‘Darbe-OHAL-KHK Kıskacında 2016-2017 Eğitim Öğretim Yılı’

‘Darbe-OHAL-KHK Kıskacında 2016-2017 Eğitim Öğretim Yılı’

2016-2017 eğitim öğretim yılının sonuna gelindi. Eğitim Sen İstanbul 4 No’lu Şube Başkanı İzzet İldeş değerlendirdi: Darbe, OHAL ve KHK kıskancında.

Eylem NAZLIER
İstanbul

Öğrencilerin karnelerini almalarıyla sonlanacak olan 2016-2017 eğitim öğretim yılının sonuna gelindi. 15 Temmuz Darbe Girişiminin ardından eğitimde yaşanan gelişmeler ve sorunlar hakkında Eğitim Sen İstanbul 4 No’lu Şube Başkanı İzzet İldeş Evrensel’e değerlendirmelerde bulundu. İldeş, 2016-2017 Eğitim Öğretimin Darbe, OHAL ve KHK kıskancında olduğunu belirtti. 

‘TARİHİN EN BÜYÜK SALDIRISI’

İldeş, “15 Temmuz sonrasında yaşanılanlar artık bıçağın kemiği sıyırdığı bir varlık yokluk mücadelesi halini alarak tarihin en büyük saldırı, yıkım ve tahribatıyla eğitim emekçilerini ve öğrencilerini karşı karşıya bıraktı. Darbe-OHAL-KHK süreçleri itibari ile ortaya çıkan tablo korkunç rakamlara ulaştı.105 bin 18 kamu görevlisi görevinden ihraç edildi. Bunların 33 bin 128’i öğretmen, 5 bin 318’i akademisyen, bin 194’ü yüksek öğretim personeli olarak kayıtlara geçti. Bin 176’sı devlet, 401’ i vakıfta olmak üzere bin 577 dekanın istifası istenirken ihraç dalgasından kaynaklı yüzlerce lisansüstü tez yarıda kalırken bölüm kapatmalara kadar süren akademilerden el çektirmeler yaşandı. 24 bin 490 öğretmen aynı dönemde açığa alındı. 10 bin 470’ i Eğitim Sen üyesi 16 bin 459 öğretmen aylarca okullarından ve öğrencilerinden mahrum bırakıldı” dedi. İldeş, verilen rakamlardaki eğitim çalışanlarının çok büyük bir kısmının cezaların sebebini öğrenemediğini dile getirdi.

‘YÜZ BİNLERCE ÖĞRENCİ MAĞDUR’

Bine yakın özel okul bünyesindeki öğrenciler, tüm askeri okul öğrencileri ve devlet okulları da dahil olmak üzere süreçten mağdur olan öğrenci sayısı 1 milyon 612 bin 128 kişi olduğunu söyleyen İldeş, “Özelde çalışan 22 bin 474 öğretmenin çalışma lisansları iptal edildi. 15 vakıf üniversitesi, 109 öğrenci yurdu, bin 17 özel okul kapatıldı. Ne olduğu ile ilgili bilgisi dahi olmayan yüz binlerce öğrenci bu çatışmanın kurbanı oldu” dedi.

“İşte böyle bir atmosferde 9 Haziran Cuma günü öğrencilerimiz karne alarak tatile girecekler” diyen İldeş, “Saldırıların tatile girmeyip hız kesmeden ve hatta artırarak devam edeceği de su götürmez bir gerçek. Yaşanılan tüm bu olumsuzluklara ve kara tabloya karşı mücadele azmi ve yanlışı gören yerden tutum alabilen her eğitimci ve veli ile yan yana gelme zorunluluğumuz bu dönemin en önemli ihtiyacı” olduğunu aktardı.

