CIPOML’den NATO zirvesini protesto çağrısı!

CIPOML’den NATO zirvesini protesto çağrısı!

Avrupalı komünist partiler, yarın toplanacak NATO Zirvesine öncesi çağırdı: Savaş aygıtlarına karşı emekçilerin ortak cephelerini kuralım!

Belçika’nın başkenti Brüksel’de ABD Başkanı Donald Trump’ın da katılacağı NATO Zirvesi yarın başlayacak. İki gün sürecek zirve ile ilgili açıklama yayınlayan Uluslararası Marksist Leninist Parti ve Örgütler Konferansı (CIPOML) üyesi Avrupa partileri, NATO’nun başta ABD olmak üzere emperyalist güçlerin emrinde bir savaş aygıtı olduğuna dikkat çekti.  Yayınlanan bildiride emekçilerden kesilen bütçelerle beslenen NATO’nun yine emekçilere ve halklara karşı kullanıldığı hatırlatılarak, ekonomik krizlerinden çıkamayan kapitalist-emperyalist sistemin dünyayı yeniden paylaşım savaşında ırkçılığı ve milliyetçiliği yükselttiği ve NATO’yu da kullanarak halklar arasında nefreti yaygınlaştırdığının altı çizildi. 

İşçi, emekçi ve halklara, savaşa ve gericiliğe karşı her yerde ortak mücadele cepheleri kurma çağrısı yapan CIPOML, “NATO’ya, Avrupa ordusuna, savaş aygıtlarına ve teröre hayır! NATO, AB ve tüm savaş çığırtkanı, halk düşmanı antlaşmalar iptal edilsin! Kendi ülkeleri dışındaki bütün asker geri çekilsin!” sloganlarıyla tüm ülkelerde NATO zirvesinin protesto edilmesi çağrısı da yaptı. 

NATO KARŞITI TÜM EYLEMLERİ DESTEKLİYORUZ

CIPOML’nin üyesi Avrupa partileri olan Danimarka İşçileri Komünist Partisi (APK), Fransa İşçileri Komünist Partisi (PCOF),  Almanya İşçileri Komünist Partisi İnşa Örgütü (Arbeit Zukunft), Yunanistan Komünist Partisi İnşa Örgütü (KKE 1918-1955), İtalya Komünist Platform, Norveç Revolusjon Örgütü, İspanya Komünist Partisi-Marksist Leninist (PCE-ML) ve Emek Partisi’nin (EMEP) imzalarıyla yayınlanan bildiride, Brüksel’de, gerici ve savaş çığırtkanı Trump’ın da katılımı ile gerçekleşecek olan NATO Zirvesinin, barış ve demokrasi talebiyle harekete geçenlerin yaygın uluslararası tepkisiyle karşılanacağı belirtildi. “NATO ve AB’nin savaş çığırtkanı, militarist ve halk düşmanı rolünü ifşa edecek, kitle eylemlerini, protesto yürüyüşlerini ve toplantıları sonuna kadar destekliyoruz”  denildi. 

EMEKÇİ DÜŞMANI BİR SAVAŞ AYGITI

1949’da sosyalist kampa ve emekçilere, yaygın ve demokratik muhalefet güçlerine karşı bir tehdit, provokasyon; içeride ve dışarıda bir savaş aygıtı olarak kurulan NATO’nun kontrgerilla ordularının ‘gerilim stratejisi’ ve faşist terörizmde oynadığı önemli rolün iyi bilindiğine dikkat çekilen CIPOML açıklamasında, “Saldırgan askeri suç ittifakı her zaman ABD emperyalizminin egemenliğinin, Avrupa halklarını yedeklemenin ve ulusal bağımsızlıkları sınırlamanın bir aygıtı olmuştur” ifadeleri kullanıldı. 

TRUMP, NATO’NUN DAHA ETKİN OLMASINI İSTİYOR

Açıklamada, SSCB’nin dağılmasının ardından NATO’nun kendisini feshetmek yerine saldırgan tutumunu ve askeri gücünü ‘alan dışına’ yaydığına ve özellikle doğuya yayılarak Rusya’nın kuşatılması stratejisiyle hareket ettiğine dikkati çekilen açıklamada, “Rusya’nın cevabı ise, rakiplerinin birliğini kırmak için geniş bir yeniden silahlanma ve askeri operasyonlar kampanyası olmuştur. NATO, İsrail, Mısır ve Kolombiya gibi ülkelerle ortaklığını da artırmıştır ve Trump, NATO’nun ‘teröre karşı savaş’ içerisinde daha etkin bir rol oynamasını istemektedir” denildi. 

