‘Denizlerden aldığımız  güçle direniyoruz’

‘Denizlerden aldığımız güçle direniyoruz’

Bugün akşam Narlıdere Demokrasi Meydanı’nda Denizleri anmak için etkinlik hazırlayan Narlıdere gençliğini ziyaret ederek söyleşi gerçekleştirdik.

Erman UZUN
İzmir

“Hızlı adımlarla girdi avluya/ Gözleri sehpaya takıldı/ Gülümsedi, sigarasını bile içemeden” diye başlıyor Grup Özgürlük’ün Deniz’e ağıdı.

6 Mayıs 1972’de Ulucanlar cezaevinde ‘Tam Bağımsız Türkiye’ ideali ile çıktıkları yolda darağacına çıkarılarak idam edilen Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan’ın idam edilişlerinin 45. yılında, Narlıdere gençliği tarafından bir anma etkinliği yapılacak. 16 Nisan referandumunda yüzde 85’lik rekor ‘hayır’ oyu çıkan Narlıdere’de, farklı siyasi görüşlerden gençler bir araya gelerek Narlıdere Gençlik Dayanışma grubunu kurdu. Bugün akşam saat 20.00’de Narlıdere Demokrasi Meydanı’nda Denizleri anmak için etkinlik hazırlayan Narlıdere gençliğini çalışmaları sırasında ziyaret ederek söyleşi gerçekleştirdik.

‘İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ VE TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE İÇİN’

Denizlerin mücadelesini yaşatmanın bugün ne anlama geldiğini ve neler yaptıklarını sorduğumuz Ahmet Nuri Erturan, gençler olarak Denizlerin mücadelesini yaşatmak için her alanda çalışmalar yaptıklarını söylüyor. Erturan, “Denizlerin bize bıraktıkları izleri takip ediyoruz. Günümüz koşullarında eğitimin gericileştirilmesine, bilimden uzak dindar bir eğitim sistemine karşı mücadele ediyoruz. Tabii ki bununla sınırlı değil, üniversitelerde ÖGB ve polis baskılarına, en ufak bir reflekste okuldan atılma veya soruşturmalara maruz bırakılıyoruz. Yani ifade özgürlüğü için, tam bağımsız, demokratik ve laik bir Türkiye için mücadele ediyoruz” diye konuşuyor.

Azat Tür de gençlerin Denizlerin mücadelesini, gelecek talepleri için vermiş oldukları mücadeleyle yaşatmaya çalıştığını ifade ederek, “Savaşa ve baskı rejimine karşı vermiş olduğumuz mücadeleyle yaşatıyoruz. Bizler bu inancın, bu ideallerin arkasından yürüyoruz.” diyor. “Ülkemiz elbette Denizlerin mücadelesini sahiplenenlerle ve bu ülkeyi yaratan işçi ve emekçi halkın mücadelesiyle bağımsız bir ülke olacaktır.” diyen Tür, “Bu noktada ülkenin tüm gençlerine, Türk’ü ile Kürt’ü ile büyük görevler düşüyor. Bizler haklı ortak taleplerimiz için birlikte, dayanışarak mücadelemizi devam ettirmeliyiz” ifadelerini kullanıyor.

Ali Asker Ülker ise çalışmalarını şöyle anlatıyor: Bu akşam Narlıdere Demokrasi Meydanı’nda Denizleri anma etkinliği yapacağız. 1 Mayıs’ın hemen ardından Narlıdere’de mücadeleyi bir yerinden yakalamış arkadaşlarla Denizleri anmak istedik. Denizleri ve mücadelemizi anlatan şiirlerden oluşan bir dinleti ve Grup Sol Yanım ile birlikte bir konser planladık. Güzel bir etkinlik bizleri ve tüm Narlıdere halkını bekliyor” şeklinde konuştu. 

6 Mayıs’ın kendisi için ne anlama geldiğini sorduğumuz Ergin Tuncel de ’68 kuşağının kendisine devrimci mücadeleyi hatırlattığını söylüyor. Tuncel, “Türkiye’nin tam bağımsızlığını isteyen, bunun için elinden gelen her şeyi yapan, bu yolda hayatlarını ortaya koyan gençleri hatırlatıyor” ifadelerini kullanıyor. Tuncel, 6 Mayıs’ı Mustafa Kemal’in emperyalizme karşı başlatılan mücadelenin devamı olarak gördüğünü de belirtiyor.  6 Mayıs’ın, Denizlerin asılmaması için Kızıldere’de yaşamını yitiren Mahirleri ve yoldaşlığı da hatırlattığını söyleyen Tuncel, “Bunlar bize güç veriyor. Biz gençler bu güçle şu anki iktidara direniyoruz, boyun eğmiyoruz. Her zaman 6 Mayıs’ı hatırlayacağız ve Denizlerin dalgasıyla mücadelemizi sonsuza dek sürdüreceğiz” şeklinde konuştu.

Mahir Uğur Akbaş’a, ne zaman ve nasıl politikaya ilgi duymaya başladığını soruyoruz. Akbaş, Gezi direnişi döneminde kendisini politikanın içerisinde bulduğunu anlatıyor ve ekliyor: “Gezi süreci muhalif kesimin sadece bir ağaç için ayaklandığı olay olarak tarihe kazınmıştır. Fakat durum bu değildi. Halkın yıllardan beri süregelen adaletsizliğe karşı isyanıydı. Beni de politikanın içerisinde tutan Gezi’nin getirdiği bu umuttur” 

www.evrensel.net