Kalan tek güvencemize birlikte sahip çıkalım

Kalan tek güvencemize birlikte sahip çıkalım

İZSU’da çalışan çalışan Genel-İş İzmir 3 No’lu Şube üyesi işçiler kıdem tazminatı hakkına sahip çıkmak için ortak mücadele çağrısında bulundu.

Eda AKTAŞ
Metehan UD
İzmir

Hükümet, işçilerin son güvence olarak gördükleri kıdem tazminatının fona devri için çalışmalarını hızlandırdı. İZSU’da İZELMAN şirketine bağlı olarak çalışan Genel-İş İzmir 3 No’lu Şube üyesi işçiler kıdem tazminatı hakkına sahip çıkmak için ortak mücadele çağrısında bulundu. 

İşçiler kıdem tazminatının kendileri için iş ve gelecek güvencesi olduğunu söyleyerek fona devredilmesine karşı olduklarını belirtti. Sendikaların işçilerle bir araya gelerek tabandan bir hareketliliğin başlamasının ve eylemlerin yapılmasının önemli olduğunu vurgulayan işçiler, konfederasyon ve sendika ayrımı yapmadan örgütlü, örgütsüz tüm işçilerin bir araya gelerek ortak mücadele etmesini gerektiğine dikkat çekti.  

‘A SENDİKASI, B SENDİKASI DEMEDEN’

İZSU işçisi Muzaffer Özbek, kıdem tazminatının işçilerin geleceği olduğunu söyleyerek, “Çalışmış olduğum 25-30 yılın garantisidir. Çoluğuma çocuğuma bırakacağım en büyük mirastır. Kıdem tazminatı işçinin olmazsa olmazıdır” dedi. Kıdem tazminatının fona devredilmesine karşı verilen mevcut mücadelenin yeterli olmadığını dile getiren Özbek, “İşçi sınıfının alanlarda olması gerekiyor. Bu haklar kolay kazanılmadı. 15-16 Haziran olaylarını hatırlamak lazım. Türk-İş bir açıklama yapmıştı, ‘Kıdem kırmızı çizgimizdir’ diye. Ama referandumdan sonra bir ‘U’ dönüşü oldu. Bu ülkede işçiler, emekçiler, yüzü emeğe dönük olan herkes alanlarda olmazsa haklarımız bir bir gasbedilecek. En büyük kazanımımız kıdem tazminatı da gitmek üzere. Bir kişinin iki dudağı arasına bırakıldı ne yazık ki. O yüzden işçiler, örgütlü olan herkes A sendikası, B sendikası demeden alanda olmalıdır” dedi. 

‘ORTAK MÜCADELE VERMELİLER’

İZSU işçisi Fatih Çalım, kıdem tazminatının işçilerin iş garantisi olduğunu ifade ederek, “Ben 20 yıldır çalışıyorum, kıdem tazminatı benim ve çocuklarımın gelecekteki tek garantisi. Geçmişte 20-25 yıl çalışan işçi bir daire alabiliyordu ama şu an çocuğunun düğününü bile yapamıyor. Ona rağmen bazıları buna gözünü dikmiş durumda. Emekçiler olarak buna müsaade etmeyeceğiz, elimizden gelen bütün mücadeleyi vereceğiz” dedi. Türkiye’de 20 milyon çalışandan sadece 800 binin sendikalı olduğunu hatırlatan Çalım, “DİSK; Tük-İş ve Hak-İş’i kıdem tazminatının fona devredilmesine karşı verilecek mücadelenin içine çekmelidir. Daha sonra organize sanayiler ve özel sektörde çalışan tüm emekçileri bu işin içine çekmek lazım. Emekçiler birleşip bu işin içine topyekün girmezlerse yine başarılı olamayız. 800 bin sendikalı ile 20 milyon çalışan işçi arasında çok fark var. Konfederasyonumuzun öncülüğünde tabandan başlayarak mücadele vermeye hazırız” şeklinde konuştu. 

‘KONFEDERASYOLAR TEK VÜCUT OLMALI’

Özgür Gökdeniz (İZSU işçisi): Biz işçinin tek dayanağı, yarını kıdem tazminatıdır. Kıdem tazminatı fona devredildiği zaman yarı yarıya azalacağını biliyoruz. Tazminat bizim ve çocuklarımızın geleceği olduğu için sonuna kadar sahip çıkmamız gerekiyor. DİSK, Türk-İş ve Hak-İş’in başkanları bir araya gelip ortak bir karar alıp, bu kararı tabana yaymaları gerekiyor. Bunun için tek vücut olmamız gerekiyor. En büyük iş tabii ki önce konfederasyon başkanlarına, daha sonra işçi sınıfına düşüyor.

Orhan Öniz (İZSU işçisi): Kıdem tazminatı geleceğimiz olduğu için devredilmesine karşıyım. Fona devredilmesine karşı şu an bir mücadele de görünmüyor. Fonun içeriği hakkında çok net bir şey diyen yok. O yüzden insanlarda kafa karışıklığı var. Bu kafa karışıklığının giderilmesini istiyorum.

‘FON BİZ İŞÇİLER İÇİN KATLİAMDIR’

GENEL-İŞ İzmir 3 No’lu Şube Denetleme Kurulu üyesi aynı zamanda İZSU işçisi olarak çalışan Ali Toprak ise, kıdem tazminatının kadrolu, taşeron, sendikalı, sendikasız bütün işçilerin sigortası olduğunu belirterek, fona devredilmesine karşı olduklarını ifade etti. Bir düzenleme yapılacaksa işçilerin haklarını koruyan düzenlemelerin yapılmasını istediklerini dile getiren Toprak, “Fon dedikleri şey biz işçiler için bir katliamdır. Kıdemin fona devredilmesini istemiyoruz. Hükümet, devlet işçilerin geleceği, sağlıklı çalışması için bir takım değişiklikler yapsın” dedi.  İşçilerin birlik ve beraberlik içerisinde el ele, kol kola girip sokaklarda mücadele etmesi gerektiğine vurgu yapan Toprak, sendikalarında işçilerle daha çok ilgilenmesi ve işçileri daha çok bilgilendirmesi gerektiğini söyledi. 

SORUNLARA FONSUZ ÇÖZÜM MÜMKÜN

* 1 yıl koşulu kaldırılsın. Böylece 1 yıldan az kıdemi olan işçiler de kıdem tazminatı alabilsin.
* İşçiye kıdem tazminatını ödemeyen işverene ağır ceza ve yaptırımlar getirilsin. 
* Kıdem tazminatı ödenmeyen işçiye, tazminatı devlet ödesin, işverenden geri tahsil etsin. 
* İcra ve iflas hallerinde kıdem dâhil tüm işçi alacakları birinci sıraya yükseltilsin. 
* Tazminat şirketten tahsil edilemediğinde, şirket sahibi ve ortaklarından tahsil edilebilsin.
* Kıdem tazminatı dâhil tüm işçi alacakları “Ücret Garanti Fonu” kapsamına alınsın. 
* Belli süre aynı işyerinde çalışan işçiye istifa halinde de kıdem tazminatı ödensin. 
* İşverenlerin tazminatsız çıkarma (25/2) hakkını kullanma koşulları ağırlaştırılsın.
* Grev yasakları kaldırılsın. Yasa dışı grev gerekçesiyle tazminatsız çıkış engellensin.
* Sendikal örgütlenmenin önündeki engeller kaldırılsın.

www.evrensel.net