Zindanlar boşalsın, gazetecilere özgürlük

Zindanlar boşalsın, gazetecilere özgürlük

Tutuklu gazeteciler için haziran ayı boyunca yürütülen “tanıklık günleri” bugün sona erdi. Yarın “zindanlar boşalsın gazetecilere özgürlük” sloganıyla yürüyüş yapacak olan gazeteciler meslektaşlarının serbest bırakılmasını basın ve ifade özgürlüğü üzerindeki engellerin

Ruken Tuncel / Abdurrahman Döner

ÖZGÜR BAĞIMSIZ BASIN İSTİYORUZ

Açılış konuşmasını yapan Türkiye Gazeteciler Cemiyeti(TGC) önceki  Başkanı ve Milliyet Gazetesi yazarı Nail Güreli, gazetecilikten 6 kişinin tutuklu olduğu yalanına 18 gündür sürdürülen tanıklıklarla cevap verildiğini söyledi. “gazetecilikten tutuklu değil diyorlar ama ‘sözde’ suçların hemen hepsi gazetecilik çalışmalarıyla ilgili” diyen Güreli “Bu nasıl bir çelişkidir. Faşizan bir çelişkidir bu. Yargının bu çelişkiyi ortadan kaldırıp gerçeği kabul etmesini, gazetecilerin gazeteciliklerini kabul etmesini bekliyoruz” dedi. Halk için adalet talep ettiklerini ifade eden Güreli “Sizler halk için gazetecilik yapıyorsunuz. Bu nedenle hep birlikte, halkı koruyan hukuk istiyoruz. Halktan yana yasalar istiyoruz. Halkın bilgi edinme hakkının gereklerini hakkıyla yerine getirecek özgür bağımsız basın istiyoruz” diye konuştu.

Medya – siyaset- ticaret üçgeninde tüm basının teslim alındığına vurgu yapan Güreli konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bu yüzden işlerinden olan, programları kaldırılarak sesleri kısılan gazetecilerin sayısı artıyor. Bu uygulamaya yeni bir dönem daha eklendi: zorunlu tatil. Bütün bunlar gösteriyor ki, iktidar sahipleri basında muhalif sese tahammül edemiyor.”  

Gazetecilerin birlikte mücadelesi ile çok şeyin elde edileceğine dikkat çeken Güreli, gazetemiz muhabiri Metin Göktepe’nin polis tarafından katledilmesinin ardından verilen dayanışmayı buna örnek verdi.

ÖLÜMÜ GÖSTERİP SITMAYA RAZI OLMAMIZI BEKLEMEYİN

Güreli’nin ardından konuşan ÖDP Genel Başkanı Alper Taş da, tanıklık günlerinin AKP’nin ayıbı olduğunu belirterek şunları söyledi: “21. yüzyılda gazetecilerin tutuklu olması AKP rejiminin faşist uygulamalarının bir ürünüdür. AKP rejiminin artık bir ordusu, yeni bir polisi ve yeni bir medyası var. Ve kendi yarattığı bu zulüm makinelerini kendisine muhalif olan herkese karşı kullanıyor.”

Terörle Mücadele Yasası (TMY) ve Özel Yetkili Mahkemelere (ÖYM) de değinen Taş “Bize ölümü gösterip sıtmaya razı olmamıza beklemesinler. ÖYM’leri kaldırıp TMY’yi yürürlükte bırakarak daha beterlerini karşımıza çıkarmasınlar. TMY tamamen kaldırılsın” dedi.

Gazeteci Mehmet Emin Yıldırım’a tanıklık eden çalışma arkadaşı Çetin Altun Kürtçe yaptığı konuşmasında şunları dedi: “Dünya alem herkes biliyor ki arkadaşlarımız gazetecilik yaptığı için tutuklandı. Arkadaşlarımızın Kürtçe yayın yapan bir gazetede çalışmaları ve Kürt olmaları da baskıları daha da arttırıyor. Mehmet Emin’in hala cezaevinden gönderdiği Kürtçe haberler sansüre uğruyor. Haklarında hazırlanan iddianamede sahtedir, bununla ilgili belgeler de elimizde mevcuttur.”

Ömer Çiftçi’ye tanıklık eden çalışma arkadaşı Engin Erden, Çiftçi ve diğer gazetecilerin sadece muhalif olmalarından dolayı tutuklandığını söyledi. Erden, “90’larda 74 yaşındaki Musa Anter’i kalemi gerçekleri yazdıkları için katlettiler. Şimdi de Musa kaleminden devam eden gazetecileri tutukluyorlar” dedi.

43 GAZETECİ DAHA TUTUKLANABİLİR

Ziya Çiçekçi’ye tanıklık eden Özgür Gündem Gazetesi editörü Bayram Balcı, 90’larda namlunun soğukluğunu enselerinde hissederek gazetecilik yaptıklarını söyleyerek “Şimdi de bileklerimizde kelepçeyle gerçekler karanlıkta kalmayacak diyoruz ve yazmaya devam ediyoruz” dedi. Önümüzdeki günlerde yeni gazetecilerin tutuklanabileceğini söyleyen Balcı şöyle devam etti: “Başbakanlığın karanlık odalarında 43 arkadaşımız için dosya hazırlandı. Önümüzdeki günlerde tekrar tutuklamalar olacaktır. Ama bizi susturamayacaklar” diye konuştu.

Çiçekçi’nin dayısı Engin Yardımcı, özgür basını hiçbir baskının susturamayacağını belirterek “18’inde ellerinde kamera olan gençlerimiz olduğu sürece, gencecik kadınlarımız haber peşinde koştuğu sürece bu gelenek hep var olacak hep yazmaya devam edecek” şeklinde konuştu.

Zuhal Tekiner’e için konuşan babası Mehmetşah Tekiner, iddianamenin elle tutulur hiçbir yanının olmadığını söyledi. Baba Tekiner, “kızımın ve diğer gazetecilerin tutuklanmasının tek nedeni Kürt olmaları” dedi.

Haberal’a tanıklık eden Kanal B çalışanı Sezin San da, bir bilim insanının, bir milletvekilinin 1171 gündür tutuklu olmasının bu ülkenin ayıbı olduğunu belirtti.

Eylemde yarın 19.00’da Taksim Tünel’den başlayacak yürüyüşe de çağrı yapıldı. (İstanbul/EVRENSEL)

www.evrensel.net