Komitelerimizi kurmalıyız

Komitelerimizi kurmalıyız

Gebze'den bir metal işçisi, TEKNOROT ve Renault işçilerinin mücadelesinden çıkarımlarını yazdı.

Metal işçisi
Gebze

Merhaba öncelikle Düzce’de faaliyet gösteren TEKNOROT işçilerinin verdiği onurlu mücadelenin sonuna kadar yanında olduğumuzu belirtirim. Bugün gelinen noktada TEKNOROT çalışanları da, Türk Metal adındaki patronların sendikasından nasibini almıştır. İşçileri patronlara satan bu anlayışı size biraz yaşadıklarımdan anlatmak istiyorum. 

2012 yılında memleketten Gebze’ye geldim ve bu sendikanın olduğu Arçelik LG’de iş görüşmesine gittim. 

Arçelik patronunun kendisinin isteği üzerine sendikalı oldum. Şaşkınlık içinde kaldım. Patron sendikayı çağırmıştı ve iş görüşmesinde işe aldığı 50 kişiyi sendikaya üye yaptı. Böylece işe başladık. İlk hafta işçi arkadaşlara sendika hakkında bilgi vermeye başlamıştım ki  temsilci gelerek “Toprağım sen nerelisin? Sen çok konuşuyormuşsun, biz toprağız sen işine bak çalışmana bak boş ver işçileri” deyince bu nasıl temsilci dedim. Bana başka şeyler anlatıp, benim hakkımı savunması gerekirken, seçimle değil atamayla belirlenen temsilcinin içerde olup biteni yönetime anlattığını ve işçilerin emeklerini sömürttüklerini kendi gözlerimle gördüm. İşçiliği bilen işçilerin rahatsız oldukları da gözle görülüyordu. Yani TEKNOROT işçilerini satmalarına şaşırmadım desem yeridir. İşçiler birlik ve beraberliklerini korudukları zaman bir şeyleri de  değiştirmek ellerinde. Bunu geçmişte grevi anayasaya koyduran Kavel işçileri, yakın zamanda Türk Metal belasına karşı isyan eden Renault işçileri bize göstermişlerdir. Bizim artık bütün sendikal anlayışı yeniden inşa sürecini tartışmamız gerek. İşçiler huzursuz ve ekonomik olarak dibe vurmuş durumda. Sınıf bilinçli olarak, işçilerin hakkını savunacak sınıf sendikacılığını ön plana koyarak, işyerlerinde komiteleri kurmamız gerek. Bu komiteler kolektif karar alma ve uygulama yetkisine sahip olmalı. Yoksa sadece temsilcilik bazında olmuyor. 

İşçi arkadaşlar sınıf sendikacılığının; geleceklerine, ailelerine de faydalı olacağını bilmeleri gerekir. Sermaye, patronlar ve onların günümüzdeki hükümet sözcüleri şunu çok iyi biliyorlar; işçiler birleşirse kâr edemeyecekler ve koltukları tehlikeye girecek. Biz işçiler bilmeliyiz ki bizi din, dil, ırk ayırmaksızın sömürenler bizi işyerlerinde parti takım memleketçilik gibi kavramlarla bölüyorlar. Bu oyunları bozup birlik beraberliğimizi korursak onların en korktuğu şeyi yapmış oluruz. Yani bölünme değil, sınıf temelinde birleşme bizi güçlü kılar. Sadece TEKNOROT fabrikasındaki arkadaşlar değil, sendikalı sendikasız, inşaata, tarlada, evlerde... Her yerde işçiler emeğini sömürenlere karşı birleşmek zorundadır. Onun için yaşamda emeği geçen bütün emekçileri saygıyla sevgiyle selamlıyorum. Dilenenler değil, direnenler kazanacak.

www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.