Harb-İş’te muhaliflere baskı

Harb-İş’te muhaliflere baskı

İşçi sınıfının kazanılmış hakları bir bir ortadan kaldırılırken, örgütlülüğü zayıflatılırken, grev yasakları getirilirken, örgütlenmenin önündeki engeller dururken, yeni yasal düzenlemelerle çalışma yaşamı cehenneme çevrilirken sendikalar, kendi içlerindeki muhalif güçleri uzaklaştı

Gökhan Durmuş / Ercüment Akdeniz

Bu sendikalardan birisi de Harb-İş Sendikası. Merkez yönetimine muhalif olan İstanbul Anadolu Yakası Şubede hem olağanüstü çalışmaları yürütülüyor hem de yöneticiler disiplin kuruluna veriliyor.
Harb-İş içinde muhaliflere yönelik yapılanlar, “Sendikalara güven azaldı” tespitinin ne kadar haklı gerekçelere dayandığını belgeliyor adeta.

SENDİKA 4 YILDA 1.5 MİLYON ZARARA UĞRATILDI

Harb-İş 14. Olağan Genel Kurulunda Başkanlığa seçilen Bayram Bozal, profesyonel yönetici sayısını 3 kişi artırarak, 4 yılda sendikanın yaklaşık 1.5 milyon zarara uğratılmasına neden oldu. İşçilerin işe alınırken hangi ücret skalasından alınacağının belirlendiği toplusözleşmenin 36-37-38. maddelerini yıllardır kaldırmak isteyen işveren ve Yüksek Hakem Kurulu’nun bu isteği yeni yönetimin imzaladığı protokolle yerine geldi. Artık işçiler işe alınırken bir çıta olmayacak. İşveren işçileri asgari ücretten işe alacak.

İşçilerin hakkını korumakla yükümlü olan Harb-İş yöneticilerinin, neden böyle bir protokole imza attığı merak konusu.

İŞVERENİN ELEMANI SENDİKAYA DANIŞMAN OLDU

Harb-İş üyeleri içinde en fazla tepkiye neden olan olay sendiya danışman olarak alınan kişi. Harb-İş üyeleri, yıllarca işverene hizmet etmiş, toplusözleşme görüşmelerinde kazanılmış hakları ortadan kaldırmak için olağanüstü çaba sarf eden bir kişiye Harb-İş Yönetim Kurulu’nun neyi danışacağını merak ediyor?

Toplusözleşmenin son üç dönemdir Yüksek Hakem Kurulu’na gitmesine de aynı kişinin neden olduğunun herkes tarafından bilindiği dile getiriliyor.

MUHALİFLERE BASKI

Bayram Bozal başkanlığındaki Harb-İş Genel Yönetim Kurulunun, muhalif olan Anadolu Yakası şubesine dönük baskı ve yaptırımlardan bazılarını şube yöneticileri şöyle sıralıyor; “Şubedeki 2 hizmet aracımız genel merkeze teslim edilmiş ancak aradan 7 ay geçmesine ve yeni araçlar alınmasına rağmen şubeye araç teslimi yapılmadı. Gerekçe olarak şubeler arasında kura çekildiği, kura sonucunda Kocaeli, Kayseri ve İzmir şubelerine araç verilmiş her ne hikmetse muhalif şubeler kurada çıkmamıştır. Ahmet Kalfa ve ekibi hak kayıpları ve TİS ihlallerinden dolayı 2000 fazla dava açmışlardır bu davaların tamamına yakını sendikamız lehine sonuçlanmıştır. Bugün ise dava dosya masrafları ve sendikamızın ekonomik durumunu gerekçe gösterilerek haklı ve meşru talepleriniz reddedilmektedir. Genel merkez yöneticilerimiz, üyelerinin kazanılmış haklarına sahip çıkmayarak işverenin, haklarımızı gasp etmesine göz yummaktadırlar. Diyarbakır Şubemiz sırf muhalif olduğu gerekçesiyle Genel Merkezimiz tarafından Olağanüstü Genel Kurula götürülmüş yönetimi değiştirilmiştir. Asıl amaçları Eskişehir şubemizde ve İstanbul Anadolu Yakası Şubemizde Olağanüstü Genel Kurul yapabilmek ve muhalif şubeleri tamamen yok etmektir.”

