Kurumlar değişir sen “gelecek kaygısını” hatırla

Kurumlar değişir sen “gelecek kaygısını” hatırla

Kapatılan askeri okullar yerine kurulan “Milli Savunma Üniversitesi”ne başvuranların sayısı, harp okullarına başvuranlarınkinden bir hayli fazla.

Janset REYHAN

Kayseri

Ülkemizin güncel politik gündemi hızla değişiyor. Referandum süreci henüz geride kalmışken ortaya atılan gelen idam tartışmaları, AB ile yaşanan krizler, içeride ve dışarıda oluşturulan savaş konsepti… Ülkemizde yaşanan olaylar giderek bizi daha büyük bir çıkmaza süreklerken hepimizin kafasından aynı soru dolaşıyor, “Bundan sonra ne yapacağız?” Gelecek kaygımız giderek büyürken, AKP hükümeti de biz gençleri kendi askerleri olarak yetiştirmek ve tabanda politikalarının mobilizasyonu için bizleri arkasına yedeklemek üzere işe koyulmuş durumda.

Bilindiği üzere 15 Temmuz’un ardından Askeri Okullar kapatılmış, birçok öğrenci bu kurumlardan atılıp diğer üniversitelere yönlendirilmişti. Bu okullar, Gülen cemaatinin askeri personel yetiştirmek üzere öğrencileri seçtiği, sınav sorularını dağıtıp sağlık muayeneleri ve fiziksel yeterlilik sınavlarında yapılan şaibelerle öğrencilerini bu okullara yerleştirdiği gerekçesiyle kapatıldı. Gülen Cemaati askeriyenin “Atatürkçü ve laik” programına karşı, dindar ve kendi tabirleriyle “Altın Nesillerin” askeri okullar aracılığıyla askeriyeye yönlendirilmesini sağladı. Bu durum cemaatle çıkarları çatışana dek AKP hükümetinin işine gelen bir durum oldu. Çünkü burada yetişen “askerler” bir nevi “AKP askerleri” olacak, şoven ve milliyetçi savaş politikalarına kolayca adapte edilebilecek ve nihayetinde hükümete darbe yapma ihtimali hemen hemen hiç olmayacak askerler olacaktı. Fakat 15 Temmuz süreci bu kaba hesabın boşa çıktığını gösterdi. İddialara göre birçok askeri lise ve harp okulu öğrencisi darbe teşebbüsüne katıldı.

ASKERİ OKULLARDAN MİLLİ SAVUNMA ÜNİVERSİTESİ’NE

Ancak AKP hâlâ kendi askerlerini yetiştirmeye kararlı gibi görünüyor. Kapatılan askeri okullar yerine “Milli Savunma Üniversitesi” kuruldu. Kara, Hava ve Deniz Harp okullarının bağlı olduğu bu kurumun rektörü ise bir asker değil, sivil bir tarihçi. Bu yeni kurumlara başvuranların sayısı, harp okullarına başvuranlarınkinden bir hayli fazla. Bunun bir nedeni elbette gençlerin artan işsizlik korkusu ve “garanti” bir meslek edinebilmek için polislik ve askerlik gibi mesleklere yönelme eğilimi. Fakat diğer nedeni, ilk nedenin farkında olan ve gençliğe “Bizim için savaş ya da yok ol” sözünden başka bir şey diyemeyen hükümetin karanlığıdır. Öte yandan aslında askeri personel yetiştirmek üzere kurulmuş, kara, hava, deniz harp okullarının bağlı olduğu bu kuruma “üniversite” diyerek, liselerde eğitim gören ve gelecek kaygısı içindeki öğrencileri asker yapmanın önünü açmıştır. Zira 15 Temmuz’dan sonra “Tüm okullardan, liseler, mesleki okullar, buralardan rahatlıkla harp okullarına giriş olacak.” sözleriyle bunun “müjdesini” vermişti.

GENÇLİĞİN KAYGILARI ÜZERİNDEN YÜKSELEN POLİTİKALAR

Açıktır ki, AKP hükümeti Cemaat ile ortaklığı bitince kendi “askerlerini” yetiştirmenin kaygısını yeniden yaşamaya başlamıştır. Cemaat ile ortaklığı süresinde var olan “Askeri Okulların” modernize edilmiş hali gibi görünen “Milli Güvenlik Üniversitesi”ni biz gençlere dayatmaktadır. Nasıl ki ODTÜ vb. üniversitelerin karşısına kendi zihniyetinde “genç yetiştirmek” üzere Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’ni kurdular. Ama istedikleri gibi olmadığını kendileri de biliyorlar! Kısaca; biz biliyoruz ki bu yeni üniversite kutuplaştırıcı politikanın bir örneğidir. Bilboardlarda şatafatlı görseller ile algı yaratmaya çalışanlar, gençliğin gelecek kaygısını 3-5 bin liraya kazanmaya çalışıyorlar. Özel Harekat’a başvuru sayısının yüz binlerce olduğunu gören iktidar, gençliğin kaygıları üzerinden “Milli Güvenlik Üniversite”lerini kuruyor! Gençliğin geleceğini “ırkçı-şoven” politikalara bağlamak istiyor! Gençlik kendi geleceğini kendi eline almalıdır!

 

www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.