EMEP: Demokratik bir anayasa için güçlerimizi birleştirelim

EMEP: Demokratik bir anayasa için güçlerimizi birleştirelim

Emek Partisi Genel Yönetim Kurulu demokratik anayasa ve kurucu meclis için güçleri birleştirip, mücadeleyi yükseltme çağrısı yaptı. 

Emek Partisi Genel Yönetim Kurulu “Tek adam, tek parti diktatörlüğüne hayır” diyerek, demokratik anayasa ve kurucu meclis için güçleri birleştirip mücadeleyi yükseltme çağrısı yaptı. 

16 Nisan referandumdan sonra “hayır cephesi”nin önüne 2019’daki Cumhurbaşkanlığı seçimini koymanın; saray, hükümet ve destekçilerinin “uyum yasaları”nı istedikleri biçimde çıkarmalarını sağlayacağını belirten Emek Partisi; emek, demokrasi ve ilerici güçleri demokratik bir Anayasa ve kurucu meclis için güçlerini birleştirmeye çağırdı. 

Emek Partisi’nin yaptığı açıklamaysa şöyle: 

Tek adam, tek parti diktatörlüğüne hayır! 
Demokratik Anayasa, Kurucu Meclis için güçlerimizi birleştirelim, mücadeleyi yükseltelim!..

16 Nisan 2017’de yapılan referandum sonucunun YSK tarafından şaibeli bir biçimde Evet olarak ilan edilmesiyle birlikte “tek adam, tek parti rejimi” inşası yeni bir aşamaya gelmiş bulunuyor. 

Halkımızın en az yarısı Cumhurbaşkanı Erdoğan, AKP hükümeti ve arkalarındaki sermaye güçlerinin “yeni rejim kurma” girişimine karşı çıkmış, verdikleri Hayır oylarıyla bu girişime toplumsal meşruiyet sağlamamıştır. Gelinen yerde saray, hükümet ve destekçileri toplumsal meşruiyet sorununun yol açtığı açmazı OHAL rejimine dayanarak aşmak istemektedir.

OHAL rejimini, kalıcı kılarak ülkeyi KHK’lerle yönetmeyi normal bir durummuş gibi sunmalarının nedeni budur. OHAL toplumsal muhalefeti terörize ederek, baskılayarak susturup, engellemenin, işçi sınıfı ve emekçi halk kitlelerine yönelik yeni politik ve sosyal saldırıları hayata geçirmenin en temel enstrümanı olarak işlemektedir.

Basın, yayın organları üzerindeki para cezaları, kapatmalar, muhalif gazetecilere, siyasetçilere yönelik gözaltı ve tutuklamalar sürmekte; işçi sınıfı ve kamu emekçilerini kıdem tazminatı, güvenceli çalışma hakkı gibi haklardan mahrum bırakmak başta gelmek üzere emek üzerindeki baskılar ve hak gaspları yoğunlaşmaktadır. İçeride savaş, dışarıda savaş politikasının ülkeyi düşürdüğü çukur her geçen gün biraz daha derinleşmektedir.

Ülkenin siyasal geleceğinin uluslararası gelişmeler ve sınıf güç ilişkilerine bağlı olarak şekilleneceği bu siyasal momentumda toplumsal muhalefetin önündeki acil görev, demokratik haklar ve siyasal özgürlüklerin kazanılması için mücadeleyi yükseltmektir. 

Halkın 16 Nisan referandumunun meşruiyetini tartıştığı bir zeminde “hayır cephesi”nin önüne 2019 yılında yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimine pozisyon almayı görev koymak; saray, hükümet ve destekçilerine “tek adam, tek parti diktatörlüğü”ne giden yolda ihtiyaç duydukları “uyum yasaları”nı istedikleri biçimde çıkarmalarını sağlayacak politik iklimi oluşturmaktan başka sonuç doğurmayacaktır.

Partimiz bu olgulardan hareketle;

Siyasi partiler, emek ve meslek örgütleri başta olmak üzere tüm emek, demokrasi ve ilerici güçleri, kadın, gençlik ve çevre örgütlerini, inanç gruplarını ilk adım olarak OHAL’in kaldırılması, KHK’lerin iptal edilmesini sağlamak, yeni politik ve sosyal saldırıların önüne geçmek; Kürt sorununun demokratik halkçı çözümünü, inanç özgürlüğünü ve gerçek laiklik, konut ve kişi dokunulmazlığını, söz, basın, örgütlenme özgürlüğü başta olmak üzere temel siyasal hak ve özgürlükleri, emekçilerin ve halkın iş, barınma, güvenceli çalışma ve güvenli gelecek hakkı gibi temel sosyal haklarını güvence altına alacak, halkın tam egemenliğine dayanan bir politik düzenin inşasına kaynaklık edecek demokratik bir anayasa ve kurucu meclis için güçlerini birleştirmeye çağırır! (HABER MERKEZİ)

www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.