5 ayda 182 çocuk cinsel istismara maruz bırakıldı

5 ayda 182 çocuk cinsel istismara maruz bırakıldı

2016-2017 Eğitim-Öğretim Yıl Sonu Eğitimde Cinsiyetçilik Raporu’na göre, 2017 yılının ilk beş ayında 182 çocuk cinsel istismara maruz bırakıldı.

Eğitim Sen, 2016-2017 Eğitim-Öğretim Yıl Sonu Eğitimde Cinsiyetçilik Raporu’nu açıkladı. Eğitim Sen Genel Merkezi’nde Kadın Sekreteri Derya Yulcu tarafından açıklanan rapora göre, Türkiye’de toplumsal cinsiyet eşitsizliği ve ayrımcılığı, eğitimden çalışma yaşamına, sağlıktan karar mekanizmalarına katılıma kadar yaşamın her alanında ciddi boyutlarda. Raporda, bu eşitsizliğin özellikle kadınları ve kız çocuklarını etkilediği belirtilerek, kız çocuklarının okula devamında toplumsal cinsiyet boyutunun tüm düzenlemelerle ve uygulamalarla hayata geçirilmesinin önemine dikkat çekildi. 

Eğitim Sen, 2016-2017 Eğitim-Öğretim Yıl Sonu Eğitimde Cinsiyetçilik Raporu’nda şu bilgilere yer verildi:

'ÇOCUK İSTİSMARI ARTIYOR'

“12 yaşından büyük çocukların kendi yaşlarıyla orantılı cinsel farkındalıkları araçsallaştırılarak tecavüzcüleri aklamak için bir düzenleme yapılmak istenmesi 2016 yılına kara bir leke olarak geçti. Karşı karşıya olduğumuz tehdit, sadece bir ceza düzenlemesi değil, bu ülkedeki milyonlarca kız çocuğuna biçilen, layık görülen karanlık bir gelecektir. AKP’nin kız çocuklarını istismarcıları ile evlendirmek istediği yasa taslağı kadın örgütlerinin eylemleri ile geri çekilmiştir. 

İLK 5 AYDA 182 ÇOCUK İSTİSMARA UĞRADI

2016 yılında Ensar Vakfı’nda 45 erkek çocuğunun cinsel istismara uğramasının ardından, Adıyaman’da 30 öğrencinin cinsel istismara uğraması ile çocuk istismarının geldiği boyut ortaya çıktı. Milli Eğitim Bakanlığı çocuk istismarını önlemek için politikalar geliştirmediği gibi konuyla ilgili istatistik tutmaya bile gerek duymuyor. Kadın örgütlerinin yaptığı istatistikler ve mahkemelere yansıyan olaylar neticesinde, MEB’in cinsel istismarı meşrulaştıran politikaları sonucu, 2017 yılının ilk beş ayında 182 çocuğun cinsel istismara uğradığı ortaya çıktı.

Türkiye’de AKP’nin iktidarda olduğu 2002’den bu yana 18 yaşın altında 440 bin çocuk doğum yaptı. 15 yaşın altında cinsel istismara uğrayarak doğum yapan çocuk sayısı ise 15 bin 937 olarak kayıtlara geçti. Tüm bu verilere karşın hükümet, çocuklara yönelik istismarı önleyecek tedbirleri almamıştır.

ÇOCUKLARA AKP ENGELİ

Türkiye’de özellikle kız çocukları başta olmak üzere yoksul, emekçi ailelerin, kırsal kesimde ve/veya bölge illerinde yaşayan çocuklar; eğitim hakkından eşit koşullarda ve parasız olarak yararlanamamaktadır. Ulusal, cinsel, sınıfsal vb. eşitsizlikler, anadilinde eğitim gibi en temel sorunlar hükümetlerin çözmek bir yana daha da derinleştirdiği temel sorunlar olarak eğitim sisteminin öncelikli gündem maddeleri olmayı sürdürmektedir.

AKP’nin cinsiyetçi politikalarından dolayı okula devam edemeyen kız öğrenciler erken yaşta evlendirilirken erkek çocuklar ise ev dışında çalıştırılmaya mahkûm bırakılmıştır. 

