Metin ortak ama yorumlar farklı

Metin ortak ama yorumlar farklı

Suriye’deki krizin çözümü için hazırladığı plan “başarısız” olan Birleşmiş Milletler ve Arap Birliği Suriye Özel Temsilcisi Kofi Annan bir plan daha hazırladı. İlkinde olduğu gibi bu sefer de tüm tarafların, Suriye hariç, plan üzerinde anlaşmaya vardığı açıklandı. Öyle ki bu sefer muhalifler bi

Ancak, Cenevre’deki toplantıdan sonra yapılan her açıklama, aslında bir uzlaşmadan ziyade herkesin bildiriyi kendi çıkarları doğrultusunda yorumladığını gösteriyor. Ancak bir uzlaşıdan bahsedeceksek, ABD ve Rusya’nın Suriye konusunda daha fazla restleşmeme konusunda bir uzlaşmadan bahsedebiliriz ancak.

Annan tarafından hazırlanan yeni plan, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 5 daimi üyesinin yanı sıra; Türkiye, Irak, Kuveyt, Katar ve bazı Arap ülkelerinin dışişleri bakanlarının katıldığı İsviçre’nin Cenevre kentindeki toplantıda açıklandı. Toplantı sonrasında açıklamayı da yine Annan yaptı. Annan, Suriye’de hükümetten ve muhalefetten oluşacak bir geçiş hükümetinin kurulması konusunda uzlaşıldığını söyledi. Gözlemciler heyetinin geleceği konusunda ise Annan, heyetin hâlâ Suriye’de bulunduğuna ve koşullar uygun olduğu zaman çalışmalarına başlayacağına işaret etti. Annan, plana ilişkin takvimin hükümet ve muhalefetle yapılacak tartışmaların ardından belirleneceğini söyleyerek Şam ziyareti için bir tarih belirlemediğini fakat Şam’a bir ziyaret düzenleme niyetinde olduğunu ifade etti. Annan, “Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’la yaptığım görüşmelerin birinde sürecin devam etmesi için temsilci tayin etme zamanı geldiğinde buna hazır olduğunu bildirmişti. Çalışmalarımızı sürdürmemize yardımcı olacak bir temsilci tayin edilmesi öncelikli beklentilerimden biridir” diye konuştu. Suriye’de artan ölümlerin, şiddet olayları ve insan hakları ihlallerinin en kısa sürede sona erdirilmesi uyarısı yapılan sonuç bildirisinde, Suriyelilerin öncülüğündeki geçiş hükümetine yönelik sürecin başlaması için Eylem Grubu’nun yoğun şekilde çalışmaya hazır olduğunun altı çizildi.

ABD: ESAD GİTMELİ

ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, Annan’ın açıklamalarını yeterince sert bulmamış olacak ki, BM Güvenlik Konseyi’nden, Suriye’ye askeri müdahale yetkisi veren yaptırımlar geçirmesi çağrısında bulundu. Clinton yaptığı konuşmada, kabul edilen planın, “Esad sonrası hükümetin yolunu açtığını” söyledi. ABD Dışişleri Bakanı, “Suriye Devlet Başkanı Beşar Esed’in, bildiride dile getirilen ortak rıza testini elindeki kanla asla geçemeyeceğinden gitmek zorunda olduğunu” kaydetti.

RUSYA: ESAD GİTMESE DE OLUR

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ise, BM’nin Suriye barış planına göre, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın görevini bırakmasının gerekmediğini ifade etti. Lavrov, yaptığı açıklamada, bildiride, “Suriye halkına, herhangi bir geçiş süreci biçimini empoze etme girişiminin bulunmadığını” söyledi.

Bazı silahlı grupların ve onları gözeten tarafların şiddetin yayılması amacıyla kışkırtıcı eylemlerde bulunduklarına değinen Lavrov, bu konuda batı ve Amerikan medya organlarının yanı sıra diğer basın organlarında da yer alan çok sayıda gerçeklik bulunduğunun altını çizdi.

Lavrov, idari kurumlar, kamu ve özel mülkleri, ordu güçleri ve asayiş güçlerine yönelik saldırılara işaret ederek silahlı grupların Kızıl Haç Örgütünün farklı belde ve köylerde mahsur kalan sivillerin çıkarılmasını engellediğini bildirdi.

