'Kıdem hakkını korumak için birleşik mücadele gerekiyor'

'Kıdem hakkını korumak için birleşik mücadele gerekiyor'

Gebze'de Birleşik Metal-İş'in örgütlü olduğu fabrikalardaki işçiler, kıdem tazminatının fona devredilmesine karşı birleşik mücadele çağrısı yaptı.

Damla ULUDAĞ
Gebze

Gebze’de Birleşik Metal-İş’in örgütlü olduğu fabrikaların işçileri kıdem tazminatının fona devredilmesiyle elde kalan tek güvencelerinin de alınacağını belirterek birleşik mücadele çağrısı yaptı. İşçiler hükümetin fon tasarısını geri çekmesi için sendika ve konfederasyon farkı gözetmeksizin işçilerin genel bir direniş göstermesi gerektiğine dikkat çekti. İşçilerin görüşleri şöyle:

SARKUYSAN İŞÇİLERİ: NEYE MAL OLURSA OLSUN SAHİP ÇIKMALIYIZ

Kıdem tazminatı işçi sınıfının ciddi mücadeleler sonucu kazandığı ve yine kendi mücadelesi sonucu geliştirip yasalaştırdığı en temel kazanılmış hakların başında gelmektedir. Her ne sebeple ve neye mal olursa olsun kıdem tazminatının fona devredilmesi konusunda emek örgütlerinin, emek dostlarının tüm Türkiye emekçilerinin bütünlük içerisinde samimi ve ciddi bir mücadele hattı oluşturması gerekiyor.

KROMAN ÇELİK İŞÇİLERİ:  BU SEFER YAPAMAYACAKLAR

Kıdem tazminatı biz işçilerin elindeki kazanılmış en büyük haktır. Bugün sermayenin en büyük temsilcisi olan bir iktidar tek adam sisteminde kıdem tazminatını fon adı altında gasbetmeye çalışıyor. Bunu işçiler için yaptıklarını söylü-yorlar. Bizler bu iktidarın işçiler için bir tek adım attığını, iktidara geldiklerinden beri görmedik. İktidara geldiklerinden beri 12 tane grev yasaklayanlar mı biz işçileri düşünüyorlar? İşçilerin sendikalaşmaları karşısında TOMA’ları polisleri karşımıza çıkaranlar mı bizleri düşünüyor? Bugüne kadar bizim paralarımızla kurdukları fonlarının nerelerde kullandıkları ortada. Tamamen patronların çıkarı doğrultusunda hareket ettiler. Bu sefer yapamayacaklar, kıdem tazminatı biz işçilerin ve çocuklarımızın geleceğidir. Bizler birleşerek bu saldırıyı püskürteceğiz. Gerekli çalışmaları başlattığımızı düşünüyoruz. Bütünleşmiş bir sınıf sizi bekliyor.

SCHNEIDER ELEKTRİK İŞÇİLERİ: NE GEREKİYORSA YAPMAYA HAZIRIZ

Kıdem tazminatı fonu söylemleri her hükümet döneminde olduğu gibi bu hükümet döneminde de birilerinin çıkarları doğrultusunda gündeme getirilmiştir. Sosyal medya üzerinden sanki işçiler düşünülerek bir takım düzenlemelerin yapılacağı ve her şeyin çok daha güzel olacağı haberleri dönüp duruyor. Ama geçmişteki birçok fon düzenlemesinden de anlaşıldığı gibi yapılan hiçbir düzenleme işçilerin lehine olmamıştır. Aksine bu fonlardan işçilerin yararlanmaması için engeller konulmuştur. Şimdi de bunun aksi olmayacaktır. Yıllarımızı verip kazandığımız kıdem tazminatını hiçbir şekilde sermayenin emrine vermeyeceğiz. Biz, işçiler olarak son kalemiz olarak gördüğümüz kıdem tazminatı hakkı için ne gerekiyorsa yapmaya hazırız.

LEGRANT İŞÇİLERİ: HAKKIMIZI KABETMEYECEĞİZ!

