Yaşananlar Adalet Bakanlığını yalanlıyor

Yaşananlar Adalet Bakanlığını yalanlıyor

Geçtiğimiz şubat ayında henüz inşaatı tamamlanmadan açılan Aliağa Ceza ve İnfaz Kurumları Kampüsü, kamuoyunda bilinen adıyla Şakran Cezavi açıldığı günden bu yana pek çok şikâyete, habere konu oldu. Adalet Bakanlığı ise 13 Haziranda yayınladığı bir açıklama ile şikayet ve başvuruları inceleme ve araştırma

Emine Uyar

Cezaevi İdaresinden yapılan açıklamaya göre kampüs bünyesinde dördü T tipi olmak üzere toplam 7 cezaevinde 5 bin 100 mahkum bulunuyor. Bir de geçtiğimiz günlerde Urfa Cezaevinden buraya nakil yapıldığına dair çıkan haberler gerçeği yansıtmıyor. Urfa Cezaevinden Şakran’a sevk yok. Son olarak bölge cezaevlerinden 69 kişi sevk edildi.   

ONUR KIRICI ARAMALAR SÜRÜYOR

Konu ile ilgili olarak Çağdaş Hukukçular Derneği İzmir Şubesi Yönetim Kurulu ve Cezaevleri Komisyonu Üyesi Avukat Dinçer Çalım’la görüştük. Çalım, cezaevindeki sorunların üç başlık altında toplanabileceğini belirterek bunların, sağlık sorunları, fiziki şartlar ve iletişime ilişkin problemler olduğunu ifade etti. Hasta tutukluların tedavisi ile ilgili ciddi sıkıntıların olduğunu belirten Çalım, “Örneğin, hem revirde, hem hapishane hastanesinde hem de Aliağa Hastanesinde tutuklular kelepçe ile muayene ediliyor. Bu uluslararası hukuka ve İstanbul Protokolü’ne aykırı bir uygulama. Tutuklu ve hükümlüler kelepçeli muayeneyi kabul etmeyince tedavi edilmeden kimi zaman da darp edilerek hapishaneye getiriliyorlar” dedi. İlk sevk olanların sağlık dosyaları gelmediği için ilaçlarının teslim edilmediğini belirten Çalım,  cezaevinde çok ciddi rahatsızlıkları olanların bulunduğunu belirtti.

Başka cezaevlerinden sevk edilenlerin tamamının çırılçıplak bir şekilde soyularak onur kırıcı aramaya tabi tutulmaya çalışıldığını, kabul etmeyenlerin ise şiddete maruz kaldığını belirten Çalım, çıplak aramanın, mahkeme ve hastane sevki nedeniyle herhangi bir nedenle cezaevinden çıkarılıp yeniden getirildiklerinde de dayatıldığını dile getirdi. Çalım, söz konusu uygulamaların adlilere de yapıldığını sözlerine ekledi.

DİLEKÇE HAKKI KULLANDIRILMIYOR

Cezaevinde yaşadıkları sıkıntıları ilgili yerlere iletilmek üzere tutuklu ve hükümlülerin yazdığı dilekçelerin cezaevi idaresi tarafından zaman zaman alınmadığını ifade eden Çalım, çeşitli yayınların ve kitapların da verilmediğini belirtti. Sınırlama getirildiğini, kitap değiş tokuşunun engellendiğini belirten Çalım, “Sürekli sevkler oluyor. Eşyalar çok geç veriliyor. Paraları teslim edilmiyor. Bir ay boyunca parasız, eşyasız, yaşamak durumunda kalıyorlar” dedi. Hapishane açıldığından bu yana su ile ilgili sıkıntılar olduğunu dile getiren Çalım, “Hükümlü başına şu kadar su hakkınız var deniliyor. Bu bitince sular otomatik olarak kesiliyor. Ama biz böyle olmadığını düşünüyoruz. Çünkü tutuklular çok az su kullandıkları halde suları kesiliyor. Yemekler de kötü” dedi.

Çalım cezaevinde kalan ve içlerinde adlilerin de olduğu 40-50 dolayında kişi ile görüştüklerini cezaevine dair ayrıntılı bir raporu önümüzdeki günlerde kamuoyu ile paylaşacakları bilgisini verdi.
(İzmir/EVRENSEL)


SOHBET HAKKI KULLANDIRILMIYOR

Cezaevine dair Kadınlar 11 kişilik odalarda kalıyor, ortak alanları var. Erkekler ise 8-10 kişilik yerlerde 14 kişi kalıyor. Havalandırmalar çok küçük. Örneğin sadece 6 kişi voleybol oynayabiliyor. Kadınlarda ve erkeklerde sohbet hakkı kullandırılmıyor. Sohbet hakkı, kaç kişi bir arada kalındığına bakılmaksızın mahkumların kendi seçecekleri 10 kişi ile haftada 10 saat bir araya gelmelerini düzenleyen bir uygulama. Aliağa Cezaevinde onun da önüne geçilmiş durumda. Mektuplar geç geliyor geç gönderiliyor. 50 kuruşa gönderilen kartları 1 liraya gönderebiliyorlar.

www.evrensel.net