Mardin ve ilçelerinden gelen işçiler.

Çok az sayıda kadın işçi var. Sayıları 100 civarında bile yoktur. Kadın işçiler daha çok iş sağlığı ve güvenliği ile ofis kısmında çalışmaktadır. Eti bakırdan iş alan 10’un üzerinde taşeron firma var. Dışarıda gelen gurbetçi işçiler bu taşeron firmalarda çeşitli iş kollarında çalışmayı sürdürmektedir. Mardinli işçiler de vasıfsız işçi olarak gurbetçi işçilerin yanında çalıştırılmaktadır. Ayrıca yurt dışından gelen ve kampta kalan 150 civarında Romanyalı işçi vardır.

İşletmede 2 yemekhane 30’un üzerinde servis aracı bulunmaktadır. Şantiyede 2 büyük kamp vardır. Altyapı işlerinin neredeyse yüzde 80 bitmiş, geriye daha çok mekanik ağırlıklı işler (boru, çelik, tank, elektrik...) kalmıştır. Biz de mekanik kısmında çalışan Kürt işçileriz. 
Bu tesisi 2018’de işletmeye alacaklar. Süre yaklaştıkça, bütün staff ve şirket sahipleri ellerine kırbacı alarak, Kürt,Türk... demeden Ramazan ayının ortasında işçinin beline indiriyor. Baskı baskının üstüne geliyor. Daha önceki yıllarda çalışan işçi arkadaşlarla sohbet ettiğimizde ‘baskı vardı ama böyle değildi’ diyorlar.

Her şantiyede, işletmede sorunlar sıkıntılar vardır. Burada da benzer sorunlar haliyle fazlası var. Maaşlar çok düşük, yemekler oldukça kötü, kamplar çok dar ve çok kalabalık, sıcaklar başladı odalarda klima yok, sosyal tesis adına hiç bir şey yok, şehirle bağlantı yok... Sanki esir kampında yaşıyor gibiyiz.

Bunlar da yetmiyor dışarıdaki işsiz ordusuyla bizi tehdit ederek, ‘ister kalıp çalışırsınız, ister çekip gidersiniz’ diye yol gösteriyorlar. Maaşlar ağır sanayi koşullarına göre çok düşük.

Dışarıdaki işçiye verdikleri maaşın yarısını yerel işçiye veriyorlar.

1500-1800 arası ücret ödeniyor Mardinli işçiye. Bu koşullarda ise girmeleri için bile “torpil” gerekiyor. Yani dediğimiz gibi bir sürü sorun sıkıntı devam ediyor.

Yani milyon dolarlık proje ama işçiye yine sefalet düşüyor. Çünkü işçiyi koruyan yasalar yok.
Hep işveren haklı. Eğer bir teşvik olacaksa oda işverene olmalı mantığı var. Bu tesiste de bolca işverene teşvik verilmiş zaten.
İşçinin elinde kalan kıdem tazminatı bile işveren ve hükümet ortaklığı ile ortada  kaldırılıp, yine iş verene peşkeş çekilmek isteniyor. Bu ağır koşullarda çalışıyorsun canın çıkıyor, alacağın 3-5 kuruşluk yıpranma payına bile göz dikiliyor.
Buna karşı çıkıyoruz. Bir bakıyorsun senin haberin olmadan senden Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) kesintisi olmuş. “Neden” diye soruyorsun. İkinci emeklilik için olduğu söyleniyor. Bu kadar samimiyetsizler. Emeklilik yaşını 65 çıkaran bir hükümet seni ikinci kez emekli yapar mı?
Yani bir yandan hükümet ve uyguladığı işçi düşmanı politikaları, diğer yandan işveren baskısı, biz işçileri canından bezdirmiş durumda. Bunlara sabredecek mecalimiz kalmamıştır.
Bütün bu sorunları aşmak için bazen iş bırakıp eylem yaptık. Bazı sorunlar bir kaç gün çözülmüş gibi görünse de yine aynı şekilde devam etti.                        
Biliyoruz ki cam işçilerine, metal işçilerine yapılan bize de yapılıyor. Kürt işçileri olarak sınıf kardeşliği ile bizi sömüren düzene karşı birlikte mücadele edersek kazanabiliriz.
Şunu da biliyoruz Türkiye’nin her köşesinde işçiler emekçiler irili ufaklı hakları için mücadelede ediyor. Bundan dolayı umutluyuz, bu zulüm karşısında onlardan öğreniyoruz.

www.evrensel.net
ETİKETLER MazıdağıMektup

1 yorum yapılmış

  1. Berdan mahsuni 5 ay önce Yanıtla  /  Beğendim 1  /  Beğenmedim 0

    İşçi kardeşlerimiz için dua edelim haklarını alana kadar yanlarınd duralım bende kürt olmak otoriteye karşı yaşamak la birleştirilir oldu kürtlük üzerinden madur edebiyatı yapılarak onur zedelemmesi yaşatılan ve acziyet içine sokulan kürt kelimesinin artık işçi ve emekçi adı altında kürt ve solcu arkadaşları sömürmesine bir dur diyelim. Ağalık ve marabalık bitsin derken işçi sendikalarının işçiyi sömürmesine izin vermeyelim. Otoriteye çağrımız işçiye hakkının alın teri kurumadan eksiksiz olarak takdim edilmesidir.

Yorum yapın

Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.