'Öğrencilerimiz KHK’lerin hükümsüz olduğunu gösterdi'

'Öğrencilerimiz KHK’lerin hükümsüz olduğunu gösterdi'

KHK ile ihraç edilen ve okullarının önünde kitap okuma eylemleri başlatan Eğitimciler Hüseyin Demir ve Mehmet Sarı: Korku duvarını birlikte yıktık.

Eylem NAZLIER
İstanbul

İstanbul’da 686 sayılı KHK ile ihraç edildikten sonra okullarının önünde öğrenci ve velileriyle kitap okuma eylemleri başlatan Eğitim Emekçileri Hüseyin Demir ve Mehmet Sarı, işlerine dönene kadar mücadele etmeye devam edeceklerini söyledi.  

İşlerine dönmek için en meşru ve demokratik haklarını kullandıklarını belirten Hüseyin Demir, “Korku duvarını velilerle yıktık” dedi. Öğretmen Mehmet Sarı da, “Veliler ve öğrenciler öğretmenlerinden vazgeçmeyeceklerini gösterdi, KHK’lerin hükümsüz olduğunu gösterdi” dedi. 

‘KORKU DUVARINI BİRLİKTE YIKTIK’

Hüseyin Demir, 686 sayılı KHK ile Sancaktepe’ye bağlı Hisar Yapı İlköğretim Okulundaki görevinden ihraç edildikten sonra her hafta okul önünde öğrenci ve velileriyle kitap okuma etkinliği yapıyor.

Etkinliğin altıncı haftasında Hisar Yapı İlköğretim Okulu önüne giderek Hüseyin Demir, velileri ve Demir’e desteğe gelen Öğretmen Mehmet Sarı ile konuşuyoruz. Her hafta Salı günü akrep ve sivil polislerin ablukasında yapılan etkinliğe, Demir’in aynı KHK ile ihraç edilen eşi ve 3 aylık bebekleri Bahar da katılıyor. 

Baskılara rağmen veliler de öğretmenlerine sahip çıkmakta kararlı. “Velilerle birlikte korku duvarını yıktık” diyerek kendisine verilen desteği tarif etmeye çalışan Demir, Sancaktepe İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün velileri, etkinliğe katılmamaları yönünde tehdit ettiğini hatırlatarak şöyle konuştu: “İlçe Milli Eğitim Müdürü yetkisini aşmış durumda. Kendisine tanımlanmış görevin sınırlarını aşmıştır. Velilerin nereye gidip gidemeyeceğine o karar veremez. Okul sınırları içinde de görevleri sınırlı ve tanımlıdır.” 

İlçe Milli Eğitim Müdürünün eylemi kriminalize etmek istediğini söyleyen Demir, “İlçe Milli Eğitim Müdürü velilere benim bir örgütle bağlantım olduğunu söylemiş. Günümüzde hakkını arayan herkesin bir örgütle bağlantısı kuruluyor. Dolayısıyla bu tip durumlar inandırıcı değil. Biz diyoruz ki belgeniz varsa çıkarın. Biz de bilelim. En azından işimizden neden olduğumuzu öğrenmiş oluruz” dedi.

‘BİZİM YERİMİZ OKULLAR’

Tüm bu baskılara rağmen verilen desteğin de büyük olduğuna dikkat çeken Demir, “Sürekli yanımızda olan arkadaşlarımız, dostlarımız var. Direnişimiz sürdüğü süre zarfında bir iş arama niyetimiz yok. Bizler öğretmeniz. Bizim yerimiz okullar. Bu direnişi sonuna kadar devam ettireceğiz” diye devam etti. Sohbetimiz esnasında ise bir öğrencisi Hüseyin Demir’in  yanına gelerek, onu çok özlediğini söyledi.

BİR ÖĞRETMENİ EN İYİ TANIYAN ÖĞRENCİLERİDİR

Hüseyin Demir’in eylemine destek için gelenler arasında Vasfi Rıza Zobu İlkokulu’nun önünde tam 15 hafta velilerle birlikte adalet için kitap okuyan 28 yıllık öğretmen Mehmet Sarı ve velileri de vardı.