TERÖRLE MÜCADELE ADI ALTINDA ÜLKE İŞGALİ

CIPOML açıklaması şöyle devam etti: “NATO askeri müdahaleleriyle (Afganistan, Libya, vs.) çözülen hiçbir sorun yoktur; tam tersine bu sorunlar daha da derinleşmiş, birçok sivilin yaşamını yitirmesine, vahşete, yıkıma, gerici sivil savaşlara ve büyük göç dalgalarına yol açmıştır. Brüksel’deki zirve bu savaş çığırtkanı blokun askeri müdahalelerini daha da genişletmek isteğiyle ilintilidir. NATO ve destekçileri Polonya’ya, Baltık ülkelerine ve Macaristan’a müfrezeler gönderirken, cihadi terörizmle mücadele adı altında, Kuzey Afrika ve Orta Doğu’da, nükleer silahlandırmayı ve askeri levazımatı artırmaktadır. Bu görüngü emperyalist savaş politikası ve bağımlı ülkelerin yağmasıyla beslenmektedir” 

ABD, KÜRESEL HÜKÜMDARLIĞI İÇİN KULLANIYOR

Brüksel zirvesinin diğer bir yönünün de, tam da Obama-Clinton’ın takip ettiği ve Trump’ın sürdürdüğü çizgiye, ‘ABD ordusunu yine muhteşem kılalım’ sloganıyla milliyetçiliğe ve savaş çığırtkanlığına uygun olarak nükleer silahların modernizasyonun sağlanması ve yeni üslerin ve nükleer kalkanların, sözde savunma amacıyla, kurulması olduğunu belirten CIPOML, yine NATO’nun yakın geçmişte Pentagon’un yeni patronu ‘Deli Köpek’ lakaplı James Mattis’in açıkladığı gibi, ‘ABD’nin vazgeçilmez üssü’ olduğuna vurgu yaparak, “Gerçekten de, rakip güçlerin yükseldiği şu dönemde,  ABD’nin küresel hükümdarlığının devamı için bu emperyalist ittifak önemlidir” dedi

NATO’NUN GÜÇLENMESİ, EMEKÇİLERİN YOKSULLAŞMASI DEMEKTİR

Açıklama şöyle devam etti: 

“Trump’ın ‘NATO’yu destekliyoruz… fakat ortaklarımız finansal sorumluluklarını karşılamalıdır” beyanı, askeri harcamaların GSMH’nin en az yüzde 2’si oranında artması anlamına gelmektedir. Bunun yükü, ekonomik kriz ve kesinti politikalarının ağır sonuçlarına maruz bırakılan emekçi sınıfının ve halk kesimlerinin omuzlarına yüklenecektir.

Trump’ın diktasını hemen kabul eden AB liderleri aynı zamanda, yağmadan paylarını almak amacıyla, NATO’yu destekleyen ve ona yedeklenmiş Avrupa Ordusu aracılığı ile ‘AB savunma politikasına’ girişmişlerdir.

Tekellerin AB’si –neoliberaller, sosyal-demokratlar ve reformist partilerin desteği eşliğinde- kriz yönetimi ve askeri operasyonlar açısından (Ukrayna, Balkanlar, Afganistan, Akdeniz, Sudan, Somali, vs.) NATO’yla sıkı işbirliği içerisindedir. AB kendi başarısızlığı karşısında daha saldırgan bir yol seçerek, dışarıda savaş ve askeri müdahaleler eşliğinde, içeride yoğun gericilik, ırkçılık ve baskıyı artırması bu stratejik ilişkiyi yeni seviyelere yükseltmiştir.”

KAPİTALİZM SORUNLARINI SAVAŞ POLİTİKALARIYLA ÇÖZMEYE ÇALIŞIYOR

“Brüksel zirvesi, çeşitli ülkelerde kapitalizmin eşitsiz gelişmesi, artan ekonomik ve politik sorunlar ve sonuçlarını rakiplerinin üzerine yıkma çabalarının emperyalist ve kapitalistler arası ilişkilerde muazzam kötüleşmeye yol açtığı bir ortamda gerçekleşiyor.

