Sinop'ta 'Adalet Nöbeti' için toplanıldı

Sinop'ta 'Adalet Nöbeti' için toplanıldı

Sinop'ta 'Adalet Nöbeti' için toplanan kalabalık, Enis Berberoğlu'nun tutuklanmasını protesto etti. CHP İl Başkanlığı bir basın açıklaması yaptı.

Sinop'ta "Adalet" yazılı pankartın arkasında toplanan yurttaşlar, Enis Berberoğlu'nun tutuklanmasını ve ülkede yaşanan anti-demokratik uygulamaları protesto etti.

CHP Sinop İl Başkanlığı burada bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamayı okuyan CHP Sinop İl Başkanı Barış Ayhan "Türkiye genelinde 81 ilde aynı anda adalet çağrısı yapıyoruz. Bu çağrı demokrasi için, cumhuriyetin kazanımları için, hukukun üstünlüğü içindir" dedi.

Ayhan açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

Dün olduğu gibi bugün de ortak paydamız, demokrasiyi yaşam biçimi haline getirmektir. Bunu nasıl yapacağız, direnerek yapacağız. Yaşadığımız bu ülkede adaletin kalmadığını tüm dünyaya haykırarak yapacağız.

Kamuoyunda “MİT TIR'ları Davası” olarak bilinen davanın başlangıç aşamasında, saraydan gelen “Bedelini ağır ödeyecekler, öyle bırakmam onları” talimatı sonrası, Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve Ankara Temsilcisi Erdem Gül hakkında bağımsız yargımızca (!) tutuklama kararı verilmişti.

Adalet; birilerinin intikam almak için darağacı diktiği bahçeler değildir.

'BU OTORİTER REJİMDEN ACİLEN KURTULMALIYIZ'

Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu, ömrünü basın özgürlüğüne adamış değerli bir gazetecidir. Aynı zamanda 25 yıl hapse mahkûm edilen hem bir milletvekili hem de bir gazetecidir. Bundan önce cezaevlerine atılan 150’nin üzerinde gazeteci ve birçok milletvekili gibi Berberoğlu’nun tutuklanmasını da asla kabullenemiyoruz. AKP hegamonyasının ve parti devleti rejiminin demokrasi dışı, hukuk dışı son uygulamasıyla karşı karşıyayız. Bu otoriter rejimden ve yarattığı diktatörden acilen kurtulmalıyız.

Bugün tutuklanan sadece Enis Berberoğlu değildir. Bugün tutuklanan başta Cumhuriyet Halk Partililer olmak üzere Türkiye’nin tüm muhalif güçleri, özgür sesidir. Hapishaneleri tıka basa dolu olan Türkiye’de adalet ölmüştür. Türk yargısının bağımsızlığından söz etmek artık mümkün değildir. Unutulmamalıdır ki yargı bağımsızlığı toplumu bir arada tutan en güçlü yapıştırıcıdır. Yargının bağımsızlığını yitirmesi ile toplumu bir arada tutmak artık mümkün değildir.

Son olaylarla görülüyor ki yargı artık diz çökmüştür, yargı artık sarayın himayesine girmiştir.

Damatlara, saçma sapan bahanelerle özgürlük veren hâkimler; basın özgürlüğü ilkeleri çerçevesinde görev yapan gazetecileri, milletin sesi olmaktan başka gayesi olmayan milletvekillerini cezaevlerine atmaktadır.

'BAĞIMSIZ YARGI ÖLMÜŞTÜR'

Vicdani kanaatleri ile değil, aldıkları emirler doğrultusunda karar veren tüm hakim ve savcılara sesleniyorum; artık rahatlıkla cübbelerinize düğme diktirebilir, dükkanı kapatıp çay toplamaya gidebilirsiniz. Bağımsız yargı ölmüştür.

MİT TIR'larındaki silahların akıbeti ile ilgili olarak; 'Vallahi de billahi de' diye yemin eden zat başbakan yardımcısı yapılırken bunu haber yapan gazeteciler cezaevlerine atılıyor.

Bu mu sizin adalet anlayışınız?

Bu, hukuk garabeti değil de nedir?

Suç işleyenler değil, görevi gereği bunu haber yapan gazeteciler tutuklanmıştır. Bu karar, halkın haber alma özgürlüğüne indirilen bir darbe niteliğindedir. Zira bu karar, basın özgürlüğünün tarih boyunca edindiği kazanımları yok sayan bir belgedir. Bu niteliği ile de basın tarihine kara bir leke olarak geçecektir.