709 BİN ÇOCUK İŞÇİ

AKP iktidarı döneminde 20 bine yakın işçi iş cinayetlerinde yaşamını yitirmiştir. 2012 yılında 601 bin olan 15-17 yaş arası çocuk işçi sayısı, 2016 yılına gelindiğinde 709 bin olmuştur. İş cinayetleri hız kesmezken, çocuk işçi ölümleri de giderek “yerleşik” bir hal almıştır. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin raporuna göre 2016 yılı boyunca en az 56 çocuk işçi çalışırken hayatını kaybetmiştir. 2017’nin ilk 4 ayında ise her ay en az 2 çocuk iş cinayetine kurban gitmiştir. Buna en çarpıcı örnek ise, mayıs ayında yine çocuk işçi cinayetiyle başladı. Resmi tatil olan 1 Mayıs’ta, çalıştığı atölyede, yük asansörü ile duvar arasına sıkışan çocuk işçi Ömer Faruk Sever hayatını kaybetti.

MÜFREDATIN İÇERİĞİ CİNSİYETÇİ 

Eğitimin özellikle AKP hükümetinin resmi politikaları bağlamında eğitim kurumlarının, dolayısıyla ders kitaplarının cinsiyet rolleri açısından incelenmesi büyük bir önem taşımaktadır. Çünkü AKP hükümeti, ders kitapları aracılığıyla ideolojisini geleceğe aktarıyor. Çocuklar küçücük yaşta evlensin, evde erkeğin, toplumda da devletin denetimi altında olsun istiyor.

Geleneksel kadınlık rollerini İslami kurallar ile meşrulaştırmaya çalışan MEB, eğitimin en önemli unsuru olan ders kitaplarıyla, aile yaşamını kutsayan ve kadını yok sayan politikalarla kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetlerini meşrulaştırıyor. Eğitimde cinsiyetçi ifadelerin yaygınlaştığı eleştirilerinin yoğunlaştığı bir dönemde Milli Eğitim Bakanlığı bu ve benzeri kitapların öğrencilere ulaştırılmasına aracı oluyor.

Karma eğitime yönelik müdahaleler, eğitimin dinselleşmesi ve çocukların geleneksel rol kalıpları ile yetiştirilmesine yönelik müfredatlar da cinsel istismarın önünü açıyor.

ÇOCUK 'GELİN', ÇOCUK 'DAMAT'

2015-2016 yıllarında karşımıza çıkan ‘küçük gelin' Aman kızım, babana kocana karşı gelme' şeklinde konuşması ,‘Kadın kocasına köle olmalıdır, kurban olmalıdır, olmazsa dayağı hak eder' gibi örneklerle örtük (gizli) öğrenme yoluyla kız çocuklarının bilincine itaat etmesinin empoze edildiği bu eğitim öğretim yılında da farklı şekilde karşımıza çıkmaya devam etti. 2017 yılında, Mavideniz Yayınlarının 1. sınıflar için yardımcı kitap olarak kullanılan ‘Etkinliklerle Okuma Yazma’ setinin 12. fasikülünde ‘Özge küçük gelin oldu’ cümlesiyle eşleştirilecek olan bir kız çocuğuna gelinlik giydirildiği bir görsel kitapta yer alırken, yayının bu şekilde Talim Terbiye Kurulundan nasıl geçtiği akıllarda soru işareti olarak kalmıştır. 

Müfredat değişiklikleri ilkokulda, ortaokulda, lisede işlenecek derslerin içeriği ve bunlarla ilgili önemli ve tüm toplumu ilgilendiren düzenlemelerdir. Müfredat değişikliklerini içeriğinin ne olacağı, nasıl bir değişiklik önerildiğinin bütün yönleriyle, bilim insanları, eğitim bilimciler ve eğitim sendikalarının görüşleri alınarak, çeşitli yönleriyle tartışılarak belirlenmesi gerekirken, MEB’in müfredata yönelik eleştiri ve önerileri dikkate almayarak hareket etmesini kabul etmek mümkün değildir.