DİSİPLİN KURULUNA VERİLDİLER

“Başta Genel Başkanımız olmak üzere Yönetim Kurulu Üyeleri, Gölcük ve İzmir Şube Başkanları İstanbul’a onlarca kez gelerek 41. Bakım Merkezi Komutanlığı, İstanbul Tersanesi Komutanlığı, KKK Dikimevinin önünden defalarca kez geçmelerine rağmen bir kez dahi işyerlerini ziyaret etmemişler, görüşme taleplerimizi ret etmişlerdir. İstanbul’a gelip sadece kendilerine yakın gördükleri üyelerimizle yemekli toplantılar yapılmasına rağmen işyeri temsilcilerini ötekileştirip görüşmeyen bir Genel Başkan örgütü tüm farklılıklara rağmen nasıl kucaklayacaktır? Bu ideolojik bir tutum değildir de nedir? Eskişehir Şube Başkanı Hasan Atak ve İstanbul Anadolu Yakası Şube Başkanı Hüseyin Över, Başkanlar Kurulu sonrasında Ankara’dan Diyarbakır’a Şubemizin Olağanüstü Genel Kuruluna sırf bir kaç gün erken gittikleri için Disiplin Kuruluna sevk edilmişlerdir. Yine Şube Denetleme Kurulu üyelerimiz sadece Genel Merkezin Sendikal politikalarını eleştirdikleri için Disiplin Kuruluna verilmişlerdir” diyen şube yöneticileri, o dönemin Diyarbakır Şube Başkanı olan Reşit Tuşar’ın sebepsiz yere sendikadan ihraç edildiğinin de bilgisini verdiler.

MÜCADELE ÇAĞRISI

Harb-İş Anadolu Yakası Şube yönetimi üyelerine şu çağrıyı yapıyor, “Değerli üyelerimiz, Genel Başkan Bayram Bozal ve ekibi, sizlerin seçtiği şube yöneticilerimizi devirmek için her türlü yönteme başvurmuştur. Şimdi de Şubemizi Olağanüstü Genel kurula götürmek için çalışmalarını hızlandırmışlardır. Şubemizin mücadeleci, eleştirel tutumu anlaşılan o ki Genel Merkez Yöneticilerini rahatsız etmektedir. Yönetimimiz İstanbul işçisinin mücadeleci sendikal kimliğini temsil etmektedir. Şubemizi teslimiyetçi, anti demokratik uygulamaları klavuz edinen, baskıcı sendikal anlayışlara teslim etmemek için sizleri direnmeye ve sürece müdahale etmeye çağırıyoruz.”  (İstanbul/EVRENSEL)


OLAĞANÜSTÜ BAHANELERİ

Harb-İş içerisindeki en mücadeleci şubelerin başında gelen İstanbul Anadolu Yakası Şubesinde yapılmak istenen Olağanüstü Genel Kurul için şu gerekçeleri ileri sürüyor, “Şube Yönetim Kurulu’nun basiretsiz davranışları yüzünden üyelerimiz ile Sendika arasındaki bağ kopma, aidiyet duyguları ise neredeyse yok olma noktasına gelmiştir. Sendika temsilci ve diğer zorunlu kurullarına yapılan atama ve seçimlerde de tarafsız değil bilakis yanlı davranılmakta, işyerlerinin ve üyelerimizin ihtiyaçlarının değil, sadece belli bir gruba hizmet etmesi kriterlerinden hareket edilmektedir. Sendika kurullarında görevli bazı kurul üyelerince; diğer üyelerimize fiili saldırılara varacak şekilde müdahaleler yapılarak kötü davranılmaktadır. Şube Yönetim Kurulu kendi görevlerinin gereğini yapamazken, siyaseten kendisine yakın gördüğü başka şubelerin iç işlerine karışmaya ve faaliyet alanlarına müdahale etmeye çalışmakta, o şubelerdeki üyelerimizin de gruplaşmasına sebep olunmakta böylece de söz konusu şubelerdeki huzursuzluklar şubemize ve Türk Harb-İş Sendikası camiasının geneline sirayet ettirilmektedir. Son dönem TİS’nin yürürlüğünden sonra, işyerlerinde işçi aleyhine olan uygulamalar sebebi bilinmeyen şekilde Şube Yönetimince görmezden gelinmekte ve düzeltilmesi için hiçbir girişimde de bulunmamaktadır.”

www.evrensel.net