Sur’da evleri yıkılmak istenen yurttaşlar: Kültür yıkılıyor

Sur’da evleri yıkılmak istenen yurttaşlar: Kültür yıkılıyor

Diyarbakır’ın Sur ilçesinin Alipaşa ve Lalebey Mahallelerinin kentsel dönüşüm kapsamında yıkılmak istenmesine karşı yurttaşların tepkisi devam ediyor.

Serpil BERK
Fırat TOPAL
Diyarbakır

Diyarbakır’ın Sur ilçesinin Alipaşa ve Lalebey Mahallelerinin kentsel dönüşüm kapsamında yıkılmak istenmesine karşı yurttaşların tepkisi devam ediyor. Geçen sürede mahalle muhtarları kendilerine herhangi bir bildirim gelmediğini fakat son yapılan toplantıda yıkımın okullar kapandıktan sonra yapılması konusunda ki taleplerini gerekli yerlere ilettiklerini söylüyor. Evlerinin bedeline itiraz eden ailelerin dava süreci henüz bitmemişken, birçok aile de yaşadığı yeri terk etmek istemiyor. Sur’da yaşayanların apartmanlarda yaşayamayacağını anlatan mahalleliler yıkmak yerine yerinde dönüşüm yapılmasını, Sur’un bir kültür olduğunu anlatıyor.

‘ZORLA ÇIKARTIRLARSA...’

Surun  Alipaşa Mahallesi’nde 50 yıldır yaşayan Altun Körtepe, birçok mahalleli gibi evinden çıkmak istemiyor. Ancak ekliyor: “Zorla çıkartırlarsa yapacak bir şeyimiz yok.” Altun Körtepe’nin Sur’a dair anıları 50 yıl önce Ergani’den gelin gelmesiyle başlıyor. O günleri anlatırken birazda hüzünlü, “Eskiden daha hoştu, sakindi, komşuluk ilişkileri çok iyiydi. Şimdi kimsenin huzuru kalmadı” diye anlatıyor.

‘NEREYE GİDELİM?’

Evlerinin yıkılması karşısında ellerinden bir şey gelmediğini anlatan Körtepe, “Şimdi gelip yıksalar da bir şey yapamayız. Madem yıkacaklar bize ev ya da para versin çıkalım, evimizi taşıyacak paramız bile yok. O zaman çok para verdik bu evi yapmak için şimdi ise çok düşük para veriyorlar. Biz de evimizin hakkını almak için avukat tuttuk. Bize ev versinler hiç olmazsa ben hastayım, eşim hasta iki çocuğum cezaevinde, iki çocuğumu da kaybettim bu halde nereye gidelim? Nasıl gidelim? Şaşırdık kaldık ne yapacağımızı bilmiyoruz” diye konuştu.

‘KEPÇE VURDURMAM’

Hasan Esendemir, “Buradan çıkan insan başka bir yere gitmez. Verdikleri para ile zaten bir yere gidemezler, gitseler de kalamazlar” diyerek şunları anlatıyor: “Binada yaşayamaz burada yaşayanlar. Sur’daki sokağa çıkma yasaklarında gördük, bir apartmanda kaldık, zindan gibi geldi bize. Burada komşuluk var, evimin kapısı açık, sabaha kadar da açık kalsa sıkıntı yok. Ben burada çarşıya yakınım, her yere yürüme mesafesinde. Şehrin diğer semtlerinde gideceğim her yere yol parası vereceğim. Bu mahalleden geçen herkesi tanıyorum, yabancı olduğunda hemen fark ediyoruz. Ben evime kepçe vurdurmam. Madem dönüşüm diyorlar yerinde dönüşüm yapsınlar. Onarılması gereken evler onarılsın, bu insanları buradan çıkarıp ne diye sürüyorlar?”
Devran Akın da doğup büyüdüğü Sur’u anlatıyor: “Burada araç gürültüsü yok, çocuk sesleri var, avluda çayımı demleyebiliyorum. Dedelerimizden kalma evlerimizde umutla yaşıyoruz, burayı yaptıklarında biz buraya para ile gireceğiz. Biz burayı burjuvaya yem etmek istemiyoruz. Bizim yaşadığımız yeri ne hakla kamulaştırıyorlar? Mesele Sur kültürünü tamamen yok etmek, buranın havası bile başka, biz evimizi vermek istemiyoruz, Sur’u da terk etmeyeceğiz.”

‘BAŞIMA YIKSINLAR!’

Alipaşa Mahallesi’nde evinin kapısının önünde otururken rastladığımız 9 çocuk annesi ismini vermek istemeyen bir yurttaşa ise evinin yıkılıp yıkılmayacağını sorduğumuzda, “Çocuklarımı evden çıkarıp, bekleyeceğim gelip üzerime yıksınlar. Biz bu evi aldığımızda duvarları yoktu, eşimle birlikte yaptık. O rahatsız olduğu için harç yaptı bana, ben de ördüm duvarlarını, hepsini alın terimizle yaptık. 30 yıldır buradayım, 9 çocuk büyüttüm. Huzuru burada buldum” diyor.

www.evrensel.net
ETİKETLER SurDiyarbakır

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.