İşçi Halil’in ekmeği küçüldü

İşçi Halil’in ekmeği küçüldü

2010-2012 toplu iş sözleşmesi dönemi, üretim ve kârlarını arttıran metal patronların tersine işçiler için kayıpla geçti. Diğer metal işçileri gibi İzmir Demir Çelik işçilerinin beklentisi de bu kayıpların Eylül ayında görüşmeleri başlayacak TİS ile telafi edilmesi.Türk Metal ve MESS arasın

Turan Kara

Türk Metal ve MESS arasında yapılan 2010-2012 grup toplu iş sözleşmesi, kriz tartışmalarının sürdüğü ve işten atmaların yaşandığı bir dönemde imzalanmıştı. Özellikle kriz vurgusuyla patronların da memnun olduğu bir ‘ücret artışı’ sağlanmıştı. İmzalanan sözleşme ile işyeri ortalama saat ücretlerinde yüzde 5.35 oranında artış yapılmıştı. Önceki sözleşmelerde de benzer oranda zam alan işçilerin son 8 yıldaki enflasyonla birlikte gerçek ücretleri ilerlemek bir yana adeta geriledi.

KRİZ SÖYLEMDE İMİŞ

O günden bu yana işverenler rekor düzeyde üretim artışı ve kâr elde etti. 2011 yılında Türkiye, en büyük 30 çelik üreticisi ülke arasında, dünya ortalamasının iki misli üretim gerçekleştirerek üretimini en yüksek oranda arttıran ülke oldu. Türkiye 2007'ye kıyasla yüzde 32 oranındaki üretim artışı ile Çin, Hindistan ve Güney Kore'nin ardından en iyi performansı gösteren dördüncü ülke oldu.

Kriz döneminde, pek çok çelik üreticisi ülkede yüzde 40’lara varan üretim düşüşleri yaşanırken, Türkiye’de bu düşüş yaşanmadığı gibi, tüketim açısından bakıldığında 2011 yılı itibariyle, Türkiye’nin çelik tüketiminin kriz öncesi olan 2007 yılındaki seviyesinin, yüzde 13.6 oranında üzerine çıktığı gözlendi.

İDÇ’NİN GELİRİ YÜZDE 55 ARTTI

Girdi çıktı yaparak işçilerin ücretlerini yarıya düşüren ve 2002 yılından bu yana düşük ücretlerle işçi çalıştıran, krizi ve ekonomik daralmayı sebep göstererek yaklaşık 190 işçiye toplu çıkış veren, işe aldığı genç işçileri asgari ücretten iş başı yaptıran İzmir Demir Çelik (İDÇ) patronu, 2011’de rekor kırarak gelirini yüzde 55 arttırdığını belirtiyor.

Geçtiğimiz Cuma günü açıklama yapan İDÇ Yönetim Kurulu Başkanı Halil Şahin, İDÇ’nin toplam gelirlerinin önceki yıla göre yüzde 55 artış gibi rekor bir seviyeyle 1.42 milyar liraya ulaştığını belirtti. “2011’de ihracattan 523 milyon, gemilerimizden 18 milyon olmak üzere 541 milyon dolar mal ve hizmet ihracatı gerçekleştirdik” diyen Halil Şahin ayrıca aynı dönemde yatırımları aralıksız olarak devam ettirdiklerini ve bağlı ortaklıklarla birlikte toplam 80 milyon lira yatırım gerçekleştirdiklerini söyledi. Toplu işten çıkarma yaptıkları zaman da dâhil, şirketin devam eden 3 yatırım projesi arasında 12 milyon Avro maliyetli sürekli döküm makinesi ile çevre birimlerinin revizyonunun 2012’de tamamlandığını ve bu yatırımla ürettikleri kütük boylarının çeşitlendirilmesine imkân sağlandığını söyleyen İDÇ patronu, bölgede işçilerin gelirinin küçülmesine karşılık patronların nasıl büyüdüğüne ‘küçük’ bir örnek.
Yaklaşan toplu sözleşmelere, elde ettikleri rekor kâr ve kapasite artırımı, yatırımların büyümesi ve pazarların açılması ile giren demir-çelik patronlarının karşısına çıkacak olan işçilerin beklentisi geçen yılların telafisi.