Günümüzde, ekonomik durağanlığın devam ettiği ve yoksulluğun yaygınlaştığı koşullarda,  ‘globalleşme’ yerini korumacılığa, gümrük vergilerine ve ticari savaşlara bırakırken, pazarlar ve ticaret yolları, ham madde ve enerji kaynakları, su ve verimli topraklar, hakimiyet alanları ve stratejik bölgeler üzerine rekabet artıyor.

NATO’nun üyesi olan devletlerin, özellikle de ABD’nin, bayrağını taşıdığı savaş politikaları ve silahlanma yarışı bu temelde gelişiyor; Yıkımları, ölümleri ve mülteciliği kışkırtan; dünyanın birçok bölgesinde –Doğu Avrupa, Afrika, Orta Doğu, Güney Çin Denizi, Kore Yarımadası, Kuzey Kutbu, vs.çelişkileri derinleştiren; uzayda ve siber dünyada sorunlar yaratan; halkı askerleştiren; yaygın bir çatışmayı geliştirebilecek olan emperyalist blokların kuruluşunu hızlandıran bir politika”

DÜNYAYI YENİDEN PAYLAŞMAK İÇİN NEFRET YAYIYORLAR

“Bütün emperyalist güçler, savaş aracılığıyla dünyayı yeniden paylaşmaya hazırlanıyorlar. Yeniden canlanan milliyetçilik, şovenizm, ırkçılık, yabancı düşmanlığı, yükselen sağ popülizm ve faşist partiler, “ulus” adına savaşları kışkırtıyor ve halklar arasında nefreti yayıyorlar.  

Burjuvazi ve iş birlikçileri, askeri bütçelerin artmasının ve toplumun militarize edilmesinin ‘demokrasiyi ve Batılı hayat tarzını’ korumanın gerekliliği olduğunu söylüyorlar. Bu sahte sloganlar, kendisi de emperyalist savaşların ürünü olan terörizmle mücadele adına yayılıyor.

Bu ‘çözümler’ sadece işçilerin, sendikaların, gençlerin haklarını ve özgürlüklerini lavetmeye, kemer sıkma politikalarını devam ettirmeye ve sömürücü azınlığın imtiyazlarını korumaya yarıyor. Halkın korkuları, ekonominin militarizasyonu ve sermaye sahiplerinin, zenginlerin ve asalakların çıkarları adına savaşları yüceltmek için yaygınlaştırılıyor.”

SAVAŞA, GERİCİLİĞE KARŞI; BARIŞ VE ÖZGÜRLÜK İÇİN ORTAK MÜCADELE!

“Savaşa, gericiliğe ve yeni kayıplara karşı olan kitlelere sesleniyoruz: Güçlerimizi bileştirelim, halkların barışı ve özgürlüğü için mücadele verelim, savaş çığırtkanlığına karşı ortak bir cephe kurarak harekete geçelim. Aşağıdaki sloganlarla Brüksel’deki NATO zirvesini protesto etmeye yürüyelim: NATO’ya, Avrupa ordusuna, savaş aygıtlarına ve teröre Hayır! NATO, AB ve tüm savaş çığırtkanı, halk karşıtı antlaşmalar iptal edilsin! Kendi ülkeleri dışındaki bütün asker geri çekilsin! Silahlanma yarışı dursun, askeri harcamalar azaltılsın; işçilere ve halklara, sağlık, eğitim ve kamu hizmetlerine bütçe! Nükleer silahlardan arınmış bir dünya istiyoruz! Polis devletlerine ve halkın militarizasyonuna hayır! Hak ve özgürlükleri mücadeleyle savunalım! Askerlerin mültecilere sınırları kapamasına hayır! Ezilen halk ve milletlerin antiemperyalist mücadelesine destek olalım! Kahrolsun milliyetçilik, ırkçılık ve faşizm! Yaşasın işçilerin ve halkların uluslararası dayanışması!” (DIŞ HABERLER)

www.evrensel.net
ETİKETLER CIPOMLNATO Zirvesi