KCK davası avukatları 3. Yargı Paketi’ne itiraz etti

KCK davası avukatları 3. Yargı Paketi’ne itiraz etti

İstanbul “KCK ana davası”nın bugünkü duruşmasında avukatlar, hasta tutuklular için acil tahliye talebinde bulunurken, 3. Yargı Paketi’nin geçici birinci ve ikinci maddelerinin eşitlik ilkesine aykırı olduğu gerekçesiyle iptali için Anayasa Mahkemesine (AYM) taşınmasını istedi.HASTALAR İÇİN TAHLİYE TALEBİB

HASTALAR İÇİN TAHLİYE TALEBİ

Bugünkü duruşmaya, 136 tutuklu ile 8 tutuksuz sanık ve avukatları ile izleyiciler katıldı.
Duruşmada söz alan avukatlar, cezaevinde kalamayacak düzeyde hasta olan müvekkilleri Zekiye Ay, Canşah Çelik, İhsan Yıles’in acil olarak Adli Tıp Kurumuna sevkini ve tahliye taleplerinin değerlendirilmesini istedi.

YASADAKİ MUĞLAKLIKLAR

Avukat Baran Doğan ise, yasanın geçici birinci maddesinin birinci fıkrasında kimi muğlaklıklar olduğunu ifade etti. Doğan, geçici 1. maddenin, Anayasanın ‘Kanun önünde eşitlik’ ilkesini düzenleyen 10. maddesi ile ‘Suç ve Cezalara İlişkin Esaslar’ ilkesini düzenleyen 38. maddesine aykırı olduğunu söyledi. Doğan, “Üst sınır 5 yıl olan bütün cezalar yasa kapsamına alınmalı” dedi. Doğan, 3. Yargı Paketi’nin geçici birinci ve ikinci maddelerinin eşitlik ilkesine aykırı olduğu gerekçesiyle iptali için Anayasa Mahkemesine taşınmasını istedi.

YARGIÇLARIN AKIBETİ NE OLACAK?

Yasanın geçici ikinci maddesini de ele alan Doğan, bu madde ile özel yetkili mahkemelerin (ÖYM) kaldırıldığını ancak yargıçların akıbetinin belli olmadığını ifade etti. Yargıçların adil yargılamanın bir unsuru olduğunu söyleyen Doğan, “Heyetinizin akıbeti ne olacak?” sorusunu sorarak, yargıç güvencesi ile ilgili bir düzenlemenin olmadığına dikkat çekti.

Mahkeme heyeti ise taleplerin 13 Temmuzda değerlendirileceğini belirtti.

HUKUKA AYKIRI DELİLLER

Verilen aradan sonra duruşmaya devam edildiğinde müdahil avukatlarından ÇHD Genel Başkanı Selçuk Kozağaçlı, iddianamede hukuka aykırı deliller olduğunu belirtti. Kozağaçlı, Ceza Muhakemeleri Kanunu (CMK) 206. maddesine göre, öncelikle bu delillerin “Hakim huzurunda okunup okunmayacağının”, “Hukuka aykırı olup olmayacağının” tartışılıp sonra okunmasına geçilmesi gerektiğini hatırlatarak, bir delilin duruşmada okunmasının onun artık kabul edildiği anlamına geleceğini kaydetti.
Kanunda hukuka aykırı delillerin hakimin kanaatini engellememesi için hiç okunmaması gerektiğinin belirlendiğini ifade eden Kozaağaçlı, “Bize burada ‘iddianame okuyoruz’ diye telefon tapeleri ve gizli tanık beyanları okutuluyor” diyerek, okutulmamalarını talep etti.

‘PROPAGANDA’ YERİNE ‘ÖRGÜT ÜYELİĞİ’

Ardından 3. Yargı Paketi’nde propaganda suçlarına getirilen kovuşturmanın ertelenmesi maddesine dikkat çeken Kozağaçlı, İstanbul’da ve Ankara’da buna göre tahliyelerin başladığını, ancak bu davadaki sanıkların yararlanamadığını kaydetti.

Kozağaçlı, davada yargılanan kişilere savcı tarafından propaganda yerine “örgüt üyeliği” ile suçlama yapıldığı için bu paketten yararlanılamadığını söyledi.

Kozağaçlı, “Savcı doğru düzgün haklarında propagandadan 10 tane dava açsaydı bugün bunlar düşecekti. Ama dayanaksız şekilde ‘KCK üyesi’ oldukları iddia ediliyor. Örgüt üyelikleri, bir örgütle bağlantıları tespit edilmemiştir” dedi.

Mahkeme heyeti ise, daha önce 3. Yargı Paketi ile ilgili talebin ara kararda değerlendirildiğini belirterek, talebi tekrar değerlendirmeye yer olmadığını söyledi. Duruşmada iddianamenin, TRT spikerleri tarafından okunmasına devam edildi. (İSTANBUL)

www.evrensel.net