‘Toplum olarak insanlığımıza yabancılaştık’

‘Toplum olarak insanlığımıza yabancılaştık’

Antalya Dayanışma Akademisi’nin 5’inci dersi Prof. Dr. Taha Karaman’ın anlatımıyla yabancılaşmaydı.

Akdeniz Üniversitesi’nden ihraç edilen akademisyenlerin oluşturduğu Antalya Dayanışma Akademisi (ANDA) ve Eğitim-Sen Antalya Şubesi işbirliği ile “Yabancılaşma” konulu 5’inci ders, Prof. Dr. Taha Karaman’ın katılımıyla Kaleiçi Bademaltı Art Kafe’de gerçekleşti. 

Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı’nda öğretim elemanı olarak görev yaparken-, 22 Kasım 2016 tarihli 677 sayılı KHK ile ihraç edilen ve hâlâ Türkiye Psikiyatri Derneği Antalya Şubesi Başkanlığı, Akdeniz Üniversitesi Öğretim Elemanları Derneği Başkanlığı ve Türk Tabipleri Birliği Yüksek Onur Kurulu üyeliği görevini sürdüren Prof. Dr. Taha Karaman, KHK ile görevlerinden ihraç edilen Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın 67. gündür açlık grevinde olduğuna değinerek insanlığa karşı yabancılaşmanın ülkemizde uç noktalara vardığını söyledi. Karaman, ‘Bu insanlar, insan hakları için bireysel hakları için açlık grevine başladılar. Kimse bunu görmüyor, duymuyor. Toplum tamamen duyarsız. Maalesef insanlar doğal haklara karşı duyarsızlık geliştirmiş durumda. Bu ülkemiz açısından tehlikeli bir gidişin göstergesi. Sadece açlık grevinde ölüme yaklaşan insanlara değil, saygı duruşu yapan insanların bile yuhalandığı bir ülkeyiz. Her şey birbirine yabancılaşmış vaziyette’ diyerek yabancılaşma kavramının toplumda yarattığı etkiyi açıkladı. 

Kapitalist süreç içerisinde insanın emeğine, özüne, bedenine ve insanın insana yabancılaştığını dile getiren Karaman, yabancılaşmanın yaşamın her alanında (ergenlik dönemi, aile içi ve mesleki yaşamda vb.) var olduğunu ifade etti ve yabancılaşma sorunu ile karşılaşan insanların bu sorunu yok sayıp günlük yaşamlarına devam etmek yerine soruna karşı mücadele etmeleri gerektiğini söyledi. Karaman, ‘Yaşadığımız her alanda çocuklara karşı, insanlara karşı yapılan haksızlıkları görüyoruz ve biz ne yapacağız? Buradaki duruma yabancılaşarak ya da sinik bir yaklaşımla üzülüp çekip gidecek miyiz?’ diyerek insani bir çözüm üretilmesi gerektiğini vurguladı.

Karaman, ‘Psikoterapide bir yöntem vardır. Terapist, gruba katılır. Gözlemcidir. Ama gözlemci olmak yetmez. Şuan toplum olarak hepimizin yaptığı bir anlamda gözlemciliktir. Psikoterapi katılımcı gözlemci olmayı zorunlu kılar. Katılımcı gözlemci kendisini ortaya koyarak diğerleriyle etkileşime girebilir. Katılımcı gözlemci olduğumuz zaman kendimizi ortaya koyarız, o zaman üzülürüz, rahatsız oluruz. Aynı zamanda işimizi de yaparız. Katılımcı gözlemci olmadan iyi bir terapi yapma şansımız yoktur. Sadece gözlemci olduğunuz zaman, zaten sizi kimse benimsemez. Maalesef çoğu zaman gözlemci düzeyinde kaldığımız için toplumsal olarak çok da bir yere gitme şansımız kalmaz. Bu nedenle yaptığımız işi eleştirebilmeliyiz, yanlışlıkları da görebilmeliyiz. Kısacası konunun, olayın farkına varmalıyız. Farkına vardığımız zaman değişim şansı vardır’ diyerek toplum olarak insanlığımıza yabancılaştığımızı ve ne zaman toplumsal olarak yaşanılan haksızlıkların farkına varılırsa, o zaman toplumun değişme şansının olabileceğini belirterek sözlerini sonlandırdı.

İzleyicilerin, yoğun katılımıyla gerçekleşen ders, soru-cevap kısmının ardından sona erdi. (Antalya/EVRENSEL)
 
 

www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.