İŞÇİ HALİL’İN EKMEĞİ KÜÇÜLÜYOR

İşçi Halil’in ise gittikçe küçülen geliri herhangi bir ‘yatırım’ yapmasını engelliyor. Patron Halil’in 1 yılda 1.42 milyar liraya ulaşan gelirinin yanında işçi Halil’in İDÇ’de işe başlama ücreti 900 lira. Buna ikramiye de dâhil. 5 veya 10 yıllık işçi olan Halil’den bahsedecek olursak bu ücret 1200 ila 1300 lira civarında. Yaşamında günde 12 saat çalışma rutin hale gelmiş ve kira ödeyerek oturduğu evin geçimini sağlayacak başka bir yolu da yok. 2002’den bu yana ücreti gittikçe küçülen işçi Halil, 2002 yılları civarında köşeye birkaç kuruş koyabilecek durumdayken, şimdilerde ne çocuğunun eğitim masrafını, ne tatili sağlayabilecek bir “büyümeye” kavuşamıyor. 2007’ye oranla 250 lira olan ev kirası yüzde 80 artışla 400-450 liraya, mutfak tüpü 32.5 liradan yüzde 100 artışla 64.5 liraya, 35 kuruş olan ekmek fiyatı yüzde 100’ü aşan bir oranla 75 kuruşa çıktığı halde ücreti 2007’den bu yana yaklaşık yüzde 15 arttı. İşçi Halil 2007’den bu yana zorunlu giderlerini karşılayabilmek için daha fazla çalışmak zorunda kaldı.
(İzmir/EVRENSEL)


PATRONLARIN 2012  PLANLARI

Türkiye Demir Çelik Üreticileri Derneği verilerine göre 2011 yılında, Türkiye’nin toplam demir çelik ihracatı, yüzde 5.3 oranında artışla 17.6 milyon tondan, 18.54 milyon tona çıkarken bunun değer karşılığı ise, yüzde 25.2 oranında artışla 13.29 milyar dolardan 16.63 milyar dolara yükseldi.

Patronlar 2012 yılında, üretimin yüzde 10 civarında artışla 38 milyon ton, ihracatın yüzde 7 civarında artışla 20 milyon ton seviyesinin üzerine çıkmasını bekliyorlar. İhracat gelirinin ise 2011 yılına kıyasla 4 milyar dolar artışla 20 milyar dolar civarında gerçekleşmesini bekleyen demir çelik patronlarının, iç tüketimdeki artış beklentileri ise daha fazla. 2011 yılında 27 milyon ton seviyesinde gerçekleşen Türkiye’nin çelik ürünleri tüketiminin, 2012 yılında 29 milyon tonu aşacağı tahmin ediliyor.


KENTSEL DÖNÜŞÜMÜ BEKLİYORLAR

Demir çelik patronları, kamuoyunda kentsel dönüşüm yasası olarak bilinen “Afet Riski Altındaki Yapı ve Alanlar Hakkında Kanun”la birlikte 2012 ve sonrasında yurtiçinde mevcut altyapı ve konut projelerinin yanında, başta İstanbul olmak üzere büyük illerde pek çok bölgede gündemde olan kentsel dönüşüm projeleri ile yabancıya konut satışında mütekabiliyet şartını kaldıran yasanın inşaat sektörünü canlandıracağına dikkat çekiyorlar. Patronlar, bu durumun üretimi artacağını öngörüyor ve buna hazırlık yapıyorlar.


İŞÇİ HALİL’İN TİS’TEN BEKLENTİSİ BÜYÜK

Aliağa’da bulunan demir çelik fabrikalarında 2007 krizi de kullanılarak eski, ücretleri ve kazanılmış hakları yüksek işçiler çıkarılarak genç işçiler alındı. Pek çok fabrika 5 ila 10 yıllık işçilerin yanı sıra 3-4 senelik işçilerle çalışıyor. Bundan dolayı toplu sözleşmede en önemli gördükleri madde işe giriş ücretlerinin ve kök ücretin yükseltilmesi. “Pek çok kişi işbaşı yapıyor ama devam edebilenlerin sayısı çok az. Çünkü bu ücrete bu işkence çekilmez diye düşünüyor. Ücretlerimizin dişe dokunur biçimde yükseltilmesini istiyoruz. Ama henüz bize bir şey soran yok. Taslağı kendileri hazırlıyorlar ve iddialı konuşuyorlar” diyen bir işçi uzun zamandır düşük ücretlere sabrettiklerini ama bunun sınırına yaklaştıklarını ifade ediyor.

www.evrensel.net