5 Dakikada - Devrim Avcı / 1 Haziran Perşembe

5 Dakikada’nın konuğu Avukat Devrim Avcı ile Hayatın Sesi Televizyonu davasını ve basın özgürlüğünü konuştuk.

Fatih Polat'ın hazırlayıp sunduğu 5 Dakikada’nın konuğu Avukat Devrim Avcı’ydı. Avcı’yla OHAL KHK'si ile kapatılan Hayatın Sesi Televizyonunun davasını ve basın özgürlüğünü konuştuk.

Hayatın Sesi Televizyonu Yöneticileri Gökhan Çetin, Mustafa Kara ve İsmail Gökhan Bayram hakkında açılan davanın ilk duruşması geçtiğimiz gün görüldü. Avcı davanın başlangıcını “Artvin’den bir ‘vatandaş’ bir paragraflık bir dilekçe yazıyor. Hayat TV, İMC Tv yani kendine fikir olarak karşı olan tüm kanalların ismini yazıp ‘Bunlar terör örgütü propagandası yapıyor’ diye bir soruşturma başlatılmasına vesile oluyor. Bunun üzerine savcı bunu ‘görev’ addedip Hayatın Sesi’yle ilgili RTÜK’ün yaptığı işlemleri de ele alıp kopyala yapıştır bir iddianame düzenliyor. Tamamen uydurma bir olaydan yola çıkıp terör propagandası yapmaya kadar gelen bir zincir sonucunda üç kişi yargılanıyor” diyerek anlattı. 

Mahkeme heyetinin çok tavırsız olduğunu, mahkemede söyledikleri her şeyin duvara toslayıp geri döndüğünü belirten Avukat Avcı “Siz söylüyorsunuz ama savunmanız ne kadar dinleniyor, dinlenmiyor bilemiyorsunuz. Onu mahkemenin kararında görebileceğiz” dedi. 

HEM IŞİD, HEM PKK, HEM TAK...

Bunun ‘Siz ne söylerseniz söyleyin biz ne yapacağımızı biliyoruz’ tavrı da olabileceğini aktaran Avcı, “Hukuk ve siyasetin bu kadar iç içe girdiği bir dönemde böyle saçma sapan bir iddianame... İddianamenin aynı anda hem IŞİD, hem PKK, hem TAK’ın televizyon programı üzerinden nasıl propagandasının yapılacağına dair daha düzenli olması gerekirdi ancak çok baştan savma düzenlendiği bir gerçek” diye konuştu. 

UZMANLARIN TELEFON BAĞLANTISIYLA ‘PROPAGANDA’

Duruşma mazereti nedeniyle mahkemeye katılamayan Gökhan Çetin’in dinlenmesi kararıyla 7 Kasım’a ertelendi. Avcı şöyle devam etti: “Dinlendikten sonra toplanacak çok da fazla bir şey kalmıyor çünkü yapılan iş ortada. Mesela iddianamede Ankara’da 102 vatandaşımızın hayatını kaybettiği olayda programa çeşitli uzmanların katılımıyla propaganda yaptığımız yer alıyor. Bir televizyon kanalı ne yapacak ki başka? Biz böyle bir davadan beraat almak için elimizden gelen çabayı sarf edeceğiz. Umarım mahkeme heyeti de böyle bir ‘hatadan’ döner” 

‘ESKİDEN KÖTÜ DE OLSA KANUNLAR VARDI’

Pek çok basın davasının avukatı olan ve dayanışmak amacıyla da basın davalarına katılan Avukat Devrim Avcı basına yönelik baskının bu kadar yoğun olduğu başka bir dönem olmadığını belirterek “Daha önceden kötü de olsa kanunlarla yazılan metinler vardı. En azından o kanuna uygun davranmaya çalışılırdı. Ama şu an öyle bir şey yok.” dedi. 

Basın davalarının sadece ceza davaları olmadığını aktaran Avcı şöyle devam etti: “Tazminatla bunu yapabiliyorlar, tekziple basını baskı altına almaya çalışıyorlar. Benim başvurduğumuz 100-150 tane tekzibin bir tanesi lehimize gelmedi. Ki tekzip talep eden de genelde siyasi iktidar mensupları oluyor. Açılan tazminat davaları da, ceza davaları da öyle...” (Evrensel Web TV)

Son Düzenlenme Tarihi: 01 Haziran 2017 14:03
www.evrensel.net