Tüzel: 'Hayır' sayfası henüz kapanmadı

Tüzel: 'Hayır' sayfası henüz kapanmadı

Demokrasi İçin Birlik Meclisi Koordinasyon üyesi Abdullah Levent Tüzel, referanduma ilişkin yaptığı açıklamada mücadele edeceklerini vurguladı.

Referandum sonrası ortaya çıkan "şaibeli" tartışmaları da, “Hayır” cephesindeki tepkiler ve itirazlar da devam ediyor. Referandum öncesi kurulan "Hayır Meclisleri"ndeaktif bir şekilde yer alan Demokrasi İçin Birlik (DİB) Meclisi Koordinasyon üyesi ve kurucularından Abdullah Levent Tüzel, bundan sonra da yaşanan referandum şaibesine karşı mücadele edeceklerini söyledi.

Başkanlık sisteminin getirilmesi karşısında “Biz de varız” dediklerini ve referandumda halkın görüşünün tecelli etmesi ile birlikte başkanlık sisteminin önlenmesi için aktif bir çalışma içinde olacaklarını açıkladıklarını söyleyen Tüzel, “Bu süreç içerisinde materyaller hazırladık ve bütün kentlerdeki Hayır Meclisleri şeklinde bir araya gelen kesimlerle temas içinde olduk. Zaman içerisinde bu eşitsiz, adil olmayan ve baskı koşulları ile OHAL altındaki referandum sürecinde ortaya çıkmış, hak ihlalleri bize yansıdıkça bunu verme çabası içerisinde olduk. Özellikle devlet ve ‘Evet’çi kanadın kamu kaynaklarını kullanması ve buradaki eşitsizlik ‘Evet’ ekranda; ama ‘Hayır’ sokakta diye yansıdı. Bu süre içerisinde ‘Evet’teki tek ses karşısındaki ‘Hayır’ın zenginliğini ve çok yönlülüğünü ifade ettik. Bütün bu çalışmalar sonuç itibarı ile bütün bir toplumda ‘Evet’ diyenler de dahil bu referandumun içimize sinmediği, bu sonuçların şaibeli olduğu ortaya çıktı” dedi.

‘GÖRÜLMEMİŞ BİR MÜDAHALE’

Yüksek Seçim Kurulu’nun kararını açıkladığını kaydeden Tüzel, “Nihai kararını açıklamış olsa da oradaki muhalif üyenin bir anayasa ihlali olduğu, başından beri bu koşulların eşit koşullarda gitmediği ve mühürsüz oyların geçerli sayılması ile Türkiye’de tarihte görülmedik ölçüde bir müdahale ile sonuçlara etki yaptığı yönünde yaygın bir kanaat var” diye konuştu.

'DEMOKRASİNİN YANINDA OLACAĞIZ'

Referandum sonrası neler yapacaklarını da anlatan Tüzel, bundan sonra yapılacak olanların önemli olduğunu söyledi. Bundan sonrası “Ne yapılacak? Nasıl bir yol izlenecek?” sorularının hemen hemen herkesin kafasında oluşan sorular olduğunu dile getiren Tüzel, “Belli ki iktidar, mevcut rejimi, kendi başkanlık rejimini dayatanlar bu sonucu resmiyete dönüştürüp, kendi yol haritalarına devam ettirecekler. AKP Genel Kurulu hazırlığı ve uyum yasalarını çıkarma, ana muhalefetin itirazlarını tanımamak ve sokaklarda halkın oyuna sahip çıkan ve itirazını devam ettiren demokratik eylemlerini görmezden gelen bir tutumu içinde olacakları görülüyor. Biz bugün yüzde 49 olarak görünen ve aslında ‘moral olarak kaybettik’ duygusu taşımayan bütün kesimlerin aslında, bu sürecin demokratik arayışlarının yanında olacağız” dedi.

‘GELECEĞİMİZE SAHİP ÇIKACAĞIZ'

Tüzel, “Bu sayfa kapanmış değil ve birlikte hareket etme noktasında sadece Demokrasi İçin Birlik olarak değil, dışımızda da oluşmuş bütün platformların ve yapıların değerlendirmesini paylaşmak ve burada bir ortaklaşma sağlamak için çalışacağız. Yani Türkiye’ye geleceğimize sahip çıkma konusunda çabalarımız ve çalışmalarımız devam edecek” diyerek, yapılacak olan itirazları da takip edeceklerini ve yaşanacak antidemokratik uygulamaların karşısında olacaklarını belirtti. Bu sürecin kendileri için önemli olduğunu vurgulayan Tüzel, “Türkiye’de halkın ‘nasıl yönetileceğiz’ tartışmasını geliştirmek önemli. Yani bir adım attılar, referandum ile bir sonuç elde edildi; ama başkanlık rejiminin inşası, tek adam, tek parti inşası sürecine elbette razı gelmeyeceğiz. Dolayısı ile bu süre içerisindeki hak ihlalleri meselesinde, savaş operasyonları konusunda ve kıdem tazminatından başlıca birçok alanda emekçi haklarına saldırılar konusunda mücadelemiz devam edecek” diye konuştu.

‘AİHM BAŞVURULARI ÖNEMLİ’

“Hayır” cephesindeki yurttaşların oyuna sahip çıkma noktasında AİHM’e başvurması da gerektiğini söyleyen Tüzel, “Oyuna sahip çıkan her yurttaş, anayasa yargısı kapalı olsa da Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne (AİHS) aykırılık nedeni ile yani seçme ve seçilme hakkına yapılmış bir müdahale ve anayasa dışı uygulama nedeni ile bireysel başvurularını yapabilir ve yapmalıdır. Türkiye’nin sahipsiz olmadığını ve geleceğimizi tek kişinin kararına, yönetimine ve uygulamasına terk edilmeyeceğinin her alanda sesinin yükselmesi gerekir. AİHM başvuruları bu anlamda önemli olacaktır” dedi. (DİHABER)

Son Düzenlenme Tarihi: 06 Mayıs 2017 16:02
www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.