TEKNOROT işçileri için kavga asıl şimdi başlıyor

TEKNOROT işçileri için kavga asıl şimdi başlıyor

Arzu Erkan, TEKNOROT işçilerinin direniş kavgasını ve bu kavganın da asıl şimdi başladığını yazdı.

Arzu ERKAN

TEKNOROT işçilerinin direnişi 3. gününde bitti. Patronun işçilerle görüşmede 3 gün boyunca ayak diremesi, ücretlerde iyileştirme talebi karşısındaki ketum tutumu nedeniyle yapılan görüşmenin sonucu TEKNOROT işçilerini memnun etmese de, kendi aralarında sağladıkları birliğin dağılmaya başlaması endişesi işçilerin bu kararı almasında en büyük etken oldu. Hatırlanacaktır, TEKNOROT işçileri üyesi oldukları Türk Metal Sendikasının kendilerinin haberi olmadan düşük zamma imza atmasına isyan etmiş, üretimi durduran işçiler, fabrikayı terk etmezken malzeme giriş çıkışına da izin vermemişlerdi. 

Asgari ücret düzeyinde ücret alan işçilerin sendikacılardan tek beklediği “Sözleşme imzalanmadan işçinin onayının alınması” idi. Aktardıkları kadarıyla kendileri için kırmızı çizgi anlamına gelen bu talebi gerek sözleşme taslağı hazırlanırken, gerek görüşmeler sürerken defalarca sendika yöneticilerine iletmişlerdi. Greve çıkmak için gün sayan TEKNOROT işçilerinin isyanı tam da bu yok saymaya, görmezden gelmeye idi. İşçilerin öfkesi sendikacıların açık ihaneti ile patlamaya dönüşmüş, birliktelikleri ise kararlıklarını artırmıştı. Evet, işçiler taleplerinde haklıydılar. Evet, öfkeleri büyüktü. Evet, kararlıydılar. Gücünün kaynağının bir arada olmaktan geçtiğini biliyordu TEKNOROT işçileri ama daha ilk bakışta bile örgütsüz oldukları, deneyimsiz oldukları, ilk hamlenin ardından nasıl bir yol izlemeleri gerektiğine ilişkin bir planlarının olmadığı fazlası ile hissediliyordu. 

Tam da bu nedenledir ki, patron, devlet kurumları ve güvenlik güçlerinin direnişi kırmak için kullandıkları “Yaptığınız yasa dışı grev, işbaşı yapmazsanız işten atılmakla kalmayacak, hakkınızda yasal işlem de başlatılacak” tehditleri soru işaretleri ve kırılmalar yaratmaya başlamıştı. Direnişin son günü işçi üzerindeki baskının da hissedilir derece arttığı gündü. Patronla yapılan görüşmenin ardından taleplerinin tamamı karşılanmasa da TEKNOROT işçileri birliktelikleri bozulmasın diye direnişi bitirerek, işbaşı yapma kararı aldılar. 

PATRONUN HEDEFİ İŞÇİNİN BİRLİĞİ

Zoraki alınan bu kararın ardından görüştüğümüz işçilerin dikkat çektikleri önemli noktalar var. Patronun “İşten atmalar yaşanmayacak” diyerek söz verdiğini, bu söze emniyet müdürü ve alay komutanının da kefil olduğunu söyleyen işçiler, “Eğer birliğimizi koruyamazsak bu sözlerin hiçbir hükmü olmayacak” diyorlar. Haksız da değiller kuşkusuz. Verilen sözlerin patronları çıkarları söz konusu olduğunda nasıl da unutulduğuna sayısız kez tanık olmadık mı?

Şimdi direnişi bitirerek işbaşı yapan TEKNOROT işçilerinin, 3 günlük direnişten de dersler çıkararak birliklerini sağlamlaştırmak için adım atmaları gerekiyor. Bugün açısından Türk Metal’den istifa ederek yola sendikasız devam etme kararı alan TEKNOROT işçilerinin; patronun işten atma da dahil olmak üzere, işçilerin birlikteliğini kırmak için yapacağı her türlü hamleye karşı hazırlıklı olmaları kaçınılmaz. Esasen patron önümüzdeki günlerin, hatta ayların TEKNOROT işçileri için kolay geçmeyeceğinin ipuçlarını 39 işçi ile yaptığı görüşmede verdi. Ne dedi patron görüşmede? “Performansa göre zam yapılacak”, “3 günlük üretim kaybının hızla giderilmesi lazım”. Bu sözlerin işçi için anlamı ise “Daha çok iş yükü”, “Daha çok baskı”, “performans diyerek işçi arasına rekabetin sokulması”. Yani patron diyor ki, “Sizin birlikteliğinizi bozmak için her yöntemi deneyeceğim.”

İŞÇİNİN KOMİTEYE İHTİYACI VAR

Patron cephesinden gelebilecek her türlü saldırıya karşı TEKNOROT işçilerinin yanıt verebilmesi içinse fabrika içerisinde güçlü bir birliğe ihtiyaç var. Bunu sağlayabilmek içinde direniş de yapamadığını yaparak her bölümden bizzat işçilerin kendi aralarından seçtikleri, güvenilir, sözü dinlenen işçilerden oluşan bir ekibe ihtiyaçları var. 2015 mayıs direnişinde metal işçileri bu ekibe işçi komitesi adını vermişlerdi. Bu ekip her bölümdeki gelişmeyi anında değerlendirip, nasıl bir karar alınacağını belirlemek için tüm işçilere ulaşabilir. Bu ekip işçi adına karar alan değil işçilerin karar almasını kolaylaştıran, fikrin ortaklaşmasını sağlayan bir ekip olmalıdır. Yani bir tür sözcü heyeti. Kuşkusuz kararı alması gerekenler TEKNOROT işçileridir. Başarı için kaçınılmaz olan her kararın işçilerce alınmasıdır. TEKNOROT işçilerini yakın dönemde bekleyen en büyük tehdit “işten atma” tehdididir. Bir tek işçi arkadaş işten atıldığında bile direnişte verdiği yanıtı vermekten tereddüt etmemelidir TEKNOROT işçileri. Patronun verdiği ikinci bir söz olan “iyileştirme” sözünün de hayata geçirilmesi böyle bir birliktelikle mümkündür. Sözcü heyet, komite ya da adına ne denirse densin işçilerce seçilen ekip tüm bölümlerden işçilerin görüşünü alarak, istenilen artışı yine işçilerle birlikte belirleyerek patronla müzakere edebilmelidir. Bir sendikaya üye olmasa bile işçiler patronla sözleşme imzalayabilir. Kocaeli’de kurulu Dytech fabrikasındaki işçiler bunu yapabilmişti. Kısacası TEKNOROT işçileri için kavga bitmedi asıl şimdi başlıyor. Kavgayı da ancak birliklerini koruyup, güçlendirerek kazanabilirler. 3 gün boyunca gece-gündüz, yağmur-çamur demeden onurluca direnen işçiler her kavgayı kazanacak güçtedir.

www.evrensel.net
ETİKETLER TEKNOROTArzu Erkan