MÜLTECİ ÇOCUKLAR OKULLARI YARIDA BIRAKIYOR

Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF), Türkiye'deki Suriyeli mülteci çocukların yüzde 40'ının okula gitmediğini açıklamıştır. Türkiye’de çok sayıda Suriyeli çocuk dil engeli ve Türkçe konuşamayanlar için Türkçe dil desteğinin olmaması yüzünden devlet okullarına gidemiyor. Birçok mülteci çocuk okulda ayrımcılığa uğradığı ve toplumsal uyum sorunları yaşadıkları için ya okulu bırakıyor ya da bu yüzden kayıt yaptıramıyor.

Avrupa İstatistik Kurumu (Eurostat), 2016’da savaş ve kriz bölgelerinden yanlarında ebeveyn ya da herhangi bir yetişkin olmadan Avrupa Birliği (AB) ülkelerine kaçan mülteci çocukların sayısının 63 bin 300 olduğunu açıkladı.

96 BİN ÇOCUK TEK BAŞINA AVRUPA GİTMEK ZORUNDA KALDI

2015 yılında tek başına Avrupa'ya gitmek zorunda kalan çocukların sayısı 96 bin olarak belirlenmişti. 2016’da AB ülkelerine sığınan mülteci çocukların yüzde 89'unun erkek çocuğu yüzde 11’nin ise kız çocuğu olduğu ve bu çocukların yüzde 68'inin 16 ile 17 yaşları arasında olduğu belirlenmiştir. Türkiye'de göçmen, mülteci olarak bulunan insan sayısı ise 3 milyon 551 bin 78 kişidir. UNICEF’in son yayımlanan raporuna göre yalnız başına yolculuk yapan mülteci çocuk sayısı 2010 yılından bu yana hemen hemen beş kat artarak ürkütücü düzeye ulaştı.”

MÜCADELEYE DEVAM

Eğitim Sen’in raporunda okullarda son dönemde yaşanan cinsel istismarlara ilişkin de şu bilgilere yer verildi:

“* AKP hükümeti yurt açığını gidermek, kamusal, parasız ve nitelikli barınma hakkı için politikalar üretmek yerine, eğitimi cemaat ve özel yurtlara teşvik etmiştir. Kasım 2016’da Adana’nın Aladağ ilçesinde bulunan kız öğrenci yurdunda meydana gelen yangında 11’i öğrenci olmak üzere toplam 12 kişi hayatını kaybetmiştir. Mardin’in Derik ilçesine bağlı Göktaş köyünde bulunan Göktaş İlköğretim Okulu’nda 35 çocuk cinsel istismara uğradı. Okul hademesi Ş.Y.’nin yaşları 6 ila 12 arasında olan kız çocuklarına cinsel istismarda bulunduğu ortaya çıktı.

* Batman’da bir İmam Hatip Lisesi’nde yaşanan cinsel istismarı, aynı okulda okuyan bir öğrencinin intihar girişiminde bulunması sonrası aldığı psikolojik destek sırasında, kendisi gibi 4 çocuğun daha istismara maruz kaldığını söyledi ve böylece istismar ortaya çıktı. Ankara Haymana’da lise müdürü S.K.’nin erkek öğrencilere cinsel istismarda bulundu. İstismara ilişkin 100'e yakın öğrenci BİMER'e başvurdu.

* İzmir Bayraklı’da 6 çocuk, ilkokulun müdürü Adil Ş. tarafından istismara uğradı. Çocukların öğretmenleri tarafından anlaşılması ile olay ortaya çıktı. Aydın’da lise öğrencisi 17 yaşındaki bir çocuk 3 yıl boyunca 200 erkeğin sistematik olarak cinsel istismarına uğradı.”

Raporun sonunda konuşan Eğitim Sen Kadın Sekreteri Derya Yulcu, “Eğitim Sen olarak, kamusal, parasız, demokratik, nitelikli, bilimsel ve anadilinde eğitim hakkının önündeki engellerin kaldırılması, cinsiyetçi ve cinsel saldırıları körükleyen zihniyetin değişmesi için mücadele etmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. (DİHABER)
 

www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.