07 Temmuz 2012 11:16

6 ay ömrü kalan tutuklu bırakılmıyor

Muhlis Barut, kişisel ihtiyaçlarını karşılayamayacak durumda bir kanser hastası. Şu an Aliağa (Şakran) Cezaevinde tutuklu. Cezaevine girme sebebi ise yeşil kartının iptal edilmesi.Karaciğer kanseri olan ve altı aydan az ömrü kaldığı söylenen Barut’un son günlerini evinde ailesiyle birlikte geçirebilmesi için bugüne kadar

6 ay ömrü kalan tutuklu bırakılmıyor
Paylaş
Emine Uyar

Karaciğer kanseri olan ve altı aydan az ömrü kaldığı söylenen Barut’un son günlerini evinde ailesiyle birlikte geçirebilmesi için bugüne kadar yapılan tüm başvurular yanıtsız kaldı. İnşaatlarda çalışarak geçimini sağlayan ve ilaçlarını yeşil kartla temin edebilen Muhlis Barut, yeşil kartının iptal edildiğini öğrenince Bayraklı Yeşil Kart Bürosuna gitmiş.

Bürodaki memurlarla girdiği tartışma sonucu dışarı atılmış. Evden silah alarak tekrar büroya dönen Barut, bir el ateş etmiş. Kurşun kimseye isabet etmezken kendisi bir polis memuru tarafından ayağından vurulmuştu. 2010 yılında gerçekleşen bu olayın ardından savcılık tarafından serbest bırakılan Barut yaklaşık 1 yıl sonra tutuklanmıştı.

Yerel mahkeme Barut’a, “Adam öldürmeye teşebbüs”ten 17 yıl ceza verdi. Davanın Yargıtay aşaması ise sürüyor. Kanser hastası Muhlis Barut, Buca Cezaevinden Şakran Cezaevine ilk sevk edildiğinde, ailesinin getirmiş olduğu ilaçlar bir ay boyunca kendisine verilmemiş. Hastalığı ilerlemiş.

Muhlis Barut bir süredir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesinin (Yeşilyurt) mahkum koğuşunda kalıyor. Kızı ve oğlu dönüşümlü olarak kendisine refakat ediyor. Kardeşleri ise gece gündüz hastane önündeki bekleyişlerini sürdürüyor.  

Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) Cezaevi Komisyonu Üyesi Avukat Dinçer Çalım, Barut’un yargılanması sürecinde de sorunlar olduğunu ifade ederek, mahkemenin eksik yargılama ile karar verdiğini, dosyada, kamera görüntülerinin bulunmadığını, savunma tanıklarının dinlenmediğini belirtti.
ÇHD olarak hastaneye yaptıkları başvuru sonucu doktorların Barut’un 6 aydan az ömrü kaldığı yönünde rapor verdiğini belirten Çalım, TBMM İnsan Hakları Komisyonuna, Adalet Bakanlığına, Yargıtay Ceza Dairesine dilekçe ile başvurarak dosyanın öne alınmasını istediklerini belirtti.

Barut’un sağlık durumunun tahliyesi için yeterli bir sebep olduğu ve hiçbir şey gözetilmeksizin salıverilmesi gerektiği yönünde talepte bunduklarını dile getiren Çalım, “Ama adeta duvara dilekçe veriyoruz. Dilekçemizi muhtemelen okumadılar bile. TBMM İnsan Hakları Komisyonu için de geçerli aynı şey. Dilekçemizin öne alınması için bir Milletvekilinin danışmanı girişimde bulunacak. İki hafta oldu. Bizim adalete ulaşmamızın önünde duvarlar, labirentler var” dedi.

Çalım, davanın görüleceği Yargıtay 2. Ceza Dairesini de durumdan haberdar edebilmek için dilekçe vermek istediklerini ancak dilekçelerinin alınmadığını ve savcılığa yönlendirildiklerini sözlerine ekledi. Kardeşi gibi inşaat işçisi olan M. Salih Barut, karaciğer kanseri olan kardeşinin ilaçlarını Yeşil kartla alabildiğini belirtiyor. Salih Barut, “Zaten az bir zamanı kaldı. Evinde ailesiyle kardeşiyle eşi dostuyla beraber geçirsin, helalleşsin istiyoruz. Bunu sağlamayan bir adalet nasıl bir adalettir” diye soruyor.
(İzmir/EVRENSEL)

ANA FOTOĞRAF: SALİH BARUT (MUHLİS BARUT'UN AĞABEYİ)


HASTA HÜKÜMLÜ DEMİR ÖLDÜ

Şakran Cezaevinde yatan Kasım Demir isimli hükümlü, siroz ve kalp damarlarındaki rahatsızlık nedeniyle bugün yaşamının yitirdi.

PKK üyeliğinden müebbet hapis cezasına çarptırılan ve 18 yıldır cezaevinde olan Demir, 3 ay önce Şakran Cezaevine nakledilmişti.  Sürekli olarak hastaneye getirilip götürülen Demir, bir haftadır Tepecik Göğüs Hastalıkları Hastanesinde yatıyordu. 55 yaşındaki Demir’in cenazesi uçakla Van’a, oradan da memleketi olan Doğubeyazıt’a götürülerek defnedilecek. (İzmir/EVRENSEL)

Reklam
Reklamsız Evrensel için abone ol
ÖNCEKİ HABER

Hayatımızdan 2.5 yıl çalındı

SONRAKİ HABER

Demirtaş: Çözüm Erdoğan'da değil, halkta

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa
Evrensel Ege Sayfaları
EVRENSEL EGE

Ege'den daha fazla haber, röportaj, mektup, analiz ve köşe yazısı...