NATO Zirvesinden geriye çelişkiler kaldı

NATO Zirvesinden geriye çelişkiler kaldı

NATO Zirvesinden geriye üyeler arasındaki çelişkiler, ABD’nin savunma harcamaları baskısı ve NATO’nun misyonuna dair belirsizlikler kaldı.

Yücel ÖZDEMİR
Brüksel

Brüksel’de perşembe günü yapılan NATO Zirvesi, denebilir ki hiçbir karar ve ortak hedef belirlenmeden dağıldı. 28 üye ülke lideri, 1.2 milyar dolara mal olan yeni NATO merkezinin açılışı için Belçika’nın başkenti Brüksel’de buluştu. 

Zirvede IŞİD ile mücadele yönünde alınan karar ise sembolik kaldı. NATO üyesi pek çok ülke, uluslararası koalisyonun parçası olarak zaten doğrudan taraf durumundaydı. Bu nedenle bir de “NATO’nun müdahil olması” kararı gelişmelerin yönünü değiştirmeyecek görünüyor. Her ülkenin kendi çıkarlarına göre pozisyon aldığı Suriye’de, ortak bir politikanın belirlenmesi ise hâlâ zor. Zirvede sadece genel bir “teröre karşı birlikte mücadele”den söz edilerek irade beyanında bulunuldu denilebilir.

ABD, YÜZDE 2 İÇİN BASKIYI ARTIRIYOR

Zirvenin en dikkat çeken lideri, beklendiği gibi ABD Başkanı Donald Trump oldu. Başkan seçilmeden “demode” ilan ettiği NATO’nun zirvesine ilk kez katılan Trump, yaptığı konuşmada, 2014 yılında alınan üye ülkelerin milli gelirlerinin yüzde 2’sini savunmaya ayırmaları gerektiği yönündeki kararının en kısa zamanda yerine getirilmesini istedi. 

Trump’ın ABD’nin NATO’nun mali yükünü daha fazla taşımayacağı, bütün ülkelerin yüzde 2 kriterine uyması durumunda bugünkü “Terör olaylarının olmayacağı” yönündeki iddiası diğer liderler arasında gülümsemelere yol açtı.

Alman televizyon kanalı ARD’den Kai Küstner yazdığı yorumda, Trump’ın diğer ülke liderlerine davranışını “okul çocukları” muamelesine benzetti. Durmadan yapmaları gereken ödevleri hatırlattı. Liderlerin sosyal medyaya da yansıyan görüntülerine bakılırsa çoğu “yaramaz öğrenciler” gibi gülümseyerek Trump’ı ciddiye almadıklarını gösterdiler.

Öyle görünüyor ki, ABD’nin, NATO üzerindeki belirleyiciliği bundan sonra eskisi gibi etkili sürmeyecek. 

SONUÇ BELİRSİZ KALDI

Alman basınında “Trump’ın savunma bütçesi nedeniyle müttefikler üzerinde baskıyı artırdı” şeklinde duyurulan zirve sonucunun ne kadar yerine gelip gelmeyeceği ise henüz belirsiz.

28 üye ülkenin sadece 5’i, milli gelirlerinin yüzde 2’sinden fazlasını savunmaya ayırmış durumda. Bunlar ABD, Fransa, İngiltere, Yunanistan ve Estonya.

Geriye kalan ülkeler ise ne zaman ve nasıl bütçe artışına gidecekleri konusunda net bir taahhütte bulunmuyorlar. En çok göze batan ise halen yüzde 1.2’de olan Almanya.

Bir taraftan AB ordusunu kurmak için çaba harcayan Almanya’nın diğer taraftan NATO’nun isteği üzerine bütçe ayırması eğitimde, sağlıkta ve diğer alanlardan daha fazla kesinti anlamına gelecek. 

Diğer ülkelerin de kısa zamanda belirlenen kritere uyması beklenmiyor.

Bu nedenle NATO’da bundan sonra hangi amaçlar için var olduğundan çok para meselesi konuşulmaya devam edecek.

