Gürsoy: Katar gerginliğinin bölgeye yayılma ihtimali var

Gürsoy: Katar gerginliğinin bölgeye yayılma ihtimali var

İstanbul Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yaprak Gürsoy, Katar krizine dair gelişmeleri Evrensel'e yorumladı.

Şerif KARATAŞ
İstanbul

Katar krizi ve Türkiye’nin rolüne dair gelişmeleri İstanbul Bilgi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yaprak Gürsoy ile konuştuk. Gerilimin ABD’nin takınacağı tutuma göre şekilleneceğini belirten Gürsoy, “Giderek artan gerginliğin bölgeye daha fazla yayılması, hatta belki Rusya’yı da içine çekecek bir girdaba dönüşmesi ihtimal dahilindedir” dedi.

ABD, DENGE POLİTİKASINI TERK ETTİ

Trump’ın Suudi Arabistan’a ziyareti ve imzaladığı silah anlaşmalarının ardından Suudi Arabistan’ın başını çektiği ülkelerin Katar’la ilişkilerini kesmesini değerlendiren Yaprak Gürsoy, “Körfez ülkeleri arasındaki son gelişmeleri, Ortadoğu özelinde ve hatta dünya genelinde uzun zamandır yeni bir ittifak kurma sürecine girildiği şeklinde yorumlamak mümkündür” dedi. Gürsoy şöyle devam etti: “ABD hükümetleri Körfez’de daha dengeli bir siyaset izlerlerken, Trump’ın, Suudi Arabistan’a gerçekleştirdiği son seyahatte bu denge politikasını bilinçli veya bilinçsiz olarak terk ettiğini düşünebiliriz. Trump’ın sosyal medya paylaşımlarından anladığımız, bu gezi sırasında silah satımı dışında Katar meselesinin de gündeme geldiği ve Trump’ın Riyad’a, Doha konusunda yeşil ışık yakmasa da göz yumduğudur. Zaten çeşitli ekonomik ve ideolojik sebeplerle Katar ile Suudi Arabistan arasında var olan rekabet bilinen bir gerçekti. Bu rekabetten doğan gerginliğin bir anda Trump’ın Körfez ziyareti sonrası artması, ABD’nin değişen politikasının bir ürünü olarak görülebilir.”

‘GERGİNLİK BÖLGE HAKİMİYETİ İÇİN ARTTI’

Gürsoy’un, Trump ziyareti sonrası Katar tartışmalarının sürdüğü sırada İran’da IŞİD’in üstlendiği saldırıya ilişkin değerlendirmesi ise şöyle oldu: “Klasik uluslararası ilişkiler çalışmalarının da vurgulayacağı gibi Riyad ve Doha arasındaki çatışma iki Körfez ülkesinin müttefiklerine de bulaşmıştır. İran, Katar’ın özellikle ekonomik alanda bir müttefiki ve Suudi Arabistan’ın rakibi olarak gerginliğe hızlıca dahil olmuştur. İran ile yapılan nükleer anlaşmanın Ortadoğu’daki dengeleri değiştirdiği ve Tahran ile Riyad arasındaki bölge hakimiyeti konusunda var olan gerginliği arttırdığı da bilinen bir gerçekti. Bölgeyi uzun zamandır takip eden yorumcular, aslında bu tip çatışma risklerinin de nükleer anlaşma sonrası artabileceği yorumlarını yapıyorlardı. İran parlamentosunda gerçekleşen saldırıdan Tahran’ın Riyad’ı sorumlu tutması domino taşları gibi çekişmenin Ortadoğu’ya yayılma riskini ve karamsar yorumların gerçekleştiğini göstermektedir.”

TÜRKİYE, İRAN VE KATAR’LA HAREKET EDECEK

AKP Hükümetinin Katar’la daha önce yapılan anlaşmalarla ilgili takvimi hızlandırarak, Türkiye askerlerinin Katar’da konuşlanmasını içeren tezkereyi Meclisten geçirmesini de yorumlayan Doç. Dr. Gürsoy, “Türkiye’nin bu çatışmaya dahil olmasını da ittifaklar üzerinden yorumlamak gerekir. Ortadoğu siyasetinden uzak duran, ABD ile özellikle NATO çerçevesinde iş birliğini koruma gayretinde olan eski Soğuk Savaş dış politikasını Türkiye terk edeli zaten uzun bir süre olmuştur. Bölgede söz sahibi olmak ve ekonomik çıkarlarını korumak isteyen Türkiye’nin bu son gelişmelere sessiz kalmamasına şaşırmamak gerekir. Son senelerde Katar’la Türkiye arasındaki ekonomik bağlar güçlenmiştir. Son gelişmeler, Türkiye’nin de Katar’ın ve İran’ın bir müttefiki olarak hareket edeceğini göstermektedir. Bu yeniden güçlenen ittifakın iç politikaya yönelik anlatım tarzı, durumu vatandaşlara daha anlaşılır kılma niyeti olarak görülebilir” ifadelerini kullandı.

‘TÜRKİYE DIŞ POLİTİKASINI GEREKİRSE DEĞİŞTİREBİLİR’

Yaprak Gürsoy, Türk askerinin Katar’da bulunmasının hem iç siyasete hem de Ortadoğu’daki siyasete etkisine ilişkin şunları söyledi: “Orta-doğu’daki bu yeni çatışmanın keskinleştirdiği ittifakların ne kadar sağlam olduğu Katar’ın izleyeceği politikaya bağlı olduğu kadar, orta vadede ABD’nin takınacağı tutuma göre de şekillenecektir. Giderek artan gerginliğin bölgeye daha fazla yayılması, hatta belki Rusya’yı da içine çekecek bir girdaba dönüşmesi ihtimal dahilindedir. Bu durumda ABD’nin nasıl bir tutum sergileyeceği, hatta yekpare bir tutum benimseyip benimsemeyeceği, Trump hükümetinin iç politikadaki durumuna göre de şekillenecektir. Değişen koşullara göre Türkiye’nin de kendi dış politikasına ayar vereceği ve bunu gerektiğinde vatandaşlara değişik şekillerde aktaracağını beklemek gerekir. Önümüzdeki birkaç hafta içinde bölgede hızlı değişimler olacak ve içinde bulunduğumuz gerginlik bir şekilde ya sıcak savaşa ya da daha sonra tekrar alevlenme riskini içinde barındıran bir detanta evrilecektir.”

www.evrensel.net