25 Haziran 2012 14:05

Kimse zulmederek saltanatını sürdüremez

Tutuklu gazeteciler için meslektaşları 14 gündür adalet nöbetinde. Gazetecilere Özgürlük Platformu (GÖP) tarafından Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı önünde Haziran ayının başında başlatılan “Tanıklık Günleri” devam ediyor. 14. tanıklık gününde Özgür Gündem Gazetesi Yaza

Kimse zulmederek saltanatını sürdüremez
Paylaş
Ruken Tuncel / Abdurrahman Döner

BASKILARA KARŞI ORTAK MÜCADELEYE

Açılış konuşmasını yapan Türk İş İstanbul Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Hasan Gülüm, AKP hükümetinin muhalif kesime yönelik baskıları giderek şiddetlendirdiğine dikkat çekerek şunları söyledi: “ Bu ülkede gazeteciler, yazarlar, aydınlar, sınıftan yana tavır takınan tüm muhalifler gözaltına alınıyor, tutuklanıyor. Bu baskılara karşılık ortak birleşik mücadele edilmesi gerekiyor”

BU BASKI 20 YILDIR SÜRÜYOR

Gülüm’ün ardından Gazeteciler Nurettin Fırat ve Ramazan Pekgöz’e tanıklık eden Oğuz Ender Birinci, Kürt basınının üzerinde 20 yıllık bir baskının olduğunu dile getirdi.

“Arkadaşlarımızın içerde olmasının tek nedeni AKP hükümetinin Kürt sorunundaki çözümsüzlük politikasıdır” diyen Birinci şunları dedi: “Arkadaşlarımız bu çözümsüzlük politikalarından sebep rehinedir. ‘80’lerin başından beri Türkiye’de bir Arap baharı yaşanıyor. Bir halk taleplerini dile getiriyor. Bunun karşılığında da baskı, zulüm görüyor, yok sayılıyor. Arkadaşlarımızın tek suçu, ki bu suçsa Kürt halkının haklı taleplerini basın yoluyla ifade etmektir.”  

KÜRT HALKININ SESİ OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ

Savcılık sorgusuna ve iddianamedeki suçlamalara da değinen Birinci, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Diyorlar ki, siz Sayın Öcalan ve Murat Karayılan’ın söylemlerine benzer söylemler de bulunuyorsunuz. Neymiş bu söylemler, Demokratik Özerklik, ana dilde eğitim. Arkadaşlarımıza neden AKP’nin açılım politikasını benimsemedikleri ve ana dilde eğitimi savundukları soruluyor. Bu talepleri sadece Sayın Öcalan değil, Kürt halkı da söylüyor. Bunlar neden suç olsun ki. Bu talepler bir halkın haklı meşru talepleridir. Bizler bu talepleri gazetede dile getirmeye Kürt halkının sesi olmaya devam edeceğiz. Kimse zulmederek saltanatını sürdüremez.”

ONLAR GERÇEKLERİ YAZDILAR

BDP Basın ve Yayın Sorumlusu aynı zamanda Özgür Gündem Yazarı Filiz Koçali de Genç, Güler, Pekgöz ve Fırat’a yaptığı tanıklıkta şunları dile getirdi: “Sibel Güler, çok genç bir yayın yönetmeniydi. Genç yaşına rağmen mesleğini çok başarıyla yürütmüştür. Yüksel, Türkiye’ye 1. barış grubuyla elinde silahıyla geldi. Beş yıl içerde yattı ve çıktıktan sonra gazeteciliğe başladı. Silahını bırakan bir insanı tekrar terör suçlusu ilan ederseniz bu kan nasıl susacak. Yüksel bilgisiyle, birikimiyle çok iyi analiz yapan, öngören kadın bir gazeteciydi.”

Koçali, Ramazan Pekgöz ve Nurettin  Fırat için de “İkisinin de ana dilinin Kürtçe olmasına rağmen, mesleklerini çok başarılı yapıyorlardı. Eğer onlar donanımları ve zekalarıyla başka yerde çalışıyor olsalardı dolarlarla oynarlardı. Ama onlar bir halkın sesi olmayı tercih ettiler. Onlar gerçekleri yazdılar.”dedi. (İstanbul/EVRENSEL)


TANIKKEN SANIK OLDULAR!

Eşi ve mücadele arkadaşı Füsun Erdoğan’a 10 gün önce tanıklık eden Atılım Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni İbrahim Çiçek'in önceki gün  gözaltına alınmasına   dair açıklama da bulunan Atılım Gazetesi editörü Sıtkı Güngör, “ İbrahim Çiçek 30 yıllık mücadele yaşamında ve gazetecilik yaşamında çok fazla gözaltı tutuklama yaşadı. En son 5 buçuk yıl cezaevinde yatıp çıktıktan sonra gazeteciliğe ve mücadeleye devam etmiştir.”   dedi. Güngör, Çiçek'in gazetecilere tanıklık yaparken şimdi kendisinin sanık durumuna düşürüldüğünü ifade etti.

Reklam
Reklamsız Evrensel için abone ol
ÖNCEKİ HABER

LGBT Onur Haftası başladı

SONRAKİ HABER

Abdal Grubu Hayat TV için sahnedeydi

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa
Evrensel Ege Sayfaları
EVRENSEL EGE

Ege'den daha fazla haber, röportaj, mektup, analiz ve köşe yazısı...