RUSYA’NIN TARTIŞILMADIĞI ZİRVE

N-tv’den Issio Ehrich. “Trump’lı NATO Zirvesi’nden altı ders” başlıklı yazısında, çok şey konuşulduğu halde NATO’nun bir ortak planının olmadığına dikkat çekti. Bunların başında Kırım işgalinden sonra Rusya ile nasıl bir ilişkinin sürdürüleceği meselesi geliyor. Belirtmek gerekiyor ki, daha önce Rusya’ya karşı radikal çıkışlarıyla dikkat çeken Polonya, bu kez diyalog çağrısı yaptı.

Sadece Rusya değil, Afganistan ve Suriye’ye dair de NATO’nun bir “çıkış stratejisi” yok. Örneğin, “IŞİD’e karşı mücadele” kararı alınmasına rağmen, Suriye’de nasıl bir düzenin kurulması, IŞİD’den boşalan alana kimin yerleşeceği gibi önemli konularda üyeler arasında görüş birliği bulunmuyor. Hal böyle olunca da NATO’nun IŞİD kararı sembolik olmaktan öteye geçmiyor. 

Bu belirsizliklerin asıl nedeni elbette NATO üyeleri arasındaki çıkar farklılıkları ve çelişkilerin derinleşmesinden kaynaklanıyor. Eskiden Doğu Blokuna karşı kolayca bir arada durmak zorunda olan üye ülkeler, artık kapalı kapılar arkasında birbirinin koyusunu kazmakla meşgul. 

ALMANYA-TÜRKİYE GERİLİMİ ÇÖZÜLMEDİ

Zirve kapsamında gündeme gelen Almanya ile Türkiye arasındaki İncirlik gerilimi  NATO üyeleri arasındaki çelişkilerden sadece bir tanesi. Erdoğan ile Merkel arasında yapılan yarım saatlik görüşmeden Alman milletvekillerinin İncirlik’e girmesi izni yine çıkmadı. 

Bu durumda Almanya’ya, 250 askerini başka bir ülkeye taşımaktan başka seçenek kalmamış görünüyor. “IŞİD ile mücadele” adı altında İncirlik’e yerleştirilen Alman askerilerinin çekilmek zorunda bırakılmasına ABD başta olmak üzere bir çok üye ülkenin sessiz kalması da dikkate değer. Bu aynı zamanda NATO’nun üye ülkeler arasındaki anlaşmazlıkları çözecek bir merci olmaktan çıkmaya başladığı anlamına geliyor.

Bütün bu çelişkiler ve belirsizlikler eskimiş, ama kendisini yenilemeye çalışan bu savaş örgütüne karşı mücadelenin daha fazla güçlenmesi gerektiğini gösteriyor. Brüksel sokaklarındaki protestolar NATO’ya ve savaşa karşı mücadelenin büyüyeceğini gösteriyor.

NATO BİNASINDAKİ ANITLARIN ANLAMI

NATO’nun açılışı yapılan 1.2 milyarlık yeni merkezinde ayrıca, NATO tarihi açısından önemli “11 Eylül-Dünya Ticaret Merkezi” ve “Berlin Duvarı” anıtlarının da açılışları yapıldı. 

Doğu Bloku ve Varşova Paktı’nın yıkılmasını temsil eden “Berlin Duvarı”, aynı zamanda NATO çatısı altında bir araya gelen kapitalist Batı’nın, ‘sosyalist’ Doğu’ya karşı “zaferi”ni ifade ediyor. Bu nedenle “Transatlantik İttifak”ı bir arada tutmak için elde edilen zafer daha yıllarca kullanmaya devam edilecek.

Yine 11 Eylül 2001’de İkiz Kuleler’e yapılan saldırıdan sonra ilk kez yürürlüğe konulan 5. madde ile de, bütün üyeler saldırıya uğrayan ABD’nin yanında Afganistan işgaline katılmışlardı. 

“Önleyici Savaş” doktrininin devreye konulduğu bu işgalle aynı zamanda, NATO’nun gelecekte “terörle mücadele örgütü” olacağı propagandası yapılıyordu. 

Ama gelinen aşamada, dünyanın en büyük savaş örgütü, terörle mücadeleden çok terörü besleyen, güçlendiren bir örgüte dönüştü. Afganistan, Libya, Suriye ve Irak’taki gelişmeler bunu gösteriyor.

www.evrensel.net
ETİKETLER NATOBrüksel