‘ Arkadaşlarımızın hukuk yoluyla bırakılacağına inanmıyoruz’

‘ Arkadaşlarımızın hukuk yoluyla bırakılacağına inanmıyoruz’

HDP Grup Başkanvekili Ahmet Yıldırım, Erdoğan’ın kongre konuşmasında tutuklu HDP milletvekilleri konusunda yargıya talimat verdiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın AKP kongresinde yaptığı konuşmayla tutuklu HDP milletvekilleri konusunda yargıya talimat verdiğini söyleyen HDP Grup Başkanvekili Ahmet Yıldırım, “Bu anlamda arkadaşlarımızın tutuklanması da siyasidir. Bırakılması da siyasi olacaktır. Bu saatten sonra biz arkadaşlarımızın hukuk marifetiyle bırakılacağına inanmıyoruz” dedi.

Tutuklu HDP milletvekilleri Çağlar Demirel ve Abdullah Zeydan’ın Diyarbakır’da görülen davalarını izleyen HDP Grup Başkanvekili Ahmet Yıldırım, adliye çıkışında açıklama yaptı. Açıklamaya HDP milletvekilleri Nihat Akdoğan, Feleknaz Uca, Ziya Pir ve Lezgin Botan'ın yanı sıra çok sayıda partili katıldı. Bu davalarda tutuklu milletvekilleri değil partileri HDP olduğunu vurgulayan Yıldırım, “Buradaki davalarda yargılamaya konu edilen yalnız başına olaylar değil, siyasettir. Siyasi rakiplerimizin demokratik ve meşru siyasette bizimle baş edememeleri üzerine geliştirmiş oldukları aciz bir yöntemdir. Yargının buna taraf edilmesi alet edilmesi, bizden siyasi rovanşizm ile iktidarın sopası ile ilgili siyaset alanımızın daraltılmaya çalışması, yaptığımız siyaseti yargılama konusu yaptıklarının farkındayız. Bunun kabul etmemiz de mümkün değildir. Elbette bu kadarı ayarı bozulmuş olan bu kadar siyasallaştırılmış olan yargıyı bu hale getirenlere de elbette bu ibre dönecektir. Hani o meşhur deyimle ayarını bozduğun kantar gün gelir seni tartar. Bugüne onlarca siyasetçi, milletvekili ve belediye başkanı arkadaşımız, her biri kendi içinde bir yargılaması buradaki hakim ve savcılardan azade bir şekilde söylüyorum bir tiyatroya tekabül ediyor. Buradan özellikle hakim ve savcılara sesleniyorum. Meslek onurunuzu ve kimliğinizi ayaklar altına almaya çalışan siyasi iktidara karşı meslek onurunuzu koruyun. Siz herhangi bir siyasi çevrenin veya iktidarın sopası olmak zorunda değilsiniz. Kendinizi kullandırtmak zorunda değilsiniz. Dünya da her şey siyasallaştırılabilir ama yargı siyasallaştırılamaz. Bir adalet, hukuk ve yargı derdest edilmişse ülke devlet olma özelliğini asıl o zaman kaybeder. Bugün bizim yargı eliyle karşılaştığımız husus budur” diye kaydetti. 

‘İKTİDAR BU ÜLKEYİ YÖNETEN DEĞİL ZARAR VEREN KONUMA GELMİŞTİR’

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın AK Parti 3. Olağanüstü Kongresi'nde yaptığı konuşma ile yargıya talimat verdiğini ifade eden Yıldırım, “Yargı siyaset yaparken bizim karşımıza dikilen bir enstrüman değildir. Karşımıza rakiplerimiz çıksın. Cumhurbaşkanı iki gün önce 21 Mayıs günü yargıya talimat vermiştir. Yargı ve kolluk marifetiyle HDP’yi tehdit ediyor. Bunların hepsi bu kurumların içinde çalışanlara talimattır. Bu ülkede kendini halkın ve devletin başı olarak tarifleyen ama anayasal bağlamda o görevini koparmış olan kişinin bu yönlü söylemleri talimattır. Şimdi bu kadar siyasallaşmış bir yargıya, ülkeyi bu kadar derdest etmiş bir cumhurbaşkanına karşı hangi savcı tarafsız iddianame hazırlayabilir. Hangi hakim bağımsız karar alabilir. Bir inandırıcılığı kalmadı bu sebepledir ki, bu ülkenin imajı ve itibarı uluslararası toplum nezdinde eriyor ve ayaklar altına alınıyor. Buradan iktidar partisine, ana muhalefet partisine bağırır gibi uluslararası topluma öyle bağıramazlar. İktidar bu ülkeyi yöneten değil bu ülkeye zarar veren bir pozisyona düşmüştür. Partimizi ve arkasına almış olduğu halk gücünün demokrasi ve özgürlük arayışına karşı varsa bizi siyaseten engellesinler. Karşımıza polisi, askeri, yargıçları çıkarmasınlar. Burada yapılan budur. Siyaseten bizimle baş edemeyen, sandıkta bizimle baş edemeyen bizi baraj altında bırakamayanların başvurduğu ucuz bir yöntemdir” diye kaydetti. 

'ARKADAŞLARIMIZIN TUTUKLANMASI SİYASİ, SERBEST BIRAKILMASI DA SİYASİ OLACAKTIR'

“Bir partinin 5 bin üyesi bir örgüte üye olmaktan tutuklanıyorsa bunu sosyolojik olarak başka bir şekilde yorumlamamız gerekiyor” diyen Yıldırım, “ On binlere varan tutuklamalar, bu artık örgüt teraneleriyle geçiştirilebilecek bir şey değildir. Bunun sosyolojisini görmek zorundadırlar. Öbür türlü HDP’yi anlamak istiyorlarsa, HDP Ortadoğu’da sınırların bu kadar tartışmaya açıldığı, kan pazarına dönüştüğü, gençlerin bu kadar rahat toprağa düştüğü bir dönemde hala bu ülkenin birliğini ve bütünlüğü, kalıcı onurunu barış, demokrasi ve özgürlük temelinde teminatıdır. HDP aradan çıktığı zaman bu ülkede insanlar birbirini boğazlar. Kaygı duyduğumuz budur. Saplanmışlar makam koltuğuna, ihaleye, iş takipçiliğine bunun dışında akılları dönmüş başka bir şey yapamıyorlar. Çünkü iktidardan düştükleri zaman neyle yargılanacaklarını iyi biliyorlar. Bunun için bağımsız ve tarafsız yargıyı ortadan kaldırıyorlar. Hukukun üstünlüğünün olduğu ülkede onların neyle yargılanacaklarını, savaş suçuyla nasıl yargılanacaklarını çok iyi biliyorlar. Bu anlamda arkadaşlarımızın tutuklanması da siyasidir. Bırakılması da siyasi olacaktır. Bu saatten sonra biz arkadaşlarımızın hukuk marifetiyle bırakılacağına inanmıyoruz. Yarın AYM karar açıklasa da ya da yerel mahkemeler arkadaşlarımızı tek tek bıraksa da merkezi bir siyasi kararla bırakılacaklardır. Hukukla bırakılmış olmayacaklardır. Bu gün iki vekilimizin davasını takip ettik. Kararların sonuç bölümüne bakın tıpa tıp aynı. Biri Diyarbakır biri Hakkari. Bütün eylem ve etkinlikleri farklı. Kes yapıştır kopyala. Çünkü böyle talimat verilmiş” diye vurguladı. (DİHABER)
 

www.evrensel.net