Grev yasaklarına ve OHAL’e son!

Grev yasaklarına ve OHAL’e son!

Evrensel'e konuşan sendika genel başkanları, konfederasyonların kıdem tazminatının gasbına ve grev yasağına karşı ortak eylem kararı almasını istedi.

Vedat YALVAÇ
İstanbul

Peş peşe gelen grev yasaklarına tepki büyüyor. Gazetemize konuşan sendika genel başkanları, konfederasyonların kıdem tazminatının gasbına ve grev yasaklarına karşı bir araya gelerek ortak eylem kararları almasını istedi. 

DERİTEKS Genel Başkanı Musa Servi OHAL’le birlikte grev hakkının tamamen rafa kaldırıldığını ifade ederek şunları söyledi: “Sermayenin talepleri doğrultusunda hareket eden bir iktidar ile karşı karşıyayız. Daha önce metal ve cam iş kolunda olduğu gibi Mefar İlaç işçilerinin grevinde de hak isteyen, alın terinin karşılığını almak için mücadele eden işçilerin  karşısına dikilerek patronların imdadına yetişiyor. İşçileri yoksulluk sınırının altında yaşamaya mahkum ediyor.”

BU SORUN TÜM İŞÇİLERİN ORTAK SORUNU

Grev yasaklamalarını kabul etmenin mümkün olmadığını belirten Servi, “Bu sorun yalnızca Kristal-İş’İn, Petrol-İş’in sorunu değil. Tüm işçilerin ortak sorunu. Kıdem tazminatının gasbına karşı ortak söylemlere ve ortak noktaya nasıl geldiysek grev yasaklarına karşı da ortak mücadeleyi yükselmemiz gerekiyor. Bu noktada konfederasyonlara büyük görevler düşüyor” dedi. OHAL süreciyle muhalif olanlara, demokratik anlamda tepkisini ortaya koyan kesime yönelik yoğun bir baskı uygulandığına dikkat çeken Servi, şöyle devam etti: “İşverenlerin her türlü talebini yasallaştırdı ama işçiler emekçiler ise yoğun bir baskı ile hak gaspları ile karşı karşıya. Tüm bunları tabanda işçilere anlatmamız gerekiyor.” 

ORTAK MÜCADELEYİ ÖRMEKTEN BAŞKA YOL YOK

Grev hakkı için işyerlerinden başlayarak, konfederasyonlar düzeyinde eylemler yapılması gerektiğini kaydeden Servi “Bu işçi grev yapamayacaksa ne olacak o zaman. İşçinin kaderi patronun iki dudağı arasında. Ne verirse ona razı olacaksın. Bizim böyle bir mantığı kabul etmemiz mümkün değil. Kamu sektöründe toplusözleşmeler çıkmazda. Yarın bir gün kamuya bağlı tüm grevler yasaklanacak. Ortak mücadeleyi örmekten başka bir yol yok. Nasıl ki konfederasyonlar kıdem tazminatının fona devrine karşı ortak söylem birliğine vardılarsa bu grev yasaklarına, örgütlenmenin önündeki engellere karşı da ortak hareket etme, ortak eylem birliğini sağlaması gerektiğini düşünüyorum” dedi.

EMEĞE YÖNELİK BÜYÜK SALDIRI

Grev yasaklarını emeğe yönelik büyük saldırı olarak gördüklerini belirten DİSK/Genel-İş Genel Başkanı Remzi Çalışkan, Türkiye’deki yasakçı anlayış tüm alanlara hakim olduğunu ifade etti. “Aslında var gibi görünen örgütlenme özgürlüğü önünde bir sürü yasak var” diyen Çalışkan şöyle devam etti: “Hak almanın önünde bir sürü engel ve yasak var. Keyfi yasaklama süreci devam ediyor. Bu yasaklara karşı karşı mücadele edeceğiz. Bununla ilgili üzerimize düşen mücadeleyi, tepkiyi göstereceğiz. Bugünlerde kıdem tazminatının fona devrine ilişkin eylem ve açıklamalarımız var. Buralarda bu grev yasaklarını da kabul etmediğimizi dile getireceğiz.”  