‘BİLİMSEL NORMLARIN RUHUNA FATİHA OKUTULDU’

15 Temmuz darbe girişiminden önce de eğitimde çeşitli sıkıntılar yaşandığını söyleyen İldeş, “4+4+4 ile eğitimin dini referanslarla yapılanmasını planlayan bugünün düşmanı dünün ortağı ittifak, eğitimin yıllardır bekleyen yapısal sorunlarına dinsel soslu yöntemlerle çözüm arayışına giderken milyonlarca öğrenci, cemaat-iktidar erkinin bu pervasızlıklarının kurbanı oldu. Bir yandan binlerce öğrenci 4+4+4 uygulaması ile acımasızca okul öncesi eğitimden koparılarak 60 ay uygulaması ile ilköğretimlere kayıt ettirilirken, diyanet elli sıbyan mektepleri ile dini eğitim 5 yaşına kadar indirilerek okul öncesi eğitim bilimsel normlarının ruhuna Fatiha okutuldu” diye konuştu.

‘İMAM HATİPLERE HER TÜRLÜ KAYNAK AKTARILDI’

“TEOG garabetiyle ortaöğretime geçmeye çalışan yine milyonlarca öğrenciden büyük bir kısmı hiç istemedikleri ve hatta hak etmedikleri okullara zorunlu olarak kayıt oldu” diyen İldeş, “Yine binlercesi açık liselere yönlendirildi. Ortaöğretimde örgün eğitimin dışına atılan öğrenci sayıları on binleri buldu. Dışarıda kalma korkusuyla on binlerce öğrenci meslek liselerine zorunlu kayıt yaptırdı. Bir önceki dönem itibari ile meslek liseleri sayıları 8 kat arttı. Buradan fırsat yaratmaya çalışan mevcut iktidar yıldızlı imam hatiplerine her türlü kaynak aktarımıyla öğrenci bulma çalışmalarına hız kesmeden devam etti. Öyle ki kendine oy veren veliler bile yurdun birçok yerinde imam hatiplere dönüşen okullara isyan etti” dedi.

PISA SONUÇLARINDA BAŞARISIZLIK

Proje okulları adı altında Türkiye’nin en köklü liselerindeki öğretmenlerin sürgün edildiğine dikkat çeken İldeş, “Köklü okullar, proje adında bir bir yandaş arpalığına dönüştürülürken, bu okullardaki öğretmenler sürgün edildi, öğrenciler bir anda eğitimin sürekliliği ilkesinden mahrum bırakıldı. Öğrenciler tepkilerini eğitimin bilimsel normlarına sırtlarını dönen bu anlayışa sırtlarını dönerek gösterdiler. Eğitimin tarihinde görülmemiş derecede saldırıya ve yıkıma uğradığı bu dönemi tescilleyen de PİSA uluslararası sınav sonuçları oldu. Türkiye 70 ülke içinde fende 51. matematikte 48. okumada 49. sırayı gururla(!) aldı” değerlendirmesinde bulundu.

TALEPLER

Eğitim Sen olarak İldeş taleplerini şöyle sıraladı:
*Başta haksız hukuksuz ihraç olan tüm kamu emekçilerinin göreve iade edilmesi, ve sürecin mağduriyetlerini ortadan kaldıracak uygulamalara son verilmesi,
*Toplumsal gelişmişlik endeksinin başat göstergesi olarak eğitimin kamusal yani devlet eliyle, parasız ve laik olması,
*Tüm bilimsel normların model olarak esas alınması genelinde etnik, coğrafi ve cinsel farklılıklar “Çocuğun Üstün Yararına” ilkesi ile değerlendirilerek eşitsizliklerin ortadan kaldırılması,
*Dini referanslar ve belli bir inancı, milleti baz alan tekçi eğitim müfredat ve modellerinin eğitimde asla kabul edilmemesi,
*Milliyetçilikle, militarizmle, yarışmacı anlayışla yoğurullan, sanatsal-estetik-bilimsel yönden sığ müfredatların terk edilmesi
*Kamu kaynaklarının belirli zümreleri besleyen değil okulların fiziksel ve altyapısal sorunlarının ortadan kaldırılmasına aktarılması

www.evrensel.net