Eğitim Sen 10. Genel Kurulu başladı

Ankara'da gerçekleştirilen Eğitim Sen 10. Olağan Genel Kurulu'nda OHAL düzenine tepki öne çıktı.

Eğitim Sen 10. Olağan Genel Kurulu Ankara'da başladı. Birçok okul ve üniversitede binlerce üyesi ihraç edilen Eğitim Sen, genel kurulunda OHAL düzenine tepki vardı. Konuk konuşmalarında ise Eğitim Sen'in işten atılan eğitimcilerle dayanışması örnek gösterildi.

KESK'e bağlı Eğitim Sen 10. Olağan Genel Kurulunu gerçekleştiriyor. Green Park Otel'de yapılan genel kurul, Türkiye'nin dört bir yanından seçilerek gelen delegelerin katılımıyla gerçekleşiyor. 3 gün sürecek genel kurulda eğitim alanında yaşanan dönüşüm politikalarının yanısıra OHAL uygulamaları ve ihraç edilen kamu emekçileriyle dayanışmanın güçlendirilmesi de konuşulacak.

Genel kurula KESK ve bağlı sendikaların yöneticileri, siyasi parti Başkan ve temsilcileri, ETUC ve Avrupa ülkerindeki eğitim sendikaları temsilcileri, demokratik kitle örgütlerinin yönetici ve temsilcileri de katıldı.

Genel kurul açılış konuşmasını yapan Eğitim Sen Genel Başkanı Kamuran Karaca, eşitlik, özgürlük, demokrasi ve barış taleplerini hayata geçirebilmek için Eğitim Sen'in 100 yılı aşan örgütlenme ve mücadele birikimiyle mücadele ettiğini söyledi. 10 Ekim katliamında hayatını kaybeden 7'si Eğitim Sen üyesi 101 kişiyi anan Karaca, emek mücadelesinin güçlenmesinin ve savaş politikalarına karşı mücadelenin hiç olmadığı kadar iç içe geçtiğini kaydetti.

Karaca, iktidarın OHAL kararnamelerinde ihraç ederek mağdur ettiği kişilerin sayısının 2 milyonu geçtiğini söyledi. 1547 eğitim ve bilim emekçisinin ihraç edildiğini söyleyen Karaca, 29 Aralık grevi nedeniyle açılan zorlama soruşturmalarla üyelerine cezalar yağdırıldığını kaydetti. İktidarın kendisine muhalif herkesi "terör suçu" ile ilişkilendirerek kendi işlediği suçun üzerini örtmeye çalıştığını belirten Karaca, sivil darbe politikalarının devreye sokulduğunu söyledi. Antidemokratik uygulamaların eğitim sistemini de kaosa sürüklendiğini belirten Karaca, iktidarın eğitimin dinselleştirilmesi ve ticarileşmesine direnen ve emek, demokrasi ve barış mücadelesi yürüten eğitim emekçilerini intikam almak üzere hareket ettiğini kaydetti. Diğer sendikaların bu süreçte ihraç edilen üyelerine sırtını dönerken KESK ve bağlı sendikaların haksızlığa uğrayan tüm emekçilerin umudu olduğunu kaydeden Karaca, örgütlü mücadeleye yönelik haksız ve pervasız saldırıların durdurulması çağrısı yaptı. Karaca açlık greviyle haklarını savunan Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'nın mücadelesini de selamladı.

Eğitim sisteminin sorunlarına yönelik çözümsüzlüğün devam ettiğini kaydeden Karaca, eğitim sisteminde dışlayıcı, ayrımcı politikaların hayata geçirildiğini, eğitimin, dinin ve mezhebin kuralları referans alınarak düzenlendiğini söyledi. Din derslerinin zorunlu hale getirilmesiyle sorunlar yaşandığını, okulların eğitim kurumu olmaktan çıkarıldığını söyleyen Karaca, eğitimde yaşanan dönüşümün ileriye değil geriye işletildiğini, cemaat, tarikat, dernek ve vakıfların eğitimci rolüne soyunduğunu kaydetti. Karaca, laik, bilimsel, demokratik eğitim için mücadelenin ortaklaştırılması gerektiğini vurguladı.