OHAL ASIL İŞÇİLERİ ETKİLİYOR

Grev yasaklarının Türkiye’deki tüm çalışanların demokratik haklarının elinden alınması anlamına geldiğini belirten GMİS Genel Başkanı Ahmet Demirci, “İşçi kardeşlerimizin tüm hakları elinden alınmış vaziyette. Tamam OHAL’le yönetiliyoruz ama hükümet yetkilililerin dediği gibi OHAL sadece bazı şeyler için geçerli, işçi ve emekçilerin hak ve hukukunu yok saymak için değil. Ancak grev yasakları OHAL’in asıl işçileri emekçileri etkilediğini gösteriyor. Şişenin, bardağın ülkenin güvenliğini tehdit etmekle ne alakası var? Hakikaten bu durum hiç hoş değil. Biz de toplusözleşme sürecindeyiz. Biz de böyle bir sorunla karşı karşıyayız demektir. İnşallah sorunsuz şekilde atlatırız. Ancak demek ki biz de grev kararı alsak bizimkisi de ertelenecek. Biz de benzer şekilde grev yasaklarıyla karşılaşırsak gerekli cevabı veririz” diye konuştu. “Grev yasaklarını kesinlikle ve kesinlikle doğru bulmuyoruz” diyen Demirci şöyle devam etti: “Öncelikle Türk-İş, Hak-İş, DİSK konfederasyonlarının bir araya gelerek bu yasaklara karşı yapılacak eylem ve etkinliklere karar vermesi gerekiyor. Biz de her türlü desteği vermeye hazırız. İşçi kardeşlerimizin haklarına en ufak bir tecavüz olursa her platformda en sert tepkileri biz veririz. Kıdem tazminatının gasbına karşı bir araya gelen Türk-İş, Hak-İş ve DİSK’in genel başkanları hoş bir görüntü verdi. Bu söylemler bizi de mutlu etti. İnşallah 3 konfederasyon anlaşarak bu grev yasaklarına da cevap verebilirse bizi mutlu eder. İnşallah Hükümet de gerekli uyarıyı alır.”

SERMAYEYE CENNET, İŞÇİLERE CEHENNEM  

“Sermayeye her türden destek veren, bir cumhurbaşkanı ve iktidar ile karşı karşıyayız” diyen DİSK Gıda-İş Genel Başkanı Seyit Aslan da şöyle devam etti: “MÜSİAD toplantısında, TÜSİAD toplantısında sermayenin önünde ne kadar engel varsa kaldırdığını söyleyen  bir cumhurbaşkanı var. OHAL iyidir, grevleri yasaklamak için elverişlidir diyen bir anlayış. İşçi ve emekçilerin lehine ne varsa ortadan kaldıran bir tutum içindeler. Fonlar, kıdem tazminatı saldırısı, iş yasalarında ara bulucu yasası vb. bir çok saldırı ile karşı karşıyayız. Sendika hakkı kazanmış işçilerin greve çıkamaması, TİS hakkının ortadan kaldırılması anlamına gelmektedir. Grev hakkı olmayan bir TİS yasasının işlevi ve yaptırımı olmayacaktır. Cumhurbaşkanı ve iktidar, sermaye için cennet, işçiler için cehennem yaratmaktadır.”

BU GREV YASAĞI SIRADAN BİR YASAK DEĞİLDİR

Bu grev yasaklarının sıradan bir yasak olmadığına dikkat çeken Aslan, “Metal, Cam ve Şimdi Mefar yasağı. Bu yasağın karşısında suskun kalmak, tepki göstermemek, iktidarın politikasına destek vermek anlamına gelir. Bu kadar yoğun saldırılar karşısında emek örgütlerinin bir araya gelmemesi sorunludur. Cam grevi yasaklanalı haftalar oldu, ortak bir tutum yok. Merkezi anlamda konfederasyonların bir araya gelmediği ortada, yerel düzeyde federasyonlar ve şubeler olarak konfederasyon farkı gözetmeden başta OHAL, grev yasakları ve kıdem tazminatı gasbına karşı bir araya gelip ortak tutum almalı ve bir mücadele programı çıkarmalıyız. Türk-İş, Hak-İş demeden yerel düzeyde ilk elden bir araya gelecekler mutlaka gelmeli, çağrımız odur” diye konuştu.

www.evrensel.net