Türkiye Yazarlar Sendikası, 20. Genel kurulunu yaptı

Türkiye Yazarlar Sendikası, 20. Genel kurulunu yaptı

Türkiye Yazarlar Sendikasının 20. Genel Kurulu, 'Dünyanın bütün kalemleri birleşin' şiarıyla gerçekleşti.

Türkiye Yazarlar Sendikasının 20. Genel Kurulu 'Dünyanın bütün kalemleri birleşin' şiarıyla Türkiye Mimarlar ve Mühendisler Odası(TMMOB) Karaköy Şubesinde gerçekleşti. Kongrenin açılış konuşmasını Türkiye Yazarlar Sendikası Genel Başkanı Mustafa Köz gerçekleştirdi. Köz, TYS’nin bulunduğu yerin Kültür Bakanlığının sözleşmeyi tek taraflı iptal etmesi sonucu kapatılmasına dikkat çekerek iki yıl boyunca verdikleri mücadeleyi anlattı.

Açılış konuşmasından sonra Divan Başkanı ve divan üyelerinin seçimi yapıldı.

‘BÜTÜN TEMEL HAK VE ÖZGÜRLÜKLER AYAKLAR ALTINDA’

Kurulun Divan Başkanlığını Adnan Özyalçıner gerçekleştirdi. Özyalçıner,  Türkiye Yazarlar Sendikasının ilk iki başkanı Yaşar Kemal ve Aziz Nesin’i anarak sözlerine başladı. Sendikanın amacının yazarların emeğini sermayeye karşı korumak olduğunu vurgulayan Özyalçıner sözlerini şöyle sürdürdü:

“Sendikamız hukuki, sosyal, kültürel, ekonomik, temel hak ve özgürlükleri korumakla birlikte söz ve yazı özgürlüğünün korunması için her türlü yasal mücadeleyi vermektedir. Bugüne kadar bu amaçtan sapmadan her türlü engellemeye ve baskıya rağmen bu mücadeleyi sürdürmüştür. Bugün de bildiğiniz gibi kalemler tehdit altındadır. İnsanlar karanlıkta. Bütün temel haklar ve özgürlükler ayaklar altındadır. Bizim tek dayanağımız eskiden olduğu gibi bugünde sözcüklerdir. Sözcükleri savurmamızın tam sırasıdır şimdi. Karanlığın üstüne üstüne, özgürlükleri özgür kılmak, adaletsizlikleri haksızlıkları haritamızdan silmek için hep birlikte.”

Adnan Özyalçıner’in konuşmasından sonra, halkın demokrasi, adelet ve özgürlükleri adına savaşırken ölen, öldürülen gazeteci, yazar ve aydınlar için bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu.

Daha sonra gelen konuklar tek tek söz aldı. Şair Abe Müslim Çelik, Aziz Nesin ile arasında geçen bir konuşmayı aktardı. Nesin’in kendisine, “Bizim tacımız, tahtımız yok ama düşüncelerimiz var. Biz onların düşüncelerini yaşatmaya çalıştık” dedi.

‘ZOR GÜNLERDE DAYANIŞMA ÖNEMLİDİR’

Pen Türkiye Merkezi adına söz alan Halil İbrahim, Türkiye’nin zor zamanlardan geçtiğini belirtti. İbrahim, “Bugünlerde sendika ve dernekler çok zor zamanlar yaşıyor. Gün geçmiyor ki problemlerle karşılaşmasınlar. Zor koşullarda sendikaya ve derneklere sahip çıkmak çok önemli. Zor günlerde birlikte olmak, dayanışmak çok önemlidir. Türkiye Yazarlar Sendikasının yanınızdayız” dedi.

‘İNADINA KALEMLERİMİZİ BİRLEŞTİRMELİYİZ’

Türkiye Gazeteciler Sendikası Genel Başkanı Gökhan Durmuş, Türkiye’nin basın, ifade ve demokrasi anlamında zor dönemlerden geçtiğini belirtti. Durmuş, “15 Temmuz darbe girişiminin ardından AKP iktidarı basın ve hukuk üzerindeki baskısını giderek arttırdı. 160 üzerinde gazeteci cezaevinde tutuklu bulunuyor. Bunların büyük çoğunluğunun iddianameleri yeni hazırlandı. Hakim karşısına henüz çıkmadılar. Bu fiilen cezaya dönüştürülen bir süreç oldu. 8-9 aydır hakim karşısına çıkmayan gazeteciler var. Hakim karşısına çıktıkları zaman bir çoğu tahliye edilecek. Beklentimiz bu yöndeydi ama referandum öncesindeki bir karar nedeniyle bu görüşümüz değişti. Hakimler, Çağlayan Adliyesi’nde gazetecilerin tahliyesine karar verdiler. Aynı gün serbest bırakılan gazeteciler yeniden tutuklandılar. Bu tahliye kararını veren hakim ve savcılar açığa alındı” ifadelerini kullandı.

Durmuş sözlerine şöyle devam etti:

"İki yolumuz var. Ya karanlığa teslim olacağız ya da birlikte mücadele ederek bu karanlığı aydınlığa çıkaracağız. Çünkü iktidarın niyeti muhalefeti ve demokrasiyi yok etmek. Bu yüzden basın ve ifade özgürlüğünü hedef alıyorlar. Bir ülkede basın özgür değilse o ülkede demokrasi yoktur. O yüzden basının özgürlüğüne ve ifade özgürlüğüne sahip çıkmalıyız. İnadına kalemlerimizi birleştirmeliyiz”

‘MÜCADELEMİZ YÜKSELECEK’

Kurulda Emek Partisi İstanbul İl Yönetimi adına Sinan Ceviz'e söz verildi. "Karanlık bir dönemden geçiyoruz" diyen Ceviz, tek adam, tek parti rejiminin hızla inşa edildiğini belirtti. Bu nedenle muhalefete ciddi saldırıların söz konusu olduğunu, aydınların, yazarların ve gazetecilerin bu saldırılara maruz kaldığını söyleyen Ceviz, egemenlerinin amacının bu saldırılarla tolumsal bilinci yok etmek olduğunu vurguladı.

Ceviz sözlerini şöyle sürdürdü:

"Egemenlerin en büyük silahı toplumsal bilinci yok etmektir. İşçilerin, emekçilerin mücadele tarihini yok etmektir. Siz işçilerin emekçilerin yaşadıklarını şiirlerinizle, öykülerinizle gün yüzüne çıkarıyor hatırlatıyorsunuz. Umutsuz değiliz. Her şeye rağmen aydınlarımız dimdik ayakta ve işçiler mücadele içerisinde. Karanlığa karşı mücadele içerisinde. Bu mücadele yükselecek. İşçiler emekçiler ve aydınlar bir arada ortak bir mücadeleyle bu karanlık tabloyu yıkacağız” dedi. (İstanbul/EVRENSEL)

www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.