'ADALETE HERKES MUHTAÇTIR'

Her ne kadar basın emekçileri üzerinde, gelecekte haberin oluşturulması noktasında bir korkunun yaratılması amaçlanmış ise de özgür basın içerisindeki korkusuz kalemlerin ve yüreklerin buna boyun eğmeyeceğine olan inancımız tamdır.

Unutmayınız ki adalet yoksa gelecek de yoktur.

Unutmayınız ki adalete herkes muhtaçtır.

Bugün bağımsızlığından eser kalmayan bu adalet yarın sizlere de lazım olacak.

Bugün Türkiye için yeni bir gün, yeni bir başlangıçtır.

'SOKAKLARDA OLACAĞIZ'

Cumhuriyet Halk Partisi olarak bugüne kadar parlamentoda ve her türlü siyasi platformda yürüttüğümüz çalışmalarımıza bundan sonra sokaklarda ve meydanlarda devam edeceğiz. Halk için halkla birlikte, bağımsız yargıyı yeniden inşa edene kadar, cemaatlerle kol kola girerek ezdiğiniz bu halkı sizin gazabınızdan kurtarana dek; sokaklarda ve bu meydanlarda olacağız.

Tüm dünya Türkiye’de olan hukuksuzluklardan haberdar olana kadar, AKP cuntası bu ülkenin aydınlarının, gazetecilerinin ve tüm muhalif unsurlarının üzerinden kirli ellerini çekene dek devam edeceğiz. Bu ülkeye adalet ve demokrasi gelene kadar mücadelemiz devam edecektir.
Hiçbir dönemde demokrasiye bu kadar büyük darbe vurulmamıştır, Türkiye’nin temel taşlarıyla oynanmamıştır. Ülkemiz bir korku imparatorluğuna dönüştürülmüştür.

Bugünden sonra yapacağımız şey toplumu uyandırmak ve bilgilendirmektir. Haksızlığın üzerine gitmektir. Bunu direnerek yapacağız ve haklılığımızı tüm dünyaya duyuracağız. Adaletten daha değerli bir şey yoktur. Devleti devlet yapan adalettir.

Gün tuzun koktuğu, bıçağın kemiği kırdığı gündür. Çağdaş demokrasinin ve parlamenter sistemin gereği olan seçimler sağlıklı bir biçimde yapılabilme iklimini kaybetmiştir. Bugün milletin oylarını, iradesini çalanlara karşı mücadelemiz devam edecektir.

Hukukçu olmanın sorumluluğu ve vicdanı ile değil, bir yerlerden gelen talimatlarla kararlarını veren Ergenekon, Balyoz ve benzeri davaların hakim ve savcılarının; bundan daha birkaç yıl evvel, birilerince heykelleri dikilmek isteniyor, siyasilerce “Ben de bu davaların savcısıyım” nidaları atılıyordu. Bugün bu sözde hakim ve savcıların, kanun kaçağı olarak yaşadıkları ülkelerde vicdanlarının ne durumda olduklarını merak ediyor, bu durumun tüm yargı mensuplarına örnek olmasını temenni ediyoruz. Zaman geçer, güç ve iktidar el değiştirir ama bağımsız yargıya bir gün herkesin ihtiyaç duyacağı, tarihin değişmez bir gerçeğidir. 

'BİR GÜN SİZİN DE BAĞIMSIZ YARGIYA İHTİYACINIZ OLACAK'

Bir sözümüz de siyasal iktidara olacaktır; özgür vicdanı ile karar veremeyen, baskı ve endişe duyguları ile çalışan bir yargı camiasından bırakın adil kararı, karar bile çıkmaz. Bir an evvel yargıyı serbest bırakın! Bir gün sizin de o bağımsız yargıya ihtiyacınız olacaktır.

Bu itibarla, bu kararı tanımadığımızı tüm gücümüzle haykırıyor ve adalet arayışımızı meydanlardan başlatıyoruz.

Kısacası; asıl suçluların yargılanmadığı, bir çok masum insanın yargılanıp hapsedildiği ve ölüme terk edildiği bir süreç yaşıyoruz. Ümit ediyoruz ki özlemle beklediğimiz adalet anlayışı ülkemize hakim olur.

Adalet arayışımız devam ettiği sürece varlığınız gücümüze güç katacak ve zaferi bize yaklaştıracaktır.

Katılımlarınızdan dolayı teşekkür eder saygılar sunarım. (Sinop/EVRENSEL)

www.evrensel.net
ETİKETLER SinopAdalet Nöbeti