Okullar tatil olduğu için etkinliğe kısa bir süre ara veren Sarı, “Kitap okuma etkinliğine, 30 Mayıs’ta alternatif karne şenliğimizle ara verdik. O gün yüzlerce velim beni yalnız bırakmadı. Nokta koymadık sadece bir virgül koyduk. Adalet arayışımız devam edecek. Adaletsizlikler ve hukuksuzluklar devam ettikçe. Velilerimizle, dostlarımızla işlerimize dönene kadar mücadele edeceğiz” dedi. Velilerle ve öğrencilerle yaptıkları eylemin çok güçlü olduğunu söyleyen Sarı, “Bir öğretmeni en iyi tanıyan öğrencileri ve velileridir. Bizi tanımak istiyorsanız gelin öğrencilerimize, velilerimize sorun. Burada suçlu ilan edilme var, terör örgütleri ile ilişkilendirme gibi bir suçlama var. Biz bu suçlamayı kabul etmiyoruz. Hukuksuzluğun olduğu iklimden yararlanarak bizi işlerimizden ettiler. Ama veliler ve öğrenciler de öğretmenlerinden vazgeçmeyeceklerini gösterdi, KHK’lerin hükümsüz olduğunu gösterdi. Mücadelemiz devam edecek” diye konuştu.

İhraç edilmesinin ardından yaşadığı mali sıkıntıyı da paylaşan Sarı, “Her geçen gün biraz daha zorlanıyoruz. İki çocuğum var. Biri üniversiteye, biri TEOG’a hazırlanıyor. İkisi de dershaneye gitmek zorunda kalacaklar. Evimizin genel giderleri var. Eşim çalışıyor. Asgari ücretle. Biraz zorlanıyoruz” dedi.

‘HÜSEYİN HOCAYA KEFİLİZ HER ZAMAN YANINDAYIZ’

Sohbetimize Hüseyin Demir’in velileriyle devam ediyoruz. Baskılardan kaynaklı isimlerini vermekten çekinen veliler, her zaman öğretmenlerinin yanında olacaklarını söyledi. Bir veli, “Biz bu okulda Hüseyin hoca gibi bir öğretmenle karşılaşmadık. Hem anlayışlı, hem ders anlatımı çok iyiydi. Dört dörtlük biriydi. İnşallah geri döner”  derken, başka bir veli ise, “Bir sürü çocuk gönderdim okula böyle bir öğretmene ilk defa denk geldik. Kendisini işinden ettikleri gibi daha doğmamış bebeğinin ekmeğini bile elinden aldılar. Siz söyleyin bu adam niye mücadele vermesin. Çocuklar da çok üzüldü. Yeni öğretmenlerine alışamadılar.  Öğretmenimizi istiyoruz” diye konuştu.  Başka bir veli de “Hakkını ödeyemeyiz. Oğlumu adeta baştan yarattı. Kim ne derse desin, Hüseyin Hocayı tanıyoruz. Hüseyin Hoca gittikten sonra oğlumun psikolojisi bozuldu. Her zamanda diyor ‘Ben Hüseyin Hocadan başka bir öğretmen istemiyorum.’ Babasını bile o kadar sevmiyordu. İlişkisi harikaydı”  dedi. Bir başka veli de, “Benim kızım derslerden biraz geri kalmıştı. Ona kaç hafta ek ders verdi. Başka bir öğretmen olsaydı para karşılığında yapardı ama Hüseyin Hoca hiçbir şey talep etmedi” diye konuştu. Seçimlerde oyunu  AKP’ye verdiğini söyleyen bir veli ise tepkisini şöyle aktardı:  “Ben oyumu her zaman AKP verdim. Ama Hüseyin Hocaya yapılan yanlışı gördüm. Hüseyin Hoca her zaman bize yardımcı olan biriydi. Biran önce Hüseyin Hoca’ya yapılan yanlıştan dönülmeli. Şimdi şu ilkokulun önünde ne gerek var, akrebe, sivil polise. Çocuklar da korkuyor. Ne zarar gelir Hüseyin Hocadan. Biz Hüseyin Hocayı tanıyoruz ve kefiliz. Her zamanda yanında olacağız.”

www.evrensel.net
ETİKETLER Hüseyin Demir