Ermeniler, İzmir’de vardı!

Ermeniler, İzmir’de vardı!

Nevzat Onaran, Zakarya Mildanoğlu'nun 'İzmir Ermenileri' kitabını yazdı.

Nevzat Onaran

Önce İttihatçı, sonra CHP’li ve ardından Demokrat Partili Celâl Bayar, Gavur İzmir’in nasıl Türkleştirildiğini anlatır anılarında. Ermenilerin Zmürnia ve Rumların Smyrna dedikleri İzmir’de 1914’te Rumların tasfiyesine başlandı ve 1922 sonuna gelindiğinde artık şehir tüm Hıristiyanlardan temizlenmişti. Celâl Bayar gibi, dönemin politik aktörleri Mustafa Kemal, İsmet İnönü ve Kâzım Karabekir de İttihatçıydı. Celâl Bayar hayli maharetliydi, 1938 Dersim kırımının ve 1955, 6-7 Eylül’deki imhanın da planlayıcısıydı. 1914’lerden bugüne İttihatçı temizlik programı hep icra edildi, ediliyor.

Zakarya Mildanoğlu’nun yeni çalışmasından öğreniyoruz ki, Rumlarla birlikte yok edilen Ermenilerin İzmir’de 4-5 asırlık tarihi vardı. ‘İzmir Ermenileri’ isimli kitabın nereden gündeme geldiğinin sorulacağını öngören Zakarya Mildanoğlu, yanıtı Sunuş’ta verdi: “Evet, yaşadılar, vardılar!” Zakarya ağabey, İzmir yangını özelindeki resmi söyleme, “Ne kadar haksız ve kör bir suçlama…” diyerek, itiraz ediyor. Zaten anlaşıldı ki, yangın da İzmir temizliğinin bir unsuruydu.

Aras Yayıncılıktan çıkan kitabın birinci bölümünde değişik yazarların, İzmir özeline ait nüfustan, eğitime, dine, dokumacılığa, tehcir ve katliama ait yedi çalışması yer alıyor. İkinci bölümüyse Zakarya ağabey’in ‘Bir Tasnif Denemesi: İzmir ve Çevresindeki Ermeni Cemaatleri’ başlığıyla Ermenilerin yerleşim yerleri, matbuat, ticaret ve tanınmış şahıslarla ilgili araştırmasından oluşuyor.

1914 Osmanlı sayımına göre İzmir’i, Manisa’yı, Muğla’yı ve Denizli’yi kapsayan Aydın vilayetinin nüfusu 20.776 olup, bunun 11.127’si İzmir’de yaşıyordu. Patrikhane nüfus istatistiğine göre Aydın vilayeti nüfusu 21.145’ti. İzmir Ermenilerin yaşadığı Haynots mahallesi 1922 Eylül yangınında tamamen kül oldu. (sf. 13, 29)

Ermenilerin Ege’ye ve İzmir’e gelişinin tarihi 14’üncü yüzyıla kadar geriye gidiyor. Kilikya (Adana) Ermeni Krallığının yıkımından sonra Ege’ye yapılan göç, 16’ncı ve 17’nci yüzyılda da sürdü. Ermeniler 23 kilise ve 27 okuluyla Aydın, Manisa, Denizli ve İzmir’de 1915’e kadar yaşadı. 1915’teki İttihatçı sürgün ve imha politikası, Aydın ve İzmir Ermenilerini de vurdu. Ermenilerin varlığı, 1922’deki yangınla son buldu. Mecburen terk-i diyar edip Samos’ta yaşayan bir Ermeni, İzmir’i “Ah!”la anar. (sf. 13, 29, 30, 52, 147-164.)