Çalışan işçilerin yani bizlerin, sınıfımızın elinde kalan son şey kıdem tazminatıdır. 1980 yılından beri hükümetlerin gözü tazminatımızda. Tüm mevcut hükümetler arkasındaki sermaye gücüne dayanarak kıdem tazminatını kuşa çevirmek hatta vermemek için ellerinden geleni yapmışlardır. Ama biz işçiler de bu hakkımızı vermeyeceğiz. Bunu ilk günden beri söylüyoruz. Bu bizim güvencemizdir. Kırmızı çizgimiz olan kıdem tazminatları için işyerlerini terk etmeme eylemleri, grevler, iş yavaşlatmalar yapmamız gerektiğini düşünüyoruz. 

GENERAL ELEKTRİK İŞÇİLERİ: GREVLE SAHİP ÇIKACAĞIZ

Kıdem tazminatlarının fona devredilmesi biz işçi sınıfının kabul edemeyeceği bir uygulamadır. Her yıl binlerce işçi işten atılmakta ve bu işçilerin tek güvenceleri kıdem tazminatlarıdır. Bu hakkımız fona devredildiği vakit işveren işçiyi istediği zaman 5 kuruş ödemeden atabilecek ama kıdem tazminatı onlar için küçük de olsa bir yaptırım. İşten çıkartılan bir işçinin de en azından güvencesidir. Şimdi elimizden alıyorlar. İşten atılan bir işçi tazminat alamayacak. Peki iş bulana kadar hayatını nasıl idame edecek? Birleşik Metal-İş daha önce de söylemişti. Kıdem tazminatına dair her hangi bir saldırıda genel grev ve üretimden gelen gücü kullanmak söz konusu olacaktır. Biz bütün işçiler bir arada ve güçlü duralım ki son kalemiz de elimizden alınmasın.

CENGİZ MAKİNA İŞÇİLERİ: TÜM İŞÇİ HAKLARINA GÜVENCE İSTİYORUZ

Kıdem tazminatının fona devri ciddi bir tuzaktır. Kıdem tazminatının fona devrine ilkesel olarak karşı çıkmak lazım. “Fon olsun ama nasıl bir fon tartışalım” yaklaşımı son derece tehlikelidir. Fon tartışmasına girmek sarı öküzü vermek anlamına gelir ve arkası gelir. Fona devir kıdem tazminatının iş güvencesi işlevini ortadan kaldırır ve güvencesizliği artırır. 30 günlük kıdem tazminatını belirsiz hale getirir. Kıdem tazminatının son ücretle ve toplusözleşme düzeniyle bağını koparır. Fona işverenler ödeme yapmazsa kıdem tazminatı iyice hayal olur. Kıdem tazminatının bireysel fona devri kıdem tazminatı için sonun başlangıcı olur. Evet, işçilerin kıdem tazminatına erişiminde sorun yaşandığı doğrudur ve bütün işçilerin kıdem tazminatı hakkının güvence altına alınması gerekir. Ancak bunun yolu fon değildir. Hem kıdem tazminatı hakkını korumak hem de bütün çalışanların erişimini sağlamak yasal düzenlemelerle olabilir. Kıdem tazminatı vermeyen patronlara yaptırım uygulanabilir. Kıdem tazminatı doğrudan bir işveren yükümlülüğü olarak kalmalı. Fona devir gündemden çıkarılmalıdır. Kıdem tazminatı 30 gün olarak korunmalı ve kıdem tazminatı hak etme koşulları kolaylaştırılmalıdır. Örneğin belirli bir kıdem yılı sonrasında istifa halinde de tazminat ödenmelidir. Kıdem tazminatı dahil tüm işçi alacaklarına güvence getirilmelidir. 


FABRİKALARDA DİRENİŞ OLMASI GEREKİR

Birleşik Metal-İş Gebze Şube Başkanı Necmettin Aydın, tazminat hakkının fona devredilerek gasbedilmesine karşı tüm sendikaların ve emekten yana tüm kesimlerin birlikte mücadele etmesi gerektiğini söyledi. Böyle bir saldırı karşısında sendikacıların taviz vermesinin işçiye ihanet etmek anlamına geleceğine dikkat çeken Aydın, iş bırakmadan, yürüyüşlere ve mitinglere kadar eylem önerilerini dile getirerek “Tüm eylemlilik süreçleriyle birlikte mutlaka fabrikalarda bir direniş olması gerektiğini düşünüyoruz” dedi. 

