Sennur Sezer Öykü ve Şiir yarışması başvuruları devam ediyor

Sennur Sezer Öykü ve Şiir yarışması başvuruları devam ediyor

Sennur Sezer Emek-Direniş Öykü ve Şiirleri’ yarışmasına başvurular devam ediyor: Emeğin gücü, kalemin gücüyle birleşecek.

Vedat AYDEMİR
İstanbul

Gıda İş Sendikasının işçileri, kendi mücadele, direniş öykü ve şiirlerini yazma konusunda güçlendirmek, gelecekte emek tarihine kaynaklık edecek işçi kaleminden çıkmış ürünleri bir araya getirmek amacıyla düzenlediği “Sennur Sezer Emek- Direniş Öykü ve Şiirleri” yarışmasına başvurular devam ediyor. Şair Sennur Sezer’in “Sabah sokakları saran ekmek kokusunun mayalanışındaki uykusuzluk payı yazılmalı...” dizeleriyle,  tüm işçileri yazmaya, emeğin edebiyatına omuz verme çağrısı yapıyor. Ödüllerin öykü dalındaki jüri üyelerinden Yazar Adnan Özyalçıner, şiir alanında Jüri Üyesi Şair C. Hakkı Zariç ve Gıda-İş Sendikası Başkanı Seyit Aslan ile “İşçilerin neden yazması gerektiğini” ve “Sennur Sezer ödüllerini diğer ödüllerden ayıran noktaları konuştuk. 

‘İŞÇİLER, AYDINLIK BİR KATKI SAĞLAMIŞ OLACAKLAR’

Yazar Adnan Özyalçıner, işçilere çağrı yaparak, “İş, işçi sorunlarını birebir yaşayan, yaşamakta olan genç emekçiler, yazacakları şiirlerle, öykülerle yaşadıklarını dile getirerek, emeğin yaratıcı gücünü paylaşımcı görüşünü kardeşlik inancını, güçlü bir biçimde, gözler önüne serecek, toplumcu gerçekçi edebiyatımıza, kaynağından yepyeni, aydınlık bir katkı sağlamış olacaklardır. Emeğin gücünü, kalemin gücüyle birleştirecek olan işte bu işçi arkadaşlarımız olan yazarlardır” dedi. 

‘HAYATA ŞEKİL VEREN İŞÇİLERDİR’

Seyit Aslan, Sennur Sezer’in  yeri doldurulamaz bir şair ve yazar olduğunu belirterek; “ilkini geçen sene düzenlemiştik fakat sendika olarak karar aldık bu işi her sene geleneksel hale getirelim diye. Neden işçilerin öykü, şiir yazmasını istiyoruz? Hem kültür sanat, hem de edebiyat, seçkin insanların uğraşı olarak bakılıyor. Esas olarak hayatı yaratan, hayata şekil veren, demire de çeliğe de şekil veren, dokuyan işçilerdir. Onların kendi hayatlarında sevinçler, hüzünler, endişeler, direnişler var ve bu kendi hayatlarını rahatlıkla yazabilirler biz de bunu teşvik etmek istedik. İşçilerin yazabileceği imkanlar sınırlı teşvik açısından onlara imkan sağlamak adına biz de buna öncülük etmek istedim.

‘BİR KADIN, EVDE GEÇEN GÜNLERİNİ NEDEN YAZMASIN?’

Şair C. Hakkı Zariç, işçilerin yazdığı kitaptan örnekler vererek “İşçilerin yazmaları dışa vurmaları için onlara alan yaratılmalıdır” dedi. Zariç, Sennur Sezer Emek Direniş Şiir ve Öykü Ödülleri’nin, işçiler için yazma olanağı sunduğu gibi, işçi olmayanlar için de bu olanağın sunulduğunu belirtti.
 
Sennur Sezer Emek Öykü ve Şiir Ödülleri için; sendikalı, sendikasız, çalışan çalışmayan tüm işçilere çağrı yapıldı. İşçilerin yazması neden önemli?
Bir matbaa işçisi olan Hakkı Özkan’ın “Grev” adlı romanı nostaljik havayı solumak için değil, sınıf çelişkilerini yeniden üretmek için okunabilir. Nejat Elibol’un “Direnen Haliç” adlı romanı yine işçilerin hayatını, örgütlenme ve mücadele etme biçimlerini anlamak açısından önemli bir kaynaktır. Hasan Hüseyin’in “Kavel” şiiri, şairle işçi grevi arasındaki bağı yansıtır okuyucuya.  Orhan Kemal’in kitaplarını nasıl unutabiliriz? Sennur Sezer ile Adnan Özyalçıner’in yazdıkları ya da derledikleri kitaplar tümüyle emek mücadelesini anlatır. Liste uzatılabilir ve bununla sınırlı değil elbette.

Diğer tarafıyla işçilerin yazmaları dışa vurmaları için onlara alan yaratılmalıdır. Bir grev gününü, çalışma koşullarının onda yarattığı etkiyi ya da sınıf çelişkilerini işçinin kaleminden okumak daha gerçekçi olabilir. Yazılan öykü ya da şiirin niteliği üzerine ayrıca konuşabiliriz elbette. Sennur Sezer Emek Direniş Şiir ve Öykü Ödülleri, işçiler için yazma olanağı sunduğu gibi, işçi olmayanlar için de sunmaktadır. Bir kadın evde geçen günlerini neden yazmasın?

Sennur Sezer ödüllerini diğer ödüllerden ayıran nedir?
Üyelerinin çoğu her yıl değişen bir seçici kurul var Sennur Sezer Emek Direniş Şiir ve Öykü Ödüllerinde. Öykü ve roman yazarları, eleştirmenler ve şairlerden oluşan seçici kurulun, geçen yıl olduğu gibi bu yıl da, kalıcı ürünlerin edebiyatımıza kazandırılması için özveriyle çalışacağına eminim.

Dergilerde yazan ya da yazmayan, kitabı olan ya da olmayan herkesin katılabilecek olması bu ödülü daha coşkulu ve mütevazı kıldığı gibi diğer ödüllerden ayrıştırıyor. 


SON BAŞVURU 20 MAYIS

Yarışma için son başvuru tarihi 20 Mayıs 2017 Cumartesi. Yarışmanın sonuçları 5 Haziran 2017 tarihinde açıklanacak ve ödüller Sennur Sezer’in doğum yıl dönümü olan 12 Haziran 2017 tarihinde yapılacak törenle sahiplerine verilecek.

www.evrensel.net