Silahlı grupların silahları dışarıdan gayri meşru yollarla temin ettiğini dile getiren Lavrov, bu uygulamaların uluslararası kanunlara aykırı olduğunu ve silahlı grupları silah bırakmamaya teşvik ettiğini kaydetti. Belgenin önemli bir bölümünün toplantıya katılanların krizin daha fazla militarize edilmesine karşı olduklarına gösterdiğine değinen Lavrov, ABD ve batı medyasının da ortaya koyduğu gibi silahlı gruplar silah desteği almayı sürdürürken hükümet güçlerine kentlerden çekilme çağrısı yapamayacaklarını vurguladı.

Lavrov, Suriye’ye teslim edilen hava savunma silahlarının muhalefete karşı kullanılamayacağını ve ülkeyi herhangi bir hava saldırısına karşı korumaya tahsis edildiğini belirterek Suriye krizinin medya boyutlarına dikkat çekti.

Suriye hava sahasını ihlal eden Türkiye uçağının düşürülmesi konusunda ise Rus Bakan, olayın dikkatle soruşturulması gerektiğini belirterek bu durumun tekrarlanmaması ve gerginliği arttıracak yeni bir olayın yaşanmaması için gerekli icraatların alınması zorunluluğuna vurgu yaptı.

TÜRKİYE: OLUMLU BİR GELİŞME

Annan’ın yeni planı hakkında konuşan Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, “Bu mutabakat önemli bir ilk adımdır. Önemli olan bundan sonra bu mutabakat çerçevesinde anlaşılan hususların alana nasıl yansıyacağı, alanda nasıl hayat bulacağı. Daha önce de birçok sözler, çerçeveler ortaya konuldu ama alana yansıtılmadığı zaman bunlar önemini kaybediyor. Türkiye olarak bunun alana yansıması bağlamında yakın takipçisi olacağız. Biz bugün uzun müzakereler sonucunda böyle bir metnin ortaya çıkmasını olumlu bir gelişme olarak, olumlu bir ilk adım olarak değerlendiriyoruz. Birçok müzakereler yapıldığı için herkesin zihnindeki tam persfektif yansıtılmamış olabilir ama metnin zaten kendisi bir değişim ve geçiş süreci perspektifini barındırıyor. Bundan sonra uygulamaya bakacağız” dedi.

ÇİN: KARAR DIŞARIDA ALINAMAZ

Çin Dışişleri Bakanı Yang Jiechi de, Cenevre toplantısında varılan anlaşmanın Suriye sorununa siyasi çözüm sürecini pekiştirme açısından büyük önem taşıdığını belirtti.

AFP’nin Çin Dışişleri Bakanının toplantının bitiminde düzenlediği basın toplantısına dayanarak aktardığı haberde, geçiş planının Suriyelilerin yönetimi ve Suriye’de etkili tüm tarafların onayıyla olması gerektiğini duyurdu. Jiechi, dış şahısların Suriye halkıyla ilgili kararlar alamayacaklarına vurgu yaparak ülkesinin Suriye’deki geçiş süreciyle ilgili geniş hatlar ve ilkeler üzerinde anlaşmaya varılmasını memnuniyetle karşıladığının altını çizdi. Çinli Bakan, taraflar tarafsız, derin ve sabırlı istişarelere bağlı kaldığı sürece anlaşma sağlanabileceğini kaydetti. (DIŞ HABERLER)


ANNAN’IN YENİ PLANINDA NE VAR?

- Ulusal birlik hükümeti adı altında yeni bir oluşum oluşturulmalı. İktidar, muhalefet ve tüm siyasi oluşumlar burada temsil edilmeli. - Esad yönetimi ve muhalefet silahları bırakmalı. İnsani yardımın gönderilmesi ve gazetecilerin görev yapması bir an önce sağlanmalı. - Esad yönetimi uluslararası toplumun ve BM Güvenlik Konseyi’nin kararlarına uymalı. - Siyasi bir anlaşmaya varmanın Suriye halkına düştüğünü ifade eden Annan, geçiş hükümeti için zaman dilimi vermezken, bu oluşumun bir anca önce hayata geçmesi gerektiğini ve amacın, yeni anayasa ile çıkılacak yolda özgür seçimler olduğunu dile getirdi. - Annan, yeni oluşumda Esad’ın yer alıp almayacağı sorusuna ise, iktidar partisinin de bu oluşumda temsil edileceğini söylemekle yetindi.

www.evrensel.net