SEFİLLER, ERMENİCEDEN 72 YIL SONRA TÜRKÇEDE

Kitapta okuyoruz ki, İzmir Ermenilerin matbuat hayatı tam bir rönesans hareketine dönüşmüştür. Victor Hugo’nun Sefiller’i 1862’de Ermenice’ye çevrildi ve basıldı. Hazreti Google’dan öğrendim ki, Sefiller’in Türkçe’ye çevirisi ve basılması 1934’te (http://www.insanokur.org/victor-hugonun-sefiller-romaninin-turkceye-ceviri-macerasi/) yapıldı. Bu dahi ne olduğunun basit göstergesi değil mi? Sadece bir roman meselesi değil, asıl olan hayattır!

Ermeniler, matbuata meraklı bir millet olarak önce matbaanın icadından 60 yıl sonra 1512-13’te Venedik’te, sonra Osmanlı’da birçok yerde matbaalar kurup kitaplar bastı, gazete-dergiler yayımladı. 1832-2000 döneminde Osmanlı-Türkiye sınırları içinde 41 merkezde toplam 617 Ermenice periyodik yayın basıldı; kentlere göre dağılımda ilk sırayı İstanbul alırken, İzmir 37 süreli yayınla ikincidir. Osmanlı’da Ermenice, aylık ilk süreli yayın Işdemaran Bidani Kidelyats 1839’da ve ilk günlük gazete Arpi Araradyan de 1853’te İzmir’de yayımlandı. (sf. 15, 43, 184-185.)

Ermeniler İzmir’de 16 matbaa kurdu. Bunlar arasında en önemlisi 1851’de kurulan Dedeyan Kardeşler Matbaası olup, Krikor Çilingiryan, Mesrob Nubaryan, Krikor Mseryan, Garabed Ütücüyan, Madteos Mamuryan gibi gençlerden oluşan Çevirmenler Okulu ile La Fontaine, Lamartine, Victor Hugo, Jules Verne, Stendhal, Voltaire ve Tolstoy gibi daha birçok yazarın eseri Ermeniceye çevrildi ve basıldı. 130 eserin çevirisi yapıldı. (sf. 47-48, 75-77, 187-193.)

1840-1922 döneminde İzmir’de yayımlanan 37 adet Ermenice gazete ve dergiyi din, edebiyat, spor, müzik, tiyatro, mizah, politika, okul, hukuk, isçilik, kadın, felsefe, sağlık gibi başlıklar altında tasnif etmek mümkündür. Ayrıca yüzlerce kitap, gazete, dergi de yasaklandı ve toplatılarak yakıldı. (sf. 46, 193-208.)

500 İŞÇİNİN ÇALIŞTIĞI FABRİKAYA KİLİT

16’ncı yüzyıldan itibaren Ermeni tüccarlar İzmir’i, İran, Hindistan ve Çin ile Venedik ve İngiltere arasında malların transfer ağında önemli bir merkez haline getirmeyi başardı. Yusufyanlar, Kuyucuyanlar, Ispartalıyanlar, Avedikyanlar, Bakırcıyanlar, Yesayanlar, Balözyanlar bilinen tüccarlardandı. (sf. 30-33, 83-84, 231-236)

Osmanlı’da ve İzmir’de ekonomik hayatın bir diğer önemli milletiyse kitabın konusu dışında kalan Rumlardı.

Ermeni tüccarlar faaliyetini sadece malların transferiyle sınırlandırmadı, üretim de yaptı. 1770’de Ermenilerin kurduğu kumaş atölyesi zamanla büyüdü 1922’de kapısına kilit vurulduğunda 500 işçi (sf. 45) çalışıyordu. Bu bir tanesi, acaba daha kaç tane böylesine fabrika ve işyeri kapatıldı?

1914’lerde temellendirilen ve 1920’lerde sürdürülen Türk milliyetçiliğin ekonomi politiğiyle, Ermeniler dâhil öteki bilinenlerin varlığının tasfiyesi esas alındığı için ekonominin çökmesi kaçınılmazdı, öyle de oldu! Diyeceğim o ki, Zakarya ağabeyin kitabı, bugün İzmir güzellemesi yapanlara, Sefilleri Türklerden önce okuyan Ermenilerin çığlığıdır!

www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.