Çerkes Sürgünü'nün 153. yılında Anadolu halkları buluşuyor

Çerkes Sürgünü'nün 153. yılında Anadolu halkları buluşuyor

Çerkes Sürgünü'nün 153. yılında Anadolu’nun tüm halklarının kendi acılarını ve hikayelerini anlatacağı bir dizi etkinlik düzenleniyor.

Vedat AYDEMİR
İstanbul

Çerkeslerin anavatanlarından zorla koparılmalarının 153. yılında Anadolu’nun tüm halklarının kendi acılarını ve hikayelerini anlatacağı bir dizi etkinlik gerçekleşiyor. Resim sergisinden, panele, müzik dinletisinden belgesel gösterimine birçok faaliyetin yapılacağı “Çerkes Sürgününün 153. Yılında Anadolu’nun Sürgünleri” başlıklı bir hafta sürecek etkinliklerin ilk gününde Çetin Yılmaz’ın “Düş Bozumu” sergisi eşliğinde Şinaho Betül ve Engin Met müzik dinletisi gerçekleştirildi.

Acıları paylaşmak ve iyileşmek için bir araya gelmenin önemine vurgu yapan etkinliklerin teması ise şöyle “Çerkeslerin anavatanları Kafkasya’dan Anadolu’ya sürülmelerinin bu sene 153. yılı... Sürgün ve ayrılık ise yalnızca Çerkeslerin kaderi olmadı Anadolu coğrafyasında. Sadece Çerkeslerin acılarını anmak ve bu gerçekle yüzleşerek iyileşmek anlamlı ve mümkün değil. Çünkü yalnızlık iyileşmenin önündeki en büyük engel. Ancak birbirimizin acısını paylaşırsak mesafe katedebiliriz. Belki Çerkesler, Ermeniler, Rumlar, Balkan Müslümanları, Kürtler, Ahıska Türkleri, Gürcüler, Zazalar, Romanlar, Êzidîler ve artık Suriyelilerin de içinde bulunduğu Anadolu halkları olarak kendimizle beraber birbirimizin acılarıyla yüzleşirsek bunları birlikte aşmanın bir yolunu da bulabiliriz.”

‘RESİMLER BENİ ANLATIYOR’

Açılışta sergilenen eserlerinin öyküsünü paylaşan Çetin Yılmaz, yaşanan acıları resmetmek istemediğini, yalnızca Alan Kürdi’yi tasvir eden resimde istisna yaptığını söylüyor. “Onun dışındaki bütün resimler beni anlatıyor. Benim acılarımı…” diyen Yılmaz’a, sergide en dikkatimi çeken eserini “Araf”ı soruyorum. Araf’ı kabaca anlatmak gerekirse tablodan taşan üç gemi halatının suda yüzdüğü, gerçekliği fazlaca hissedilen bir eser. “Hikayesi nedir? Paylaşır mısın? Yılmaz cevap veriyor: “Geçmişle gelecek arasında kalmış beni anlatıyor. Atalarımın, göç yolunda yaşadıkları acıları bırakamıyorum. Gittiğim her yerde peşimden geliyorlar.” Ve bir acının nasıl hâlâ taze kaldığını anlatan basit gibi gözüken o cümleyi kuruyor. “Bizim ailede balık kültürü yoktur. Karadeniz’den ve diğer denizlerden çıkan balıkları yemeyiz. Çünkü ben orada atalarımı kaybettim. Acılar geçmişte yaşandı ama bazıları çok taze.”

Sanatçı, eserlerini @_çetin_yılmaz_ isimli İnstagram hesabından paylaşıyor.  

BİRBİRİMİZİ DUYMAK...

Anadolu coğrafyasında Çerkesler, Ermeniler, Rumlar, Balkan Müslümanları, Kürtler, Ahıska Türkleri, Gürcüler, Zazalar, Romanlar, Êzidîler, Suriyeliler birbirlerinden ağır ama aynı zamanda benzer hafızalar taşıyorlar. Bu hafızayla yüzleşemeyen insanımız birbirini anlayamıyor ve Anadolu iyileşemiyor. İşte bir hafta sürecek “Çerkes Sürgününün 153. Yılında Anadolu’nun Sürgünleri” başlıklı etkinlik, sürgüne uğramış ancak kendi içlerine adeta cemaatleşerek kapanmış halkların hafızalarını paylaşabilecekleri ve birbirlerini duyabilecekleri bir vesile olmayı hedefliyor.

Kendisi de sürgün Çerkes olan Kelemet Çiğdem Türk’ün sahibi olduğu “Hayal Etkinlik” tarafından düzenlenecek etkinlik 15-22 Mayıs tarihleri arasında Cezayir Salonu’nda gerçekleşecek. 

www.evrensel.net
ETİKETLER Çerkes Sürgünü

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.