'MEB, 900 dosyayı doğrudan iade etmeli'

'MEB, 900 dosyayı doğrudan iade etmeli'

Eğitim Sen Örgütlenme Sekreteri İsmail Sağdıç, 29 Aralık Grevi'yle ilgili açılan soruşturmaların yargı ve MEB tarafından reddedilmesine dikkat çekti.

Eylem NAZLIER
İstanbul

Eğitim Sen Genel Örgütlenme Sekreteri İsmail Sağdıç, 29 Aralık Greviyle ilgili açılan soruşturmaların önce yargı sonra ise MEB Yüksek Disiplin Kurulu tarafından reddedildiğine dikkat çekerek, “Bu kararlar bizi haklı çıkardı. Bu kararlarla 29 Aralık’ın sendikal bir eylem olduğu  ispatlandı” dedi. Sağdıç, MEB Disiplin Kurulunda,  900 eğitim emekçisi hakkındaki memuriyetten men istemli dosyaları da reddetmesini istedi. 

Bölge illerindeki sokağa çıkma yasakları ve çatışmalara karşı 29 Aralık 2015 tarihinde iş bırakan Eğitim Sen üyesi eğitim emekçilerine yönelik cezaların mahkemeler tarafından iptal edilmesinin ardından geçtiğimiz hafta da MEB Yüksek Disiplin Kurulu, greve katılan bazı eğitimciler hakkındaki ihraç taleplerini  reddetti. Yaşanan bu gelişmeleri Eğitim Sen Genel Örgütlenme Sekreteri İsmail Sağdıç ile konuştuk. 

‘ONLAR AÇISINDAN BARIŞ TALEBİ KABUL EDİLEBİLİR DEĞİLDİ’

Milli Eğitim Bakanlığı ve İktidarın 29 Aralık grevine siyasi olarak yaklaştığını ifade eden Sağdıç, “Onlar açısından ‘barış talebi’ kabul edilebilir bir talep değildi. Ancak biz sendikamızın aldığı kararı yaşama geçirdik. Temel talebimiz ülkede çatışmaların durması, barış ortamının sağlanması, çatışmaların sürdüğü bölgelerdeki öğrencilerin eğitim hakkının gasbedilmemesi ve öğretmenlerin can güvenliğiydi. Biz bunları talep ettik” diye konuştu.  Grev sonrası İstanbul’da milli eğitim müfettişleriyle toplantı yapıldığını ve bu toplantıda teftiş kurulu başkanlarına “Mutlaka ceza vereceksiniz” dendiğini ileri süren Sağdıç, “Onlarda illerde buna uygun davrandılar. Aynı eylemi yapan üyelerimize farklı farklı cezalar verildi. Bazılarına hiç ceza vermeye gerek duymadılar, bazılarına kınama verildi, bazılarına kademe durdurma, bazılarına da meslekten men, büyük çoğunluğuna maaş kesim cezası verildi. Hukuk kuralları açısından da sıkıntılıydı. Aynı eyleme farklı farklı cezalar veriliyordu. Bu da Milli Eğitim Bakanlığının barış talebine siyaseten yaklaştığını gösteriyordu. Biz o zaman da bunun sendikal eylem olduğunu ifade etmiştik” diye konuştu.

Greve çıkmanın en doğal hakları olduğunu ifade eden Sağdıç, “Savunmalarda da bunu belirttik. Ama bu savunmalara rağmen çeşitli cezalar verildi. Şimdi de ardı ardına yargı bu eylemin sendikal bir eylem olduğunu ispatlamış oldu verdiği kararlarla” dedi.

‘KARARLAR BİZİ HAKLI ÇIKARDI’

Açılan soruşturmaların önce yargı sonra ise MEB Yüksek Disiplin Kurulu tarafından  reddedildiğini belirten Sağdıç, “Milli Eğitim Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu 8 Haziran’da yaptığı toplantıda 29 Aralık eylemine katılan 27 üyemizle ilgili illerden gönderilen meslekten men talebini kabul etmeyerek il milli eğitim müdürlüklerine iade etti. Bu ceza verilmeyeceği anlamına gelmiyor. Ama meslekten men kararı verilmeyecek. Bunun yanında İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü Disiplin Kurulu, 29 Aralık grevine katılanlara verilen bütün cezaları kaldırdı” dedi.  29 Aralık grevinin sendikal bir eylem olduğunu ve ceza verilemeyeceğini ifade eden Sağdıç, “Onların davranışı siyasal bir davranış, barış talebini ve sendikal eylem hakkını mahkum etmeye yönelikti. Sonuçta yargı kararları bizi haklı çıkardı. Bununla ilgili mahkemelerden de olumlu kararlar almaya başladık. Mahkemeler de, sendikal bir eylem olarak nitelendirdiler.  Hem yürüttüğümüz sendikal mücadele hem de bu konudaki kamuoyunun desteği, çıkan yargı kararları sonucunda da Milli Eğitim Bakanlığının böyle bir adım atmasını olumlu değerlendiriyoruz. MEB Disiplin Kurulunda meslekten men istemiyle bekleyen 900’e yakın dosyanın da hiç görüşülmeden illere iade edilmesini ve illerde de bu ceza tekliflerinin tamamen kaldırılmasını istiyoruz” diye konuştu.

www.evrensel.net