13 Nisan 2017 12:48

Karaman: 'Hayır' denirse adım adım eskiye dönülecek

'Erdoğan'ın fetvacısı' olarak tanınan Hayrettin Karaman, referandumda neden 'Evet' denilmesi gerektiğini yazdı.

Paylaş

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'a yakınlığıyla bilinen İlahiyat Profesörü ve Yeni Şafak Yazarı Hayrettin Karaman, bugünkü 'Neyi oyluyoruz' başlıklı yazısında  "Bizi hedefe yaklaştıracak olan bir adımı daha 'Evet' diyerek atmak, 'farz olanı tamamlayan ve ona yaklaştıran her fiil farzdır' kuralının çerçevesine dahildir" ifadelerini kullandı.

'Erdoğan'ın fetvacısı' olarak tanınan Karaman, daha önce de İslam'ın 'Başkan'a itaat' istediğini vurgulayan bir köşe yazısı kaleme almıştı. Karaman, 'Hayır' oyu kullanacaklar için de "yabancılaşmış" ifadesini kullanarak "Biz bu parça ile fikirde ve fiilde derin ayrılıklarımıza rağmen müştereğimizin azamisini temel kılarak birlikte, barış içinde yaşamak durumundayız" demişti.

Karaman'ın bugünkü yazısından ilgili bölüm şöyle: "Bu teşebbüsün “Evet” ile sonuçlanması durumunda eski halden bazı beklentileri olan ve hedef haline getirdikleri Recep Tayyip Erdoğan'ın daha güçlü ve etkili hale gelebileceğinden endişeye kapılan kesim içeride ve dışarıda bütün imkanlarını kullanarak değişikliği engellemek üzere hareket ediyorlar.
Bu kesimin içinde daha çok kimler var?
Recep Tayyip Erdoğan düşmanları var.
Ona niçin düşman oldular?
Çünkü o, adam saymadıkları halk ile el ve gönül birliği yaptı.
Merkeze yürümeleri engellenen halkın önünü açtı.
Ekonomi, eğitim, sağlık ve imar konularında rüyaları gerçek kıldı.
Dinli dinsiz, dindar gevşek dinli bütün vatandaşların inançlarına uygun yaşamalarını ve insan hak ve özgürlüklerinden eşit olarak yararlanmalarını sağladı.
Medeniyetimizin okulları olmaya namzet İmam Hatip okullarını, mahrum kılınan haklarına kavuşturdu, yeniden itibar ve ilgi odağı olmalarına imkan verdi.
Bütün mefahirini aziz dinine borçlu olan bu milletin hayatından dini eksiltmek için alınmış zalimce tedbirleri yıkıp geçti, hem dindar hem de her meşru alanda etkili olmayı mümkün hale getirdi.
Dünyayı zulüm ve sömürüyü mubah sayarak yöneten devlet ve şirketlere karşı bağımsızlığımızı ilan etti.
Mazlum ve mağdur İslam dünyasına ümit ve cesaret aşıladı.
Bütün bu olup bitenlerin önünde, Allah'ın izni ve asil halkın desteği ile Recep Tayyip Erdoğan var. Onu maddi veya manevi olarak etkisiz hale getirirlerse eski zulüm ve sömürü düzenine yeniden kavuşma ümidi taşıyorlar.
İşte bu iki zıt hedef oylanıyor.
Evet dersek Erdoğan'ın öncülüğünde 2002'den sonraki süreç devam edecek, Hayır denirse adım adım kötü olan eskiye dönülecek.
Birkaç cümle de işin din ve ideoloji boyutu için yazayım:
Nasıl bir ülke, nasıl bir düzen istiyorsunuz?
Bunu kendinize sorun.
İkinci sorunuz şu olsun:
Bu hedefe bir adımda, bir sıçrayışta ulaşmak mümkün müdür?
Mümkün değilse zamansız ve usulsüz sıçrayışlarla durmadan sakatlanmak mı istersiniz, yoksa hedefe götüren adımları, usulüne ve gereğine uygun olarak sırayla atarak her adımda sağlıklı mesafeler kat' etmek mi istersiniz?
İşte bir de bunu oyluyoruz!
Bizi hedefe yaklaştıracak olan bir adımı daha “Evet” diyerek atmak, “farz olanı tamamlayan ve ona yaklaştıran her fiil farzdır” kuralının çerçevesine dahildir." (MEDYA SERVİSİ)

ÖNCEKİ HABER

Orhan Veli 103 yaşında 

SONRAKİ HABER

YTÜ öğrencileri: Okulumuzdaki millet bahçesi projesi iptal edilsin

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa