İsmet Patron’dan ders çıkarmak

İsmet Patron’dan ders çıkarmak

İnebolu Postası Gazetesi Kurucu ve Yazı İşleri Müdürü Cemal İlyasoğlu, Türkiye Üretici Köylü Sendikası kurucularından İsmet Patron'u yazdı.

Cemal İLYASOĞLU
İnebolu Postası Gazetesi Kurucu ve
Yazı İşleri Müdürü

Gazetede otururken bir telefon geldi yaklaşık 5 ay önce falan.

Ben Trakyalı Çiftçi İsmet Patron (84) demişti, karşımdaki ses.

Kendi adını belleğime bir kez yazdırmış bir daha da çıkmamıştı, genel kongredeki çok gür ve ders veren konuşmasından bu yana.

Aynı gür ve dingin ses aradan geçen 12-13 yıla rağmen hiç eksilmemiş, sözleri ise o günkü gibi tam ders verir nitelikteydi.

Yaklaşık yarım saatlik telefon sohbetimizde, “Bu yaşıma rağmen hâlâ tarlada spor yapıyorum, hâlâ kitap okuyorum, hâlâ Ergene Havzası’nı ve Ergene Nehri’ni zehirlemek isteyenlere karşı mücadele ediyorum, hâlâ çocuklarıma iyi bir gelecek için çalışıyorum, demişti.

Trakya’daki ve Türkiye’deki tarım sorunlarından kısa kısa söz eden İsmet Patron, “Ergene Havzası’nı çarpık sanayiye açtılar, yer altı ve yer üstü sularımıza fabrika atıklarını salarak zehir saçıyorlar. İstanbul’daki kentsel dönüşümün bir parçası olarak istenmeyen fabrikalar bölgemize kaydırılıyor ve bölgemiz İstanbul’un çöplüğü gibi kullanılmaya başlandı, uçsuz bucaksız verimli Trakya toprakları Ergene Havzası gibi kirletiliyor, tarım ve hayvancılığın yerini gözü dönmüş doymaz kapitalist tekellerin devasa fabrikaları alıyor. Yürütülen politikalar sonucu Trakya köylüsünün elindeki tarım arazileri hızla el değiştiriyor. Ya toprağını satması ya da zehir gibi akan sudan üretim yapmasının istenildiğini belirtmişti.

Bu ve benzeri sorunlar Türkiye’nin her yerinde var. Bunlarla güçlü bir üretici köylü sendikası ile baş edilebileceğini belirterek, toplumsal mücadelenin öneminden söz etmişti.

Trakya’ya sahip çıkılan birçok eylemde önde yürüyen, çiftçi kurultayları, panellerde, toplantılarda, mitinglerde başrol almaktan çekinmeyen okuyan aydın üreten çiftçi İsmet Patron, daha yapılacak çok şey var diyordu, Ancak; aldığım acı haber, Türkiye Üretici Köylü Sendikası kurucularından, yaşamı, mücadelesi, pratiği ve sohbetleri ile derin iz bırakan, ders veren, öncü aydın çiftçi İsmet Patron’un son yolculuğuna uğurlandığı oldu.

Trakya köylüsünün başı sağ olsun, ışıklar içinde uyusun.

ERGENE HAVZASI VE İNEBOLU BALIKÇILARI

Sevgili İsmet Patron, Trakya’ya davetini bir türlü dengine getirip yapamadım. Seninle yaptığım telefon sohbeti bile, değerlerime çok şey kattı. Ergene Havzası’nı ve Ergene Nehri’ni zehirleyen gözü dönmüş doymaz kapitalist zihniyet, Küre ilçemizin tepesini maden çıkarıyorum diye tamamen yok etti. Şimdi de madeni daha ucuza taşıyacağım, kamyonculara çok para veriyoruz diye, orman ve ağaçlar talan edilerek boru hattı kuruyor. Küre’den İnebolu’ya uzanacak boru hattı içerisinde maden su ile İnebolu Limanına taşınacak. Burada maden yıkanıp kurutulduktan sonra gemi ile başka bölgeye getirilecek.

Borunun içindeki madenin taşındığı su ve madenin yıkandığı zehirli suyu Karadeniz’e salacaklar.

Zehirli suyu arıttık diyecekler, arıza yaptı diyecekler, temiz diyecekler, ama Hopa’da olduğu gibi İnebolu’nun da 4 kilometre sağında ve solunda denize girilemeyecek.

Karadeniz’in rüzgarlı havasında maden tozu, limanın içini de dışını da zehirleyecek.

Ve balık, zehirli suyun buluştuğu bu alandan kaçacak.

Trakya köylüsünün yaşadığı sorunları, İnebolu balıkçısı yaşayacak.

Kurulduğu 125 yıldır balıkçısıyla büyüyen, İstiklal Madalyası almaya hak kazandıran, buradan ekmek yiyen, evine aş getiren, çocuk okutan, İnebolu Limanını, önce sanayi ve uluslararası statüye çektiler, ve balıkçıları rahatsız ettiler. Bölgeyi yatırımsız bırakıp, üretimden uzaklaştırarak insanların göçmesine neden olunurken, şimdi de bölgenin tek limanında istihdam yaratacağız, iş hacmini artıracağız diyerek vatandaşı ikna edip özelleştirmeye hazırladılar. Daha sonra da maden ve maden suyu atıkları ile balığı balıkçıları ve balıkçılığı bitirecekler.

Trakya’da çiftçiyi köyünden edip işçiliğe dönüştüren zihniyet, İnebolu’da balıkçıyı mesleğinden edip ya göçe zorlayacak ya da işçiliğe dönüştürecek. Şimdiden bazı balıkçılar, başka işlere girmeye başladılar. Bir kısmı ilçeden metropol bölgelere göçerken, bir kısmı tersanede, bir kısmı belediyede iş aş aramaya başladı.

Trakya’da yıllardır yaşamını çiftçilikle sürdürenlerin arsasına fabrikatörler gelirken, İnebolu Limanına yıllarını veren balıkçı gidecek ve yerine daha önce ilçemize adım dahi atmamış başka bir sermayedar gelerek, Küre’de olduğu gibi, başka bölgelerden gelen insanlara iş verecek.

İnebolu balıkçısı iş aş ekmek kaygısı ile başka işlere koşarken, emek verdikleri İnebolu Limanı rant için ilçemiz ile hiç bir ilgisi olmayan başkasına gidecek.

Deniz turizminin yerine, alternatif turizm modelleri aranacak. Sırf gözü dönmüş, doymaz kapitalistler para kazanacak diye, Balıkçı yok olacak, balık yok olacak, doğa yeşil çevre yok olacak, Batı Karadeniz maden suyu ile buluşarak zehirlenecek.

www.evrensel.net