Fon tasarısının, çalışma yaşamını güvencesizleştirmeye yönelik politikaların bir parçası olduğunu söyleyen Aydın, “Kiralık işçilik, zorunlu BES... AKP Hükümetinin çıkarmış olduğu her yasanın işçilerin aleyhine olduğunu gördük” dedi. TÜSİAD ve MESS gibi sermaye örgütlerinin kıdem tazminatının işverenlere yük olduğu yönünde görüşlerini hatırlatan Aydın, “Aynı zamanda AKP hükümetlerinin bakanlarının da bu konuda onlarca ifadeleri var. Demek ki bu hükümetin çıkaracağı yasa tamamen sermaye üzerindeki ‘yükü’ kaldırmaya yönelik” diye konuştu. 

‘TAVİZ VERMEK İŞÇİYE İHANETTİR’

Fon uygulamasının kazanılmış haklarına saldırı niteliğinde olduğunu belirten Aydın, şunları söyledi: “Biz kazanılmış hakkın sadece mevcut olan insanlara değil çocuklarımıza taşımamız gerektiğine inanıyoruz. Sendikaların, sivil toplum örgütlerinin, siyasi partilerin, işsizlerin... aslında tüm halkın toplu bir karşı koyuş sergilemesi gerekiyor. Hak-İş ve Memur-Sen hükümete destek veren bir yerde. Burada bir birleşmeden söz edilemeyeceği açıktır. Türk-İş’in de bu konularla ilgili net tavır alması gerekir. Sendikacıların taviz vermesi işçiye ihanet etmek demektir. Birleşik Metal-İş Sendikası olarak temsilciler kurulumuzda bu yasanın parlamentoya geldiği dönemde fabrikaları terk etmeme ve kararlılık ortaya koyma çağrısı yapıyoruz. Herkesin bir duyarlılık içinde olması gerekiyor. Ülke OHAL yasaları ile yönetiliyor, basın açıklamalarına, mitinglere, bildiri dağıtımlarına izin verilmiyor, çıktığımız grevler yasaklanıyor. Dolayısıyla OHAL koşullarının zorluklarını yaşamaya devam edeceğiz gibi gözüküyor. OHAL’e rağmen mücadele yolları aramak gerekiyor” diye konuştu. 

KONFEDERASYONLAR BİR ARAYA GELMELİ

Konfederasyonların birlikte kararlı bir mücadele vermesi gerektiğini vurgulayan Aydın, şöyle devam etti: “Bizlerin bir araya gelmesi siyaset üzerinde de bir etki yaratır ve aşağıdaki birliktelikte artar. Hiçbir sendikanın üyesi kıdem tazminatı ile ilgili olumsuz bir düşüncesi yok. O nedenle sendikalar bu sürece sahip çıkmalı. Ciddi bir kamuoyu oluşturmalıyız. Bu da yetmez. Kıdeme yönelik birçok eğitim gerçekleştirilmeli. Bir arada etkinlikler ve mitingler örgütlemeliyiz. Kıdem tazminatı tartışması Meclise geldiğinde üretimden gelen gücümüzü kullanırız. Fabrikaların içinde, kentlerde yürüyüşlerimizi yaparız. Milyonlarca insanın önüne polislerle TOMA’larla geçemezler. Mutlaka geri adım attırmalı ve kararlı davranmalıyız. Bütçe açıkları ve OHAL nedeniyle hükümet bu fonu aslında kurtuluş olarak görüyor ve büyük gayreti var. Bizim cebimizden alacakları paraları işverenlere teşvik olarak verecekler. Bizim önerimiz, mutlaka tüm eylemlilik süreçleriyle birlikte fabrikalarda bir direniş olması gerektiğini düşünüyoruz.”

www.evrensel.net