İHD: Kayıpların akıbeti bulunsun, failler yargılansın

İHD: Kayıpların akıbeti bulunsun, failler yargılansın

İHD, 17-31 Mayıs Kayıplar Haftası nedeniyle çeşitli illerde eylemler düzenleyerek adalet talep edecek.

İnsan Hakları Derneği (İHD) 17-31 Mayıs Kayıplar Haftası nedeniyle Cumartesi Annelerinin bu haftaki 634. buluşmasında şube ve temsilciliklerinin bulunduğu tüm illerde oturma eylemleri düzenleyerek gözaltında ve zorla kaybedilenlerinin akıbetinin bulunmasını, faillerinin cezalandırılmasını isteyecek.

1995 yılından bu yana 17-31 Mayıs arası günler Kayıplar Haftası olarak anılarak çeşitli etkinlikler gerçekleştiriliyor. 27 Mayıs 1995'te Galatasaray Lisesi önünde kayıplar için başlayan oturma eylemi kayıp annelerinin çokluğu nedeniyle bugün Cumartesi Anneleri ismiyle halen devam ediyor. Her türlü yıldırma ve baskıya rağmen eylemlerine devam eden ve bu hafta 634. haftayı bulacak  Cumartesi Annelerinin oturma eyleminde İHD, şube ve temsilciliklerinin bulunduğu tüm illerde kayıplar için oturma eylemi gerçekleştirilecek. Türkiye'nin dört bir yanında bir kez daha  “Kayıplar bulunsun, failler yargılansın” denilecek.

İHD Genel Merkezi Kayıplar Haftası nedeniyle yaptığı yazılı açıklamada Cumartesi Annelerinin ve kayıp yakınlarının umut dolu bekleyişlerinin umutsuzluğa dönüştüğü ve yakınlarına her gün ayrı bir işkence yaşattığı ifade edildi. Gözaltında kayıplarla ilgili yaşanan en önemli sorunlardan birinin zaman aşımı olduğu belirtilen açıklamada, 20 yıllık zaman aşımı gerekçe gösterilerek son 20 yıldan önce yaşanan gözaltında kaybetme vakaları ile faillerin korunduğuna ve cezasızlığın sürdürüldüğüne dikkat çekildi.

'HAKİKAT KOMİSYONU KURULMALI'

Açıklamada, İHD'nin gözaltında kayıplar ile ilgili zaman aşımı kuralı uygulanmaması ile ilgili kampanyasının sürdüğü de ifade edildi. Türkiye'deki toplu mezar gerçeğine de değinilen açıklamada, İHD'nin tespitlerine göre 253 toplu mezarda 3248 kişinin gömülü olduğunun tahmin edildiği belirtilerek, ilgili savcılıkların toplu mezarların açılmasında uluslararası protokolleri uygulamada direnç gösterdiğine dikkat çekildi.

Türkiye'de insanlığa karşı işlenen suçlara yönelik hakikat komisyonuna ihtiyaç olduğu belirtilen açıklamada, “Siyasal iktidarın hakikat komisyonu kurmamaktaki ısrarı Türkiye'deki cezasızlığın sürdürülmesi bakımından politika değişikliğine gidilmediğini göstermektedir” denildi. Açıklamada, Bugüne kadar zorla kaybetmelerle ilgili cezalandırılan herhangi bir kamu görevlisinin olmadığına da dikkat çekildi.

'İNSANLIK SUÇU OLDUĞU KABUL EDİLMELİ'

Türkiye'nin zorla kaybetmeler konusunda geçmişle yüzleşme yaşaması gerektiği vurgulanan açıklamada, yasa çıkarılması ve yasayla hakikatleri araştıracak geniş yetkilerle donatılmış bir komisyon kurulması talep edildi. Türkiye'nin 'BM Bütün Kişilerin Zorla Kaybedilmeden Korunmasına Dair Uluslararası Sözleşme'ye taraf olması gerektiği belirtilen açıklamada, sözleşmede belirtildiği gibi zorla kaybetmeyi yasaklayan ve bunu bir insanlık suçu olarak niteleyen hükme yer verilmesi ve böylelikle zorla kaybetme konusunda zaman aşımının işlemeyeceğinin garanti altına alması talep edildi. Açıklamada ayrıca, Türkiye'de hızla bir DNA tabanlı bilgi bankası oluşturulması,  benzer olayların tekrarının önlenmesi bakımından gözaltındaki kişilerin avukatlarıyla görüşmesini engelleyen KHK'lerin ve OHAL uygulamalarının kaldırılması, cezasızlık politikasından vazgeçilmesi, savcıların harekete geçerek, kayıp vakalarının yaşandığı dönemdeki emniyet ve jandarma birimlerinin sorumlularının tespit edilmesi istendi. (Ankara/EVRENSEL)

www.evrensel.net