'SALDIRILARA KARŞI GERİ ADIM ATMADIK'

KESK Eş Genel Başkanı Lami Özgen de Türkiye'nin uçuruma sürüklendiğini belirterek 7 Haziran'ın tekçi, otoriter ve diktatörlüğün kurumsallaşması açısından bir mihenk taşı olduğunu söyledi. AKP'nin kendi politikalarını "ya biz ya kaos" diyerek halkalara dayattığını kaydeden Özgen, iktidarın 7 Haziran sonrası yaşanan katliamlar sonrası halkları kendine biat ettirmeye dönük politikalara dayalı bir strateji geliştirdiğini kaydetti. Özgen soruşturma, cezalandırma ve sürgünlerle emek, demokrasi ve barış mücadelesine ve örgütlülüğe yönelik saldırılara karşı geri adım atmadıklarını vurguladı. Özgen, "Bu ülkede emekçilerin ezilenlerin bir arada ortak mücadelesi 16 Nisan'da hayat buldu. Bu mücadeleyi bundan sonra da büyüterek sürdürmemiz gerekiyor. Nasıl bir ülkede yaşamak istediğimize tartışarak karar vermeli ve mücadeleyi büyütmeliyiz" dedi.

GÜLMEN VE ÖZAKÇA DÜNYAYA DUYURDU

CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba ise OHAL ile başlayan sivil darbeyle demokrasiyi savunan herkesin baskıyla susturulmaya çalışıldığını söyledi. OHAL sürecinin AKP'li olmayan herkesi devletten çıkarma operasyonuna dönüştüğünü belirten Ağbaba, Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'nın direnişinin de bu hukuksuzluğu dünyaya duyurma açısından önemli olduğunu söyledi.

EĞİTİM SEN'İN DAYANIŞMASI ÖRNEK OLDU

HDP Eş Genel Başkanı Serpil Kemalbay, 12 Eylül karanlığını yırtan ve darbeyle mücadele eden Eğitim Sen'in KHK tasfiyelerine karşı gösterdiği dayanışma ve mücadelenin tüm dünyaya örnek olduğunu belirtti. AKP'nin bugüne kadar tek zikzak çizmediği konunun neoliberal politikaların hayata geçirilmesi olduğunu kaydeden Kemalbay, kamu emekçilerinin iş güvencesinin tehlike altında olduğuna da dikkat çekti. AKP'nin geçtiğimiz hafta gerçekleşen kongresinde " sürekli bir OHAL" vurgusuna dikkat çeken Kemalbay, ülkeyi yönetemeyecek duruma gelen AKP'nın ülkeyi OHAL ile yönetme kararlılığı gösterdiğini ancak demokrasi mücadelesi verenlerin daha da güçleneceğini söyledi.

AYRIM YAPMADAN MÜCADELE ORTAKLAŞMALI

Emek Partisi Başkanı Selma Gürkan ise emeğin kazanımlarının ve demokrasinin yok edilerek yeni bir rejim inşa edildiğini ifade etti. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun açlık grevindeki Gülmen ve Özakça'yı "terörist" olarak suçlamasına cevap veren Gürkan, "Çocuklarımızı cinsel istismarcı ve din istismarcısı öğretmen kadrolarına değil elbette ki ülkenin demokrasiden yana aydınlık öğretmenlerine emanet edeceğiz" dedi. Gürkan, hak ve özgürlüklerin güvence altına alındığı, Kürt sorununun demokratik çözümünün sağlandığı, kadınların hak eşitliğinin, siyaset ve basın özgürlüğünün güvence altına alındığı bir ülke için iş güvencesinin kaldırılmasına karşı kamu emekçilerinin ayrım yapmadan mücadeleyi ortaklaştırması gerektiğini söyledi.

ÖDP MYK üyesi Hasan Hayır da siyasal islamcı hareketlerin Türkiye'nin ve bölgenin başına bela olduğunu belirterek siyasal İslam'la mücadelenin önemine dikkat çekti. Birleşik bir muhalefet hareketi yaratılmasının zorunlu olduğunu belirten Hayır, sadece parlamento ile siyasal İslam'la mücadelenin yeterli düzeyde gerçekleşemeyeceğini kaydetti. (Ankara/EVRENSEL)

Son Düzenlenme Tarihi: 26 Mayıs 2017 18:46
www.evrensel.net