Hayatı ve ekmeği paylaşıyoruz, direnişi de paylaşacağız

Hayatı ve ekmeği paylaşıyoruz, direnişi de paylaşacağız

Günlerdir talepleri ve grev hakları için direnen cam işçilerinin eşleri, mücadele kararlılıklarını Evrensel'e yazdı.

Cam işçilerinin eşleri
Lüleburgaz

Bizler Trakya’da cam fabrikalarında çalışan işçilerin eşleriyiz. Eşlerimiz altı gündür 16 saat fabrikalarındalar. 8 saat çalışıp 8 saat fabrikada bekliyorlar. Eve 3-4 saat uyku için gelip yeniden işe gidiyorlar.

Neden? Çünkü yıllardır camda çalışan eşlerimizin hakları gasbediliyor. Kıdem farkları verilmiyor. Ağır işte çalışmalarına rağmen hak ettikleri ücretleri alamıyorlar. Birçoğumuzun eşi kronik bel, sırt hastalıkları ile boğuşuyor. Bir de üstüne sendikal örgütlülük hakları, sosyal hakları ellerinden alınmaya çalışılıyor. Onlara yaşatılan bunlar ve daha nice zorluklar bir bütün olarak tüm ailemizi etkiliyor, fabrikada yaşananlarla bizzat biz de yüz yüze kalıyoruz.

Bizler evlendik evleneli, eşlerimiz burada çalışmaya başladıklarından beri bugün yaşananları yaşıyoruz. Bu direniş ilk değil. Biz her sözleşme dönemini mücadele ederek geçirdik.

Bizler bu grev süreçlerini daha önce de deneyimlemiş olduğumuzdan bu durumu idare ediyor olsak da çocuklarımız bunu anlayabilecek yaşlarda değiller.

Günlerdir çocuklarımız babalarının yüzüne hasret.

Elinde biberonu ile kapının önüne oturup 5 dakika da olsa babasını görebilmek için uyumayan çocuklarımız var. “Babam neden eve gelmiyor” diye soran çocuklarımız... Yıl sonu etkinlikleri olan ve ‘herkesin babası gelmişti, benim babam neden gelmedi’ diyen çocuklarımız... Daha önce baba kelimesini telaffuz edemezken 5 gündür baba diye sayıklayan çocuklarımız var...

Biz eşlerimizin çocuklarımıza güzel bir gelecek yaratmak için mücadele ettiğini biliyoruz. Çocuklarımızın morallerini geleceklerini kazanmak için yüksek tutmaya çalışıyoruz. Hayat zaten kolay değil. Şimdi evin tüm yükünü sırtlanmış durumdayız.

Aramızda Topkapı Paşabahçe’den buraya gönderilen işçilerin eşleri var. Oradan buraya haklarımızı alamadan geldik, yeni bir ortam, yeni bir çevreye alışmamız zaman aldı. Bu sürece alışmak için psikolojik savaş verdik, şimdi ise her şeye sil baştan deniliyor. Bizler memleketini bırakıp işimiz ekmeğimiz için buraya gelen kadınlarız.

Soruyoruz:

Hakkımız olan grevimiz yasaklandı. Milli güvenliği bizler mi tehdit ediyoruz? OHAL süreci neden işçilerin hak arama taleplerine karşı kullanılıyor?

Yaşamımızdan bu kadar fedakârlık ederken bize reva görülen bu hayata eyvallah demiyoruz, demeyeceğiz.Öncelikle Otocam fabrikasında işçi olarak çalışan kadın arkadaşlarımızın ve sonra  eşlerimizin bu haklı mücadelelerinde bizler de varız ve yanlarındayız.

Onlar  fabrikalarında mücadele ederken bizler dayanışmamızı daha da büyütmek için bir aradayız.

Ve çağrımız tüm halkımızadır; esnafımıza, komşumuza, çocuklarımızın öğretmenlerine, arkadaşlarımıza, tüm işçilere ve ailelerine...

Bu mücadele sadece bizlerin değil hepimizin olmalı. Bugün cam işçisi kazanırsa hepimiz kazanmış olacağız. Çocuklarımız için, bizden çalınmak istenen geleceğimiz için sizler de sesimize ses olun, elimize el uzatın, mücadelemizi daha da büyütelim.

Yaşasın cam işçisinin onurlu mücadelesi!

Son Düzenlenme Tarihi: 30 Mayıs 2017 05:42